| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
18 "lida ile zayıfla" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"lida ile zayıfla" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Sep
03
    
astrolojix.net | 03 Eylül 2008 11:24 | 0 fav | etiket: , , , , ,  
Pek çok kişi Ramazan'da şişmanladığından yakınıyor. Bilinçsizce yapılan beslenme hataları, gün boyu bir şey yenmemesine rağmen kilo aldırıyor. İftar ve sahur mönülerinde uzmanların önerilerine kulak verirseniz, Ramazan'dan zayıflamış olarak çıkabilirsiniz

Ramazan'da oruç tutarken forma girmek de mümkün. İftarın ardından şişmanlamak istemiyorsanız, Taylan Kümeli'nin hastaları için hazırladığı özel Ramazan diyeti önerilerine kulak verin...

Oruç da bir diyet midir?
Diyeti aç kalmak olarak düşünürseniz, aslında orucun ta kendisidir. Ama ne oruç ne de diyet, aç kalmak değildir. Bir tanesi bedenin terbiyesi ve doğru beslenme alışkanlığını edinmek, diğeri ise ruhun terbiyesi ve bununla açların halinden anlamak. Eğer bu perspektiften bakarsak, sonuçta Ramazan bittiğinde hem doğru beslenmemizden ödün vermemiş oluyoruz hem de dini görevimizi yerine getirmiş oluyoruz.

Oruç tutarken kilo verilebilir mi?
Tabii ki oruç tutarken kilo vermek mümkün. Ama şu çok önemli, hiçbir şekilde orucu kilo vermek amacıyla tutmamak gerekli. Eğer bir diyet programı uyguluyorsanız ve bu diyet programına devam ediyorsanız, Ramazan bunu sekteye uğratıcı bir dönem değildir. Ama oruç tutmak sadece kilo vermek amacı taşırsa, başarılı olunmayabilir. Çünkü bu düşünce beraberinde bir dizi beslenme hatasını da getirebilir.

Neden oruç tutanlar kilo almaya meyilli olurlar?
İftarda çok yiyip yine aynı rutini sahura kadar sürdürenler, Ramazan'dan fazla kilo ile çıkarlar. Hiç yemediği yiyecekleri Ramazan'da yiyenler, şekere düşkün olmadığı halde dönemsel olarak şeker tüketimini artıranlar, yine bir ay sonunda ek kilo elde ederler. Bunların hepsi de direkt olarak Ramazan'da kilo almaya neden oluyor.

Ramazan'da nasıl sağlıklı beslenilir?
Mutlaka sahura kalkılması gerekiyor. Sahur bir kahvaltı öğünü gibi düşünülmeli. Bu öğünde, kahvaltıda yer alan hafif ve gün içinde enerji veren yiyecekler tüketilmeli. Tok tutsun diye, kesinlikle; kızartma, ağır hamur işleri, yüksek kalorili yiyecekler ve yağlı etler tüketilmemeli. İftar ise öğlen yemeği gibi olmalı. Tek bir öğünde bütün gün yenmesi gerekenleri tüketmek yerine, iftar mönüsü ikiye bölünmeli. Mutlaka su ile oruç açılmalı. Ardından, başlangıç için pidenin sekizde biri, yani bir dilim ekmeğe eşdeğer kısmı ile iftariyeliklerden azar azar yenmeli. Devamında, hafif bir çorba ve minik bir salata porsiyonu ile öğün tamamlanmalı. Kişi, bir davetteyse tüm yiyeceklerden çok az miktarda ve bol bol çiğneyerek yemeli. Ardından, üç hatta üç buçuk saat sonrası sebze yemeği ve yoğurt yenmeli.

Tokluk hissini artıracak gıdalar hangileri?
Yüksek posalı, kepekli gıdalar çok daha fazla tok tutar. Bu nedenle, iftarda ve sahurda kepekli yiyeceklere ağırlık verilebilir. Sıvı oranı yüksek gıdalar da önemlidir. Çorba, sebze ve yoğurt gibi besinler, sağlıklı sandöviçler, Ramazan boyunca tüketilebilir.

Oruç tutarken yapılan beslenme hataları neler?
Gün boyu hiçbir şey yemeden, tek bir öğün yemek en büyük hatalardan biri. Gazlı içeceklerle orucu açmak, kızartma ve tatlılara ağırlık vermek, uzun saatler aç kalmanın sanki çok fazla yemek yeme hakkını doğurduğunu düşünmek, bütün gün ne yemeliyim diye plan yapmak ise diğer yanlışlar.

Ramazan'da sizce yasaklı gıdalar var mı?
Kişiyi çok susatacak salamura gıdalar, hamur tatlıları, şarküteri, yağlı etler, çok fazla miktarda kuru yemiş ve ağır meyve şerbetleri önermiyorum. Bazı insanlar iftardan sonra ya da sahurda hiçbir şey içmeyip, şerbet ya da komposto içiyorlar. Bunu asla önermiyorum. Aynı şekilde, Ramazan boyunca gazlı içeceklerden kaçınmak gerekli.

Neden Ramazan'da daha fazla tatlı yemek isteriz?
Eğer yeme sistemini tek bir öğüne düşürürsek, 18.30'a kadar bütün gün aç kalındığında insülin çok fazla salgılanıyor. İnsülinin fazla salınımı şekerin düşmesine neden oluyor. Şeker düşüklüğü ise ister istemez şeker yemeye itiyor. Bu nedenle aç kalınan süreyi en aza indirmek; sahura kalkıp, sahurla iftar arasındaki süreyi azaltmak gerekli.

İftar sonrası yeme krizine karşı ne yapılabilir?
Kişi yeme krizine girerse, hemen bir bardak su içmeli. Hızlı yenen yemek var olan mide hastalığının artmasına, yoksa da başlamasına yol açar. İftar yemeğini yavaş yemek de doymayı sağlar.


 
Sep
03
    
Beslenme tipi ile saatlerinin değişmesi ve hareketin azalması nedeniyle Ramazan ayında kilo almak kaçınılmaz hale geliyor. Ancak uzmanların önerdiği dengeli beslenme yöntemiyle şişmanlamak bir yana, kilo bile verilebiliyor.
 
 
Ramazan ayının gelişiyle birlikte oruç tutanların günlük beslenme şekli birdenbire değişiverir. Genelde 3 öğünden ibaret olan günlük beslenme 2 öğüne düşerken özellikle kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işleri, tatlı ve börek tüketimi artar. Buna karşılık meyve, sebze ve beyaz et tüketimi azalır. Oysa ki ister 3 öğün, isterseniz 2 öğün yiyin; günlük almanız gereken karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral oranları hep aynı olmalıdır.
Dengeli beslenerek 'Ramazan ayında hiç diyet olur mu?' diyenlere yanıtımız: Evet. Bir günde almanız gereken besin değerlerini iftar ve sahura akıllı bir şekilde bölüştürerek sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bunun için Ramazan'da sıkça yapılan beslenme hatalarından kaçınmalısınız. Bahar Tıp Merkezi Uzman Doktoru M. Ali Çelebi, beslenme hatalarını şöyle sıralıyor: 'İftarda boş mideye birden yüklenip hızlı ve çok yemek midede ağırlık, yanma, bulantı, gaz ve kabızlık gibi sorunlara yol açıyor; yemek esnasında su içmek sindirimi güçleştiriyor. İftarda ağır yemekler yiyip sahura kalmamak mideyi zorluyor.'
Az ama sık yemeği ve iftar ile sahur öğünlerini 3-4 öğüne paylaştırmayı öneren John F. Kennedy Hastanesi Diyetisyeni Selçuk Yurttaş ise oruç tutarken kilo almamak için öncelikle dengeli beslenmenin ve besin değeri yüksek olan kaliteli besinlerin önemine değiniyor. Yurttaş'a göre oruca 1 bardak su ve iftariyeliklerle başladıktan sonra bir kâse çorba içip ara verilmeli; daha sonra hafif bir sebze yemeği, ızgara et, yoğurt ve salata ile devam edilip sahura kadar bol su içilmeli ve meyve yenmeli. Diyetisyen Banu Kazanç ise sahur öğününde reçel, bal, domates, peynir ve 2-3 dilim ekmek yemeyi öneriyor. Veya az yağlı börek, pilav ya da makarna ile hoşaf veya taze meyve suyunun ideal bir sahur yemeği olduğunu belirtiyor. Susuzluğu giderici özelliğinden dolayı sahuru çayla tamamlamak gerektiğinin altını çiziyor.


Ramazan'da nelere dikkat etmelisiniz?

Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.

* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.

* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.

* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.

* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.

* Ramazan'da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.

* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.

* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.

* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.

* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.

* Ramazan'da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.

Oruç ne zaman sakıncalı?

Uzun bir açlıktan sonra ağır yemek, kalbin yükünü artırabilir. Dolayısıyla kalp krizi, yüksek tansiyon, beyin kanaması ve felç gibi hastalıklar artabilir. Mide ülseri vakalarında ülseri azdırabilir. İnsülin iğnesi kullanan, hamile olan, kan şekeri normalin altına düşen ve 65 yaş üzerinde olan, düzenli ilaç kullanmayıp diyetini uygulamayan şeker hastaları oruç tutamaz. Kan şekeri 140'ın altında olan ve insülin iğnesi kullanmayan ikinci tip şeker hastaları oruç tutabilirler. Oruç tutmak kişiyi manevi açıdan rahatlattığı için stresten uzak tutuyor. Bu durumdan en çok asabi şekeri ve tansiyonu olanlar yararlanırlar. Oruç tutan şeker hastası sahura mutlaka kalkmalı. Ramazan'da kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşer, ancak ikinci haftadan sonra kan şekeri 40 ile 80 puan arasında yükselir. İftarda tıka basa yemek yemek, pankreasın yorulmasına ve kan şekerinin artmasına neden olur. Diyabet ve tansiyon hastaları, ateşli hastalıkları olanlar, sık ilaç alımının gerektiği durumlarda, akıl hastaları, verem ve kanser hastaları oruç tutmamalıdırlar.

Ramazan için diyet önerileri
Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay'ın Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri

* 3 kibrit kutusu kadar peynir, 5-6 zeytin, bol salata, 4 dilim ekmek, bol salata. Veya:
* 1 kibrit kutusu kadar peynir, 1 yumurta, 5-6 zeytin, söğüş salata, 4 dilim ekmek.
Veya:
* 7-8 çorba kaşığı makarna, 1 porsiyon beyaz veya kırmızı et, komposto. Veya:
* 3 yumurtalı menemen, 4 dilim ekmek, çay ya da kahve.

İftar önerileri

* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et (tavuk ya da balık), 1 porsiyon sebze yemeği, yarım su bardağı yoğurt, salata, 2-3 dilim ekmek.
Veya:
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et, 1 porsiyon sebze yemeği, salata, yarım su bardağı yoğurt, 5-6 çorba kaşığı pilav veya makarna, 1 kâse komposto.

Diyetisyen Aşkın Yüksel'in Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri

* 2 yumurtalı menemen, çay, 2 dilim kepek ekmeği, 1 meyve.
* 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir, 5-6 zeytin, 2 dilim kepek ekmeği, 1-2 mevsim meyvesi.
Veya:
* 1 kâse yoğurt, 2 dilim tepsi böreği (4-5 kibrit kutusu kadar), 1-2 mevsim meyvesi. Tatlandırıcı ile hazırlanmış kuru kayısı veya erik kompostosu.

Sahur önerileri

Çalışanlar için:
* Hurma, zeytin veya su ile orucu açın. 1 kâse sebze veya mercimek çorbası, 1-2 dilim kepek ekmeği, 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir.
* Yağsız peynirli tost, söğüş salata, 1 elma veya mandalina.
Evde oruç açanlar için:
* 1 porsiyon ızgara balık, 4-5 çorba kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği , 2 dilim kepek ekmeği
Saat 21:00'de: 2-3 meyve, Komposto, Hafif sütlü bir tatlı

 



 
Aug
31
    
astrolojix.net | 31 Ağustos 2008 13:23 | 0 fav | etiket: , ,  
Dünyada uygulanmaya başladığı anda bölgesel incelme sağlamasıyla ünlenen Lipodissolution tedavisi her türlü kilo verme ve bölgesel incelme çabalarına rağmen bölgesel yağlarında azalma olmayanlara çözüm sunuyor. Yöntem diyete de gerek bırakmıyor.Hemen her kadının başlıca iki sorunu olan selülit ve bölgesel fazlalıkların çaresi 'Lipodissolution'la bulundu. Lipodissolution tedavisini Türkiye'de uygulayan Kardiyovasküler Anestezi Reanimasyon ve Beslenme Uzmanı Dr. İsmail Ağar tedavinin özellikle karın yan bölgeleri, göbek, diz içleri basen yanları ve gıdı bölgelerindeki yağların parçalanmasında etkili olduğunu belirtiyor.

Yağ hücrelerinin iç ve dış ortamı arasında konsantrasyon farkı oluşturarak yağ hücrelerinin parçalanmasını sağlayan Lipodissolution tedavisi kilo vermesine rağmen hala istediği bölgelerde incelme sağlayamayanlar için yeni ve oldukça etkili bir tedavi. C vitamini ve benzeri ilaçların sınırlı ve küçük enjeksiyonlarla sorunlu bölgelere uygulanmasına dayanan işlem sonunda parçalanan yağ hücreleri suya dönüşerek idrar ve ter gibi yollarla vücuttan atılıyor.

Fransa'da 133 kadında denendi

Tedavi ile ilgili olarak Fransa'da yapılan klinik çalışmada; yaşları 18 ile 45 yaş arasında değişen 133 kadın seçildi ve 6 hafta boyunca haftada 1 defa lipodissolution tedavisi uygulandı. Hanımlara herhangi bir diyet uygulanmadan yapılan tedavi sonucunda karın ve basen çevrelerinde ciddi ölçüde incelme saptanırken yapılan ekografik tetkiklerinde bölgesel yağlarında %30 oranında azalma tespit edildi.

Ozon ve Lipodissolution ikilisi müthiş kilo verdiriyor

Kilo probleminde LDS tedavisinin ozon sauna ile kombinasyonu çok etkili sonuç veriyor. Hücrelerin daha iyi oksijenlenmesini sağlayan, her seansta 400 kalori yaktıran ozon sauna uygulamasının bölgesel yağ parçalayıcı Lipodissolution ile kombinasyonu metabolizmayı hızlandırma ve düzenleme etkisine sahip. Dr.İsmail Ağar; bu tedaviyle 40 kiloya kadar veren hastalar olduğunun da altını çiziyor.



 
Aug
31
    
astrolojix.net | 31 Ağustos 2008 13:22 | 0 fav | etiket: , ,  

Olgunluk çağına gelen kadın kilo almaya başlamışsa, bunun sağlık açısından tehlike oluşturacağını düşünmek yanlıştır. Ama önlem almamakta bir o kadar yanlıştır. Şişmanlık tehlikeli boyutlara ulaşmadan önlenebilir. Ancak bu konuda aceleci olunmamalı.Menopoz öncesinde başlayan şişmanlama, hormon dengesinin yeniden kurulmasıyla sona erebilir. Şişmanlık tehlikeli boyutlara ulaşmadan önlenebilir. İşte ipin ucu kaçmadan uygulamanız tavsiye edilen 5 öneri.

Menopozda özellikle bel bölgesindeki kalınlaşma tehlike işaretidir. Karındaki yağ hücreleri metabolik bakımdan daha faaldirler ve kalçalardaki yağ hücrelerinden daha tehlikelidirler. Bu bölgelerdeki yağ hücreleri, ensüline karşı direnç oluştururlar. Bu da kandaki şekerin temizlenmesi için çok daha fazla ensülin üretimini zorunlu hale getirir.

Stresin metabolizma üzerindeki etkisi asla hafife alınmamalı. Özellikle menopoz döneminde kadının strese girmesi, kilo almasını hızlandırıyor. Menopoz döneminde kadının hayatında yeni stres kaynaklarının ortaya çıkması kilolarının da artmasında etkin bir rol oynuyor. Sakın stresin sizi zayıflatacağını düşünmeyin. Menopozda stres kilo aldırır.

Eğer olgunluk çağına gelinceye kadar vücut egzersizi yapmadıysanız, artık geç kaldığınıza kendinizi inandırmayın. Tam aksine, bugünden tezi yok, egzersizlere başlamalısınız. Kaslarınız ensülin alıcılarıyla yüklüdür. Ne kadar çok kas kütleniz olursa, egzersizler sayesinde düzenli bir şekilde ısı açığa çıkarırsınız ve karbonhidratlarla yağları yakmanız kolaylaşır. Kalbinizi ve kemiklerinizi de korursunuz. Menopoz döneminde düzenli vücut egzersizi yapmak çok önemlidir.

Kadınların yüzde yirmi beşi, menopoz dönemine yaklaşırken tiroit bezleriyle sorun yaşarlar. Tiroit bezlerinin az çalışması, metabolizma hızını azaltır. Yorgunluk, kilo almak, el ve ayakların soğuk olması, saçların seyrelmesi ve kabız gibi belirtiler tiroit problemlerinin habercisidir. Tiroit ölçümü yaptırıp tiroit hormonlarınızın ne durumda olduğunu öğrenmenizde büyük yarar var.

Menopoz dönemi başlayan kadınların hepsi vücutlarındaki östrojen fazlasını yok edebilmek uğruna bir beslenme programı, vitamin ve mineral takviyesi ve egzersiz programı uygulamalıdır. Şeker ve nişasta ağırlıklı besinlerden uzak durulmalı, posalı besin maddeleri tercih edilmeli. Bu arada fast- food türü yiyecekleri beslenme listenizden hemen çıkarmalısınız.



 
Aug
31
    
astrolojix.net | 31 Ağustos 2008 13:20 | 0 fav | etiket: , ,  
Diyeti bozanların çoğu, o diyete bitmiş gözüyle bakar. Oysa her şeyin başladığı nokta orası. Asıl beceri devam etmekte.Diyet yaparken, verdiğiniz her kilo size nasıl motivasyon sağlıyorsa, diyet listeniz dışındaki bir şeylerden atıştırıp diyeti bozmanız da o kadar cesaretinizi kırar. Diyet yapan hemen herkesin yaşadığı bir durumdur bu. Sonucu ise vicdan azabı, suçluluk duygusu ve kendiniz ile iradesizliğinize karşı hissettiğiniz öfkedir. Ve ardından şu düşünce beyninize çöreklenmeye başlar: "Ne yararı var ki?"

Tüm bunlar tanıdık geldi mi?
Diyeti bozmaktan kaynaklanan, kendinize yönelttiğiniz eleştirel duyguları daha da genişletip anlatmak mümkün, ama sanırım neden bahsettiğimi hepimiz biliyoruz. Sorunun anahtarı ise gene sizde, düşünme biçiminizi değiştirebilmenizde.

Diyet yapmaya bir oyun gibi bakabiliriz. Bazıları oyunu kazanç ve yenilgileriyle kabul ederken, bazıları için kaybetmek dayanılmazdır. Kaybedince de surat asıp bir kenara çekilip oyunu bırakırlar. Oysa kilo verme oyununda durum biraz daha farklıdır. Bir diyet programı uygularken, diyet listenizin dışına çıkıp, yememeniz gereken şeyleri yemek, mutlak bir son değildir ve kaybetmeyi getirmez. Ama tabii eğer hatanızı fark ettiğiniz yerde durmayı bilirseniz.

İşte size bir örnek: 3 haftadır diyet uyguluyorsunuz ve fevkalade bir başarı göstererek diyet listenizi harfiyen uyguladınız. Kendinizle gurur duyuyorsunuz ve harika hissediyorsunuz. Daha sonra arkadaşınızın doğum günü partisine gidiyorsunuz ve bir bardak şarap içiyorsunuz. Daha ne olduğunun farkına bile varamadan, yanınıza birisi gelip kanape tabağını burnunuzun dibine sokuyor ve o lezzetli şeylerden mutlaka denemeniz gerektiğini 100 kere tekrar ettikten sonra, kanapeleri ağzınıza tıkmaya başlıyor. Böylece daha 'Mutlu yıllar sana' diye şarkıyı söylemeye başlayamadan, kendinizi 4000 kaloriyi mideye indirmiş bir halde buluyorsunuz. 3 haftadır göz ucuyla bile bakmadığınız tatlılar, tuzlular ve pastalar sindirim sisteminizde eğlenceli ve mutlu bir yolculuğa çoktan çıkmış bulunuyorlar.

Bu esnada çoğumuz bu durumun nerede sonlanacağını düşünür. Aslında bu, tam da her şeyin başladığı noktadır. Öncelikle elde tutulur gerçekleri bir gözden geçirelim: Diyetiniz gerçekten de çok büyük bir yara mı aldı? Pek sayılmaz. Belki yarım ya da bir kilo aldınız. Ama bu, şimdiye kadarki başarınızın yanında fazla bir şey sayılmaz. Kaldı ki, yarım ya da bir kilo vermek sizin için problem değil. Daha kendiniz fark bile edemeden verirsiniz o yarım kiloyu.

Eee o zaman sorun ne?
Sorun ne yaptığımız değil, ona yüklediğimiz anlam. Onca çaba harcadıktan sonra, böyle bir kaçamak yaptığımız için kendimize o kadar kızıyoruz ki, kafamızın içinde düşünceler yıldırım hızıyla akıp gitmeye başlıyor. "İradesiz!" diyoruz kendimize. "Asla başaramayacaksın, hep ama hep şişko kalacaksın." Bunları düşündükçe daha da negatif oluyoruz, daha da aşağılıyoruz kendimizi. Buna çözüm olarak da diyete son vermeyi buluyoruz.

Oysa kaldığımız yerden devam edebilsek. Yapmamanız gereken bir şey yaptınız. Olsun. Tüm hayatınızı çöpe atıyor musunuz? Atmadığınıza göre, diyetinizi niçin bırakasınız ki? Unutmayın, oyunu kazanmanın yolu devam etmekten geçer, bırakırsanız tüm kazanma şansınızı boşa harcamış olursunuz.
 
 


 
Aug
29
    
astrolojix.net | 29 Ağustos 2008 08:11 | 0 fav | etiket: , ,  

Sevgili lida kullanıcıları;
Lida hakkında uzun zamandır araştırma yapmaktayım bu sadece google’ dan girip bulduğum her bilgiyi bir araya getirmekten ibaret değildir her konuda olduğu gibi bu konuda da bilgi kirliliği var. Çok fazla yanlış bilgi de var “seninkilerin doğru olduğu ne malum” derseniz; haklısınız ben hep bunu diyerek araştırdım sizlerde bunu yapabilirsiniz.
Ama sanırım imkânlarım biraz daha fazla,(şanslıyım). Bildiklerimi belli bir sıra halinde buradan yazmak istedim zaten mr. Lida ile bu yönde bir konuşmamız olmuştu.

Öncelikle lidanın içeriğindeki bitkiler hakkında yanlış olanı düzeltmek isterim. İnternetteki bitkiler (gurana kereviz filan gibi tamamen tercüme hatası hele üç yapraklı yunnan yosunu beni hep güldürmüştür…) lida kesin olarak bir yosun bitkisi filan değildir içeriğinde yosunla ilgili hiçbir bitki de yoktur.
Lida üç bitkiden oluşur (çiçek, meyve ve kök)
Lidanın kutusunun üzerine dikkatla bakarsanız “daidai hua” yazdığını görebilirsiniz.
dai; sarı demek daidai ise altın gibi yada biraz daha zorlarsak sapsarı bile denebilir.... japonca da ise tai tai diye söyleniyor... yani bu da portakal demek bizim turunçgillerin turuncu renkten gelmesi gibi.... ayrıca "hua" da çiçek demek.... yani portakal çiçeği dersek hiç yanlış olmaz... kapsüllerin paketlendiği aluminyum folyoya dikkatle bakarsanız çiçek desenini görebilirsiniz.... Ama bu portakal bizimkiler gibi değil yenilemeyecek kadar ekşi çok iri ve en az 25--30 çekirdeği olan bir portakal kabukları 1cm kalınlığında... bu meyve binlerce yıldır çinde zayıflama ilacı olarak kullanılmış... tabi lida da meyvesi değil çiçeği var (öyle umuyoruz).
Bu çiçeğin ekstresi kullanılmış, çiçekteki maddelere gelince tabiî ki bir bitki içerisinde yüzlerce kimyasal madde bulunur. (bu arada her şey kimyasal maddedir. Bir şeyin %100 saf bitkisel olması onu zararsız yada zararlı yapmaz %100 kimyasal olmasıda öyle. Zaten saçma bir laftır bu sadece satış numarasıdır).
Evet çiçeğin kimyasal içeriğine gelelim bir sürü madde olmasına rağmen aktif olanları daha doğrusu biyolojik ve farmakolojik olarak aktif olanları önemlidir bizim için… meraklısına tüm listeyi verebilirim…

Çiçeğin % 4.5 kadarı naringin denen bir madde, %7 kadarı neo hesperidin, %0.5 kadarıda hesperidin maddelerinden oluşuyor içtiğimiz lidada bunlar var…
Naringin: (sanırım bizim narenciye kelimesi buradan geliyor ya da bizden oraya gitmiş). Bu madde bütün turunç gillerde bulunmakta. Greyfutun acı tadını veren madde bu,bizim yediğimiz portakalın meyvesinde çok çok az var kabuğunda bulunuyor daha çok. Bazılarının meyvesinde çok (greyfut gibi), bazılarının çiçeğinde bazılarının kabuğunda… çoğu yan etki dediğimiz, gözlemlerin sorumlusu bu madde…
Bu madde aslında çok faydalı ve bununla ilgili çok fazla bilimsel yayın yapılmış. Birkaç örnek vereyim, en önemli özelliği antikanserojen bir madde ,kanser önleyici diyebiliriz bu alanda bir sürü yayın var.(meraklısına verebilirim tabi ki yada bulabilirsiniz)., antioksidan bir madde gene kanserli hücre oluşumuna karşı bir özellik, yine bu maddenin serum yağ düzeyini düşürücü etkisiyle ilgili birkaç yayın var.
Bütün bunlar güzel olanlar kanser önleyici ,yağ düşürücü ve burada sayamadığım çok fazla şey.
Ama! Bu madde karaciğerde bulunan sitokromP450enzimleri dediğimizCYP3A4 VE CYP1A2 enzimlerini inhibe eder. Yani bu enzimlerin çalışmasını, bir takım kimyasalları parçalamasını engeller.
Bunun anlamı; bu enzimler devredışı kalınca lida ile ( fazla greyfut suyu ile aynı şey) alınan bir ilaç karaciğerde parçalanmayacak demektir dolayısı ile aldığımız ilaçın dozu karaciğerde parçalanmadığı için aşırı yükselecektir. Hangi ilaçların bu enzimle parçalandığı ise çok uzun bir liste. Önemli olabilecek bir kaçını yazayım; Tansiyon ilaçları, (içeriğindeki madde isimleridir ilacın ticari ismi değil) midazolam, cyclosporin, lovastatin, simvastatin ve bence en önemlisi kafein, nikotin… örneğin antihistaminikler (alerji ilaçları). Bu maddelerle birlikte lida yı kullanırsanız bu maddelerin yan etkilerini görürsünüz. Örneğin çay kahve ile alırsanız aşırı kahve içmiş gibi kalp çarpıntısı yapar bu lidanın değil kafeinin etkisidir sigara da aynı şekilde fazla sigara içmiş gibi olursunuz başınız döner vs.
Tabi burada şunu söylemeden geçemeyeceğim karaciğerdeki bu enzimler sadece şirketlerin yaptığı ilaçları parçalasın diye orada bulunmuyor, sonuçta bu enzimler yediğimiz gıdalardaki bizim bilmediğimiz sonsuza kadarda bilemeyeceğimiz sayısız maddeyi de parçalıyorlar. Bu durumda bazı kişiler için alerjik durumlar ortaya çıkabilmekte… ( daha iyi anlaşılması için bir örnek vereyim örneğin, her zaman yediğimiz bir şeyde bulunan bir madde olsun ve bu maddenin miktarı da bize hiçbir kötü etki yapmasın. bu madde de bahsettiğimiz enzimler tarafından parçalanıyor olsun; ömür boyu bu böyle zararsız giderken bu enzim devre dışı kaldığında o maddeye karşı bir alerji belirtisi görebilirsiniz.). bu anlatılanlar sizi fazla korkutmasın bunlar çok çok nadir görülen şeylerdir ama oluyor işte. Sonuçta hiç kimse lidayı size zorla içirmiyor bu tür bir şey gördüğünüzde içmeyi bırakırsınız ve bütün etkiler 2 hafta içinde azalarak geçer.



 
Aug
29
    
Kullanıcı sorusu =
"sibutramin"in belli bir ölçüde olması gerektiğini aksi takdirde "serotonin" maddesinin geri alım inhibitörü olduğunu öğrendim.
"serotonin" eksilmesi durumunda hangi hastalıkların çıkabileceğini internetten araştırdım.Bunlar başta psikolojik rahatsızlar olmak üzere bir çok kalp,mide,böbrek,karaciğer rahatsızlıkları.
Pek açık ve net bir sorunun cevabını istiyorum.Lida'nın içinde "sibutramin" oranı ne kadar?Olması gerekenden ne kadar fazla?
Ne kadar fazla diye soruyorum çünkü biliyorum ki fazla.Burda günlüklerde de baktım.Çoğu insanda sinir,stres,kaygı gibi durumlara sebep olmuş..
Ben yarın hastaneye gidicem."serotonin" azalması olup olmadığını öğrenicem.
Lida'yı 3 gün önce bıraktım.Dayanılmaz omuz ve bel ağrısı,baş dönmesi,mide bulantısı gibi yan etkiler yaşadım.Tüm bu belirtileri araştırdığımda "fibromiyalji" hastalığı dikkatimi çekti..Ve işin en ilginç yani "fibromiyalji" hastalığının sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte bu hastalığı yaşayan insanlarda "serotonin" azalması saptanmış..
Diğer bir korktuğum hastalıkta "panik atak".Bu hastalığın belirtileri de gene çok ilginç Lida kullanan kişilerin zaman zaman yaşadığı problemlere çok benziyor.
Sorumu tekrar yineliyorum.Lida'nın içinde "sibutramin" ne kadar var?Bu oran olması gerekenden ne kadar fazla?Lida'yı bıraktığımız anda bir ilaç tedavisi görmeden salgılanan "serotonin" tekrar normal seviyesine ulaşabilir mi??


Kimyagerin cevabı =

seretonin geri alım inhibitoru olan bir madde seretonin azalması yapmaz tam aksine serotonin artışı yapar çoğu antidepresanlarda bu mekanizma ile çalışır. dolayısı ile bulduğunuz hastalık yanlış ayrıca bu tür az bilgi ile bulduğunuz her hastalığı kendinize yakıştırabilirsiniz ilk yıllarını okuyan tıp öğrencilerinin başına hep gelir bu tip şeyler. Asıl önemli olan sizin kilonuz ve sanırım 60- 65 civarı sizin bu ilaçtan uzak durmanız gerekiyor ilk baştan beri bunu hep yazacağım galiba.... sorun içeriği değil kilonuz... omuz ağrılarınızın sebebide kilonuz. lidanın içeriğinde size enerji verecek maddeler var şişmanlığın sebeplerinden birisi hareketsizlik bunun için konmuş daha doğrusu içeriğindeki bitkiden geliyor (madem meraklısınız oktapamin diye bakın) ama miktar gene fazla kilolular için. seretoniniz hiç az değil merak etmeyin... soruların ve sorulabilecek soruların hepsine cevap olacak uzun bir yazı hazırlıyorum merak etmeyin...

Kullanıcı sorusu =

65 KİLO ALTI KULLANMASIN DİYORSUNUZ. KİLO BOYLA ORANTILI BİRŞEY SONUÇTA 1.75 BİRİ İÇİN 65 İDEAL OLABİLİR AMA 1.50 BOYU OLAN İÇİN TABİKİ FAZLA! BOY VE KİLO ORANTISINA GÖRE KULLANILMASI GEREKMEZMİ? BİZ ÖYLE KULLANDIK.CEVAPLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Kiyagerin cevabı =
evet dediğiniz doğru ama bu konu epeyce karışık. ben henüz bu kilolarda kişinin şişmam olup olmadığını saptayabilecek bir indekse rastlamadım...ne sizin dediğiniz ne benimki tam doğru sadece benim dediğim şey; yani 65 kilonun altı kesin bir sınır (yani yan etki görünmemesi büyük bir şans) ama dediğiniz gibi uzun boylu birisinde kilo 70 bile olsa yan etkiler olacak yine. ASIL OLAN İSE LİDANIN YANETKİLERİ KİLO İLE BİRLİKTE YAĞ ORANIYLADA ÇOK İLGİLİ. sportif bir vücut olsun yada örneğin erkeklerde 75, 80 de bile çok yan etki görülebilir. Bana göre bahsettiğimiz kiloların altında kişiler için hiç uygun değil.malesef kapsulun dozu yüksek, daha öncede dediğim gibi bu kapsül kilosu fazla olanlar için üretilmiş. ben kilosu 60,65 arası kullanıp ta yan etki görmeyen hiç kimseye rastlamadım başta olmasa bile mutlaka sonradan ortaya çıkıyor( bir hafta içinde). kilosu boyuna uygun olan ve 80 kilo bile olsa genede yan etkisini görebilir. kısacası yağınız bol olacak...


 



 
Aug
29
    

Kulanıcı sorusu=

Sandaloz sakızı diye birşey duydum peki bunun hk. bilgi verebilirmisiniz? birde kilosu az olanlar botanic i kullanabilirmi? teşekkürler
Kimyagerin cevabı =
Ben sadece lida ile ilgili soruları cevaplamayı düşünüyorum. ama mademki ilk soru bu.... sandaloz sakızı hakkında internetteki bilgilerden fazla bir bilgim yok... sizde netten aratıp öğrenebilirsiniz. diğer zayıflama ürünü için şunu söyleyim; bu tür zayıflama ürünleri gerçekten kilolu kişiler düşünülerek üretiliyorlar. içeriğindeki kimyasallar az kilolu kişilerde bir sürü istenmeyen yan etkiler yapar. bir ilacın saf bitkisel olması onu masum yapmaz, kimyasal olmasıda masum yada iyi yapmaz. Bu sadece satma numarasıdır o kadar.
kimyager=
merhaba arkadaşlar....lida ile ilgili belkide ilk söylenecek şey; Lida (yani daidai hua) kesinlikle bir yosun kapsülü değildir. hele hele üç yapraklı yunnan yosunu hiç değildir. Bunu diyenlerin bu kapsülün içeriği hakkında en ufak bilgileri olamaz. önce içindeki bitkilerden birisinden bahsedeyim:
bir kere kapsulun ismine bakın ne yazıyor "dai dai hua" hiç kimsenin aklına gelmiyormu bu ne demek acaba diye....
dai; sarı demek daidai ise altın gibi yada biraz daha zorlarsak sapsarı bile denebilir.... japonca da ise tai tai diye söyleniyor... yani bu da portakal demek bizim turunçgillerin turuncu renkten gelmesi gibi.... ayrıca "hua" da çiçek demek.... yani portakal çiçeği dersek hiç yanlış olmaz... kapsüllerin paketlendiği aluminyum folyoya dikkatle bakarsanız çiçek desenini görebilirsiniz.... Ama bu portakal bizimkiler gibi değil yenilemeyecek kadar ekşi çok iri ve en az 25--30 çekirdeği olan bir portakal kabukları 1cm kalınlığında... bu meyve binlerce yıldır çinde zayıflama ilacı olarak kullanılmış... tabi lida da meyvesi değil çiçeği var (öyle umuyoruz) (etkilerine bakarsak var olduğunu söyleyebiliriz)
bu arada bitkinin latince ismi; citrus aurantium... meraklılar arayıp baksınlar. çiçeğinin içeriğindeki kimyasalları ve etkilerini daha sonra yazacağım sizlere. (zamanım oldukca). (başka ilaçla almayın,,, zayıflar kullanmasın,,, kullananlar su içsin)
Kullanıcı sorusu =
 
Ben bej renkli lida kullanıyorum .Almadan önce doğum kontrol hapı kullandığımı söylemiştim Sorun olmaz denmişti gerçi ben bu ay kullanmadım ama şimdi kafam karıştı .Doğum kontrol hapıyla birliktede Lida Kullanamıyoruz çünkü ben Lida dan çok memnunum .Bu Konuya açıklık getirirseniz sevinirim .Şimdiden sağolun ....
Kimyagerin cevabı =lida içeriğinde çok faydalı antikanserojen, antioksidan bir madde var (kanser önleyici) portakal çiçeğinden geliyor kan yağ düzeyinide düşüren bir madde...

ama bu madde aynı zamanda kullandığımız ilaçların bir çoğunu parçalamaya yarayan bir enzimide etkiliyor ve ilaçların parçalanması (metebolize olması) engelleniyor ve kan düzeyinin aşırı yükselmesine neden oluyor. bu durumda sizin ilacın vucuttaki parçalanma mekanizmasını bilmiyoruz en iyisi ben devre dışı kalan enzimleri yazayım (karaciğerde bulunan sitokrom P450 enzimleri ki bunlarda CYP3A4 ve CYP1A2 dir ) biz hangi ilaç bu enzimlerle parçalanıyor bilmediğimiz için hiç bir ilaçla kullanılmaz diyoruz. sizin kullandığınız ilacın vücuttaki metebolize oluş mekanizması eczacılardan yada bir doktordan sorulabilir. eğer bu enzimle bir ilgisi yoksa tabiki kullanılabilir.
Kullanıcı sorusu=
selam . öncelikle bu konudaki hassasiyeti için mr . lidaya ve bizleri aydınlattığı için kimyagere çok teşekkür ederim.ben yaklaşık 15 gün düzenli kulannım sonucu 3 kilo verdim ve yan etkilerinden dolayı kendimi canlı cenaze gibi hissettiğim için mr. lidanın da tavsiyesiyle ara verdim tekrar başladım gün aşırı 2 tane daha içebildim. şimdi ise atarax,dramamine vasosercFort ilaçlarını kullanıyorum. sürekli başım dönüyor elim ayağım titriyor ve zaman zaman baş ağrısı çekiyorum. su içmeye ve sağlıklı beslenmeme çok dikkat ediyorum . daha önce lida sayesinde 20 kilo vermiş bi arkadaşın sinir sistemi altüst olmuş durumda tedavi görüyor. sinir sistemine bu derece zarar vermesinin nedenini merak ediyorum.şimdiden çok teşekkürler takipçinizim.
Kimyagerin cevabı =sanırım burada sürekli aynı tavsiyeler tekrar edilecek.
lida şişmanlar için üretilmiş bir ilaçtır. kilonuz az sa yan etkiler çok olacaktır. ve diğer ilaçlarla kullanmayın. aslında şu an aldığınız ilaçların yan etkilerinden de bir kitap yazılabilir. 20 kilo veren arkadaş kaç kiloya gelmiş acaba.. kilonuz azaldıkça yan etkiler çoğalacak. önceki arkadaşa verdiğim cevabı tekrar ediyorum lida içeriğinde çok faydalı bir madde var ama ilaçların vücutta parçalanmasını sağlayan bir enzimi engelliyor... bu enzim sadece ilaçların yıkımında görevli değil... kafein nikotin de bu enzim tarafından parçalanıyor. eğer çay içiyorsanız yada kahve yada sigara, bunlardan gelen cafein ve nikotin parçalanamadığı için kandaki düzeyi çok yükselecektir. çarpıntılar el ayak titremesi hepsi birbirine karışır... zaten lida içeriğinde sizi enerjik yapacak maddelerde var hepsi üstüste gelince anlattığınız etkiler olur bunun üzerine birde kilonuz düşükse dahada kötü olur... sizler için geniş bir yazı hazırlıyorum hem bu maddelerin isimleri hem etkileri açısından... lida doğru kullanımda çok iyi sonuç alacağınız bir ilaçtır... hem uygun kişi hem doğru kullanım...


 
Aug
29
    
merhaba herkese;
öncelikle bana burayı ayırdığı için
mr.Lidaya teşekkür ediyorum .
kendisini lida kullanıcıları için paraladığı içinde teşekkür ediyorum. çünkü günümüzde sıradan satıcıların hemen hepsi satıp arkasına bakmadan gidiyor.
o da öyle yapabilirdi bir aktar gibi davranabilirdi, ama yapmamış zaten benim burada yazmama ikna oluşumda sırf onun bu huyunu görmemin büyük rolü var. Diğer bir neden de lida hakkında internette dolaşan belkide çok büyük bir yüzdesi yanlış olan bilgiler hakkında kullanıcıları aydınlatmak istedim. içerikle ilgili çok söylenecek şey var, bitkiler maddeler filan.... bu konuda bana hiç bir sansür uygulamayacağınıda söyledi, ne deyim artık güvendiğiniz kadar varmış...
bana çok soru geleceğini ve işimin çok zor olacağı uyarısınıda yaptı....
sorularınızı yanıtlamaya çalışırım tabi ama bence sadece zaman ayırıp yazdıklarımı okumanız yeterli olacak...( bu arada kimyagerim.. bunu niye yazdım bazen etiket aranıyor inanmak için, en önemli etiketim meraklıyım diyelim olsun...)

nerden başlayacağımı bilmiyorum ama... ilk olarak içeriğini filan boşverin en acil ve en önemli kısımı söyleyim....

bir kere lidayı kesinlikle başka bir ilaçla birlikte kullanmayın, şimdi tek tek ilaçları saymak anlamsız olacak ama antidepresan, antihistaminik(alerji ilaçları), tansiyon düşürücüler gibi,..... tekrar yazayım HİÇ BİR ilaçla....

ikinci en önemli olan "benim bir iki kilo vermem lazım" diyenler, (bayanda)kilosu 65 in (erkekte)75 in altında olanlar lidadan uzak dursunlar. çünkü bu ürün şişmanlar için üretilmiştir. bunun şakası yok arkadaşlar... bu tür kişilere dozu yüksek gelir ve bir sürü yan etkiyle boğuşursunuz. (çin linin umurunda değil bunlar). zayıflarken kilonuz bu kilolara yaklaştığındada çok dikkat etmelisiniz...( günde bir kapsül çok gelir(gelebilir demiyorum))

üçüncü olarak su meselesi 1.5 - 2 litreden az su içiyorsanız olmaz içemiyecekseniz lidayı geri verin yada bırakın (kilonuz ne olursa olsun)...

bu arada çay kahve ve alkolden uzak durun. kalp çarpıntısının nedeni gurana bitkisi değil (içinde gurana bitkisi yok çünkü). içtiğiniz çay ve kahvenin lida ile birlikte yaptığı etkidir. içmediğiniz halde gene de çarpıntı varsa bu önemli değil (ama tabiki kalp damar probleminiz yoksa)...

lida kesinlikle sağlam insanlar için üretilmiş bir zayıflama kapsülüdür.
acil olanlar şimdilik bu kadardı..
görüşmek üzere...


 
Aug
29
    
astrolojix.net | 29 Ağustos 2008 07:47 | 0 fav | etiket: , ,  

İlk Defa Bu Kadar Umutluyum

selam arkadaşlar.
lida zayıflama haplarını 10 gündür kullanıyorum ve şu ana kadar 4 kilo verdim bile. normalde kilo vermem zor çünkü tiroidlerim az çalışıyo. ilk defa bu kadar hızlı kilo veriyorum. sporla da destekliyorum sürekli hareket halindeyim gün içerisinde. sabahları ve akşamları yürüyüş yapıyorum 1-2 saat. gün içerisinde vakit bulunca spor salonuna gidip aletlerle çalışıyorum. hiç bu kadar çabuk kilo vermemiştim. normalde çok kilolu biri diilim. ideal kilomdan 9 kilo fazlayım ama bu kadar çabuk kilo vereceğimi hiç tahmin etmemiştim. umarım bu şekilde devam eder ve bir an önce kilolarımdan kurtulurum. yıllardır üstümde ağırlık gibi taşıyorum ama artık lida sayesinde hepsinden kurtulucam. en iyi dietisyenlerin bile verdiremediği kilolarımı lida ile vereceğime inanıyorum.
umarım herkes kilolarından kurtulur sonuçta bu bi sağlık meselesi. herkese kilo verme çabasında başarılar arkadaşlar.

24 Günde 9 Kilo Verdim

 Valla ne diycemi bilmiyorum,başlamadan önce bütün ilgili siteleri inceledim.Komşumuz 1 ayda 8 kilo vermişti…
5 yıldır doktorumun verdiği bütün ilaçları kullandım kilo veriyordum ama iştahım hala kabarıktı,o ilaçlarla tabi 1 ayda anca 3 kilo veriyordum,buda iyi kötü değil tabiki ama gün ,içinde daima aç geziyordum.
Lida yı kullandığım 3. günden itibaren tokluk hissini yaşamaya başladım.1 etiform paketini bitirdiğim anda sanki 1 paket makarna yemiş kadar oluyorum.

Lidanın 1.kutusunun bitmesine 6 gün var ve ben 24.gün yani bugün tartıldım ve 9 kilo vermiş olduğumu gördüm,ayrıyetten vücut kitle endeksimde ki yağ oranımda da azalmalar var,yani su değil yağ kaybı yaşanmış…
şunuda belirtmek istiyorum ilk zamanlar baş dönmem oluyordu,hatta idrarımdan yağ atıldığını farkettim,inanın günümüzde aspirinin bile yan etkileri varken yok
ağız kuruluğu yapıyor,yok tansiyonum düştü saçmalıklarını bırakın….alın vitamininizi bol su için bakın nasıl zayıflanıyor…

sevgiler!!!