| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
22 "diyet" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"diyet" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Ock
10
    
astrolojix.net | 10 Ocak 2009 17:15 | 0 fav | etiket: , , ,  
Obez olan astım hastalarının hastaneye daha çok yattıkları ve daha düşük bir hayat kalitesine sahip oldukları araştırmalar tarafından ortaya konuyor.

Yeni araştırmalara göre, obez olan astım hastaları normal kilodaki astım hastalarına göre hastanede daha çok tedavi görüyor, daha zor hayatlar yaşıyor ve hastalığın kontrolünde daha başarısız oluyor.

Amerikan Kaiser Permaente, Massachusetts General Hospital ve Harvard Medical School tarafından yapılan araştırmada 1,113 astım hastası incelendi.

Çalışma kapsamında yer alan hastalara kilo, boy, sigara kullanımı, diğer hastalıklar, astım tedavisi, astıma bağlı olarak ortaya çıkan sorunlar, astım hastalığının kontrolü ve bu nedenle hastanede tedavi görüp görmedikleri hakkında sorular soruldu. Ayrıca hastaların vücut kitle endeksi de hesaplandı.

Kaiser Permanente Hastanesi’nin alerjik hastalıklar bölümü başkanı olan Dr. Michael Schatz ‘ obez olan astım hastalarıyla diğerleri arasında oldukça belirgin bir fark olduğunu’ söyledi. Dr. Michael Schatz geçen yıl içerisinde astım hastalarından obez olanların hastaneye kaldırılma riskinin diğerlerine göre 5 kat daha fazla olduğunu belirtti. Obez olan hastaların vücut kitle endeksinin 30 veya üzerinde olduğu belirlendi.

The Journal of Allergy and Clinical Immunology adlı yayında obezite ile ilgili bazı diğer farklılıkların da bulunduğu açıklandı. Astımı olan obez hastalarının astımlarıyla ilgili günlük sorun yaşama olasılığı diğer astım hastalarından 2.8 kat daha fazlayken bu kişilerin astım hastalığının kontrolünde 2.7 kat daha yetersiz oldukları görüldü. Dr. Schatz ‘daha önceki bir araştırmada obezitenin astım hastalığının şiddetini artırdığı belirlendi’ dedi.

Schatz’a göre vücut kitle endeksi 25 ile 29 arasında değişen fazla kilolu olan fakat obez olarak nitelendirilmeyen astım hastaları için bu bulgular yeterli değil. Araştırmada yer alan fazla kilolu astım hasta sayısının yeterli olmadığını söyleyen doktor ‘normal ağırlıkta olan kişilerle fazla kilolu astım hastalarının aynı oranda risk taşımadığını’ belirtti. Astımı kontrolde tutmak için Dr. Schatz’ın en iyi önerisi ağırlığınızı normal ölçülerde tutmanız.

Kaliforniya Üniversitesi’nde tıp ve fizyoloji profesörü olan Dr. Christopher Cooper’a göre bu araştırmalar sayesinde astım ve vücut ağırlığı arasındaki bağlantı kanıtlanmış oldu. Araştırmanın yeterli sayıda hastayı kapsadığını ve sonuçların ortada olduğunu söyleyen Cooper araştırmadaki tek yetersiz noktanın kilo veren astım hastalarının durumlarındaki değişikliklerin gözlenmemesi olduğunu söyledi.

Obezitenin astım hastalığını neden ilerlettiği tam olarak bilinmiyor. Schatz ve ekibine göre bu durumun sebebi obez hastaların kendilerini daha az tanıması ve hastalığın kontrol altında tutulması için gereken önlemlere uymaması olabilir.


 
Ock
03
    
astrolojix.net | 03 Ocak 2009 23:54 | 0 fav | etiket: , ,  
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bağımlılık Programı Sorumlusu Prof. Dr. İlhan Yargıç, yeni yıl ve yeni başlangıçların sigaradan kurtulmak isteyenler için önemli bir motivasyon olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Yargıç, birçok insanın yeni yılla birlikte, ''kilo vermek, para biriktirmek veya spor yapmak'' gibi kararlar aldığını belirterek, sigara tiryakileri için bu kararlardan birinin her zaman ''yeni yılda sigarayı bırakmak'' olduğunu kaydetti.

Bu kararın genellikle yeni yılın ilk günlerinde unutulduğuna dikkati çeken Yargıç, bunun da sigarayı bırakmanın sanıldığı kadar kolay olmamasından kaynaklandığını söyledi.

Yargıç, insanın kendini hazırlaması ve yeni yılda bunu başarmak üzere profesyonel destek almasının, sigarayı bırakmada başarı şansını yükselttiğini, hiçbir yardım almadan bırakan kişiler de bulunduğunu ancak defalarca denediği halde başaramayanların mutlaka profesyonel yardım almaları gerektiğini kaydetti.

''Ağır bağımlı'' olanların tıbbi destek almadan sigarayı bırakmalarının zor olduğuna işaret eden Prof. Dr. İlhan Yargıç, sabah kalktıktan sonra yarım saat içinde ve günde 1 paketin üzerinde sigara içmenin ''ağır bağımlılık'' belirtileri olduğunu vurguladı.

İlhan Yarğıç, ''Bu durumdaki kişilerin tıbbi bir destek almadan bırakmaları daha zordur. Profesyonel yardım içinde danışmanlık, davranışsal terapiler ve uygun ilaç tedavileri yer alır'' diye konuştu.

Araştırmaların, sigara bağımlılarının yüzde 70'inden fazlasının aslında sigarayı bırakmak istediğini ifade eden Yargıç, şu görüşleri dile getirdi:

''Sigaradan kurtulmak isteyen bağımlılar için yeni yıl ve yeni başlangıçlar, gerçekten önemli bir motivasyon. Ancak yeni yılda sigarayı bırakma kararı vermek kadar önemli olan, bu kararı sürdürebilmek için kendini hazırlamak ve gerekiyorsa destek almaktır. Çünkü sigara bırakma, zor bir süreci beraberinde getirir. Bunun nedeni, sigara içmenin hem psikolojik hem fiziksel bir bağımlılık olmasıdır.''

KRONİK VE NÜKSETİCİ BİR HASTALIK

Prof. Dr. İlhan Yargıç, sigara kullanımının, ''nikotine karşı fiziksel ve psikolojik bağımlılığa neden olan kronik ve nüksetici bir hastalık olduğunu'' belirterek, tiryakilerin sigarayı bıraktıklarında yeniden içmek için şiddetli bir arzu ve yoksunluk belirtileri gösterdiklerini söyledi.

Yargıç, sigara bırakıldığında nikotin yoksunluğuna bağlı olarak uyku bozukluğu, asabiyet, depresyon, huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğine dikkati çekerek, sigarayı bırakma tedavisinde bilimselliği kanıtlanmış yöntemlerin kullanılmasının çok önemli olduğunu bildirdi.

Sigarayı bırakmaya çalışanların, bunu başaramamalarının ardında sıkça yapılan hataların da bulunduğunu vurgulayan Yargıç, ''Sigarayı az içme, bir tane içmekle bir şey olmayacağı, sigarayı bırakmayı başaramayacağı ve light sigara içme yanılgıları. Bu yanılgılar, insanın sigarayı bırakamaması yönünde çok olumsuz etkenlerdir'' görüşünü dile getirdi.


 
Dec
09
    
astrolojix.net | 09 Aralık 2008 16:50 | 0 fav | etiket: , ,  

Yürüyüşle kilo verilir mi? Haftada sadece bir kez spor yapmak yeterli mi? Spor selülite iyi gelir mi? Hepsinin cevabı burda!

1. Esneme hareketi sırasında sallanılmaz!

Yanlış: Son yapılan araştırmalara göre esneme sırasında sallanmak zararlı değil. Çünkü küçük küçük yaylanma hareketleri bağdokulardaki kan akışının azalmamasını sağlıyor. Ki bu düz bir esnemeyle çok mümkün olabilir. Düzgün bir kanlanma kasların yumuşamasına da yardımcı olur ve dinlenmeyi sağlar. Ancak esnemenin bitiminde yapılan mini hareketler çok milimetrik çalışmalardır. Görünür biçimde sallanan birisi bu konuda abartıyor anlamına gelir!

2. Yürüyüşle kilo verilir

Doğru: Egzersizi unutan bir vücut yağ yakmayı da unutmuş demektir! Basen ve üst bacak bölgesinden zayıflamak istiyorsanız, bu bölgeyi mutlaka çalıştırmalısınız. Bunun için uygun adımla, çok hızlı yapılmayan yürüyüş idealdir. Yağ yakımını harekete geçirmek için haftada 2 veya 3 kez olmak üzere en az 20-40 dakika süren bir yürüyüş yapılmalıdır. Ancak bu tempoda yağ yakımını sağlamak için bu yürüyüşlere aralıksz en az 3 ay devam etmelisiniz.

3. Haftada bir spor çok az

Hiç yapmamaktan iyidir!: Eğer zamanınız yoksa kendinizi iyi hissetmek için spora da az vakit ayırmanız doğal. Spor sırasında kalp ve kan dolaşımı harekete geçer, kaslar çalışır ve kalori yakılır. Bu yüzden hiç yapmamaktansa haftada bir gün bile spor yapıyor olmak faydalı. Ayrıca gündelik hayatınız icindeki bazı rutin eylemlerinizi küçük çalışmalara çevirebilirsiniz. Mesela asansöre çıkmak yerine merdiven çıkın veya bazı mesafelerde eğer mümkünse arabaya binmek yerine bisiklete binmeyi tercih edin.

4. Aletli çalışırken öncesinde esnemek şart!

Hayır!: Çünkü büyük gerilmeler sonucunda kaslar gücünü kaybediyor. Bu yüzden de pek çok aletle çalışırken harcayarak enerjiden olursunuz. İyisi mi başlamadan önce sadece 10 dakika bisiklet çevirin yeter!

5. Isınmak şart!

Duruma göre değişir!: Isınma hareketleri sırasında kaslar oksijene ihtiyaç duyar ve buna göre de yeni egzersize hazırlanır. Bu durumu hazırlamak için yüzücüler, serbest bisikletçiler 20 dakikalık bir yavaş başlangıç yaparlar. Ancak bazı sporlar vardır ki yüksek enerjiyle başlamak gerekir ve bunlarda sakatlanmaları önlemek için özel bir ısınma programı uygulamak önemlidir. Örneğin voleybol, tenis, kayak gibi sporlarda, başlamadan önce ısınmak çok önemlidir.

6. Spor, selülite iyi gelir

Bazen: Fitness uzmanlarına göre bu yalnızca doğru hareketi yaptığınız zaman işe yarar! Koşu, ip atlamak, aerobik gibi çok sert sporlar bağ dokusunda hep aynı harekete sebep olur ve dolayısıyla selüliti güçlendirebilir. Ancak bunların aksine yürümek, bisiklete binmek gibi sporlar selülite iyi geliyor. Özellikle su jimnastiği selülite birebir. Çünkü suyun içindeki hareketler masaj etkisi yapıyor.


 
Dec
08
    
astrolojix.net | 08 Aralık 2008 18:06 | 0 fav | etiket: ,  

Kış aylarının kâbusu gripten A ve C vitaminli diyetle korunmak mümkün. Vitamin kaybını önlemek için sebzeleri kapta yıkamak ve meyveyi hemen tüketmek gerek.Dondurucu soğuklarda kış hastalıklarına, özellikle gribe yakalanma riski daha da artıyor. Diyetisyen Aşkın Yüksel de enfeksiyon hastalıklarından korunmanın en önemli yolunun vücut direncini artırmaktan geçtiğini anımsatarak, “Vücut direncini artırmak için yeterli ve dengeli beslenmek şart” diyor. Yüksel, kışın özellikle A ve C vitamini ihtiyacımızın daha da arttığına işaret ediyor.

Tahta kaşık kullanınYÜKSEL, C vitamininin hazırlama ve pişirme aşamalarında çok kolay yok olduğunu vurgulayarak, bu kaybı minimuma indirmek için şu önerileri verdi: “Sebze ve meyvelerin taze ve sulu olmasına dikkat edin. Yemekleri pişirirken tahta kaşık kullanın. Salataları yemek piştikten sonra hazırlayın ve hemen servis yapın. Limonu tüketileceği zaman kesip hemen kullanın. Sebzeleri geniş bir kapta yıkayın. Patatesi kabuklarıyla haşlayın.”

Gripten korunma diyeti
Kahvaltı
1 bardak havuç suyu
1 kibrit kutusu peynir
1,5 dilim ekmek
Domates, yeşil biber
Saat 10.00
3 mandalina
Öğle
140 gram dana rosto
3 kaşık püre
4 kaşık bezelye, havuç
1 dilim kepek ekmeği
Salata
Saat 16.00
3 kestane
Akşam
Yağsız domates çorbası
5 ızgara köfte
4 kaşık zeytinyağlı pırasa
1 dilim ekmek
Salata
Gece
1 elma

2. GÜN
Kahvaltı
Ballı süt
1,5 dilim kepek ekmeği
Domates ve salata
Saat 10.00
Limonlu şekersiz çay
3 - 4 diyet bisküvi
Öğle
Mantar çorbası
Kıymalı ve pirinçli semizotu
Bir kase cacık
Salata
Saat 16.00
Şekersiz kuru kayısı kompostosu
2 diyet galeta
Akşam
Mercimek çorbası
2 yumurtalı menemen
1 dilim kepek ekmeği
Salata
Gece
Şekersiz kuşburnu çayı
3 - 4 adet kepekli bisküvi
Light peynir

3. GÜN
Kahvaltı
Limonlu şekersiz ıhlamur
2 ızgara sosis
1 dilim
kepek ekmeği
Domates
Salatalık
Saat 10.00
2 havuç
Öğle
3 yağsız biber dolması
3 küçük parça ıspanaklı börek
Light yoğurt
Salata
Saat 16.00
1 greyfurt
1 havuç
Akşam
Ezogelin çorba
1 tavuk göğsü
4 yemek kaşığı içli pilav
Salata
Gece
2 armut



 
Nov
23
    
astrolojix.net | 23 Kasım 2008 15:17 | 0 fav | etiket: , , ,  
Haftada 4 kez spor zayıflatır

Daha sağlıklı, mutlu, kaliteli ve uzun bir yaşam için hangi sporu seçmeli, ne kadar spor yapmalısınız? İşte yanıtlar...

 
TAYLAN KÜMELİ / bir kibrit kutusu lezzet


Uzun yaşamak, hayatı zinde, kaliteli, nitelikli geçirmek istiyorsanız spor yapıyor olmalısınız ya da en yakın zamanda spora başlamalısınız! Fiziksel görünüşünüzü güzelleştirmek ve zindelik sağlamak için yarışmalara katılacak profesyonellikte sporcu olmak zorunda da değilsiniz. "Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme" bütünü kas gücünü, dayanıklılığı, koordinasyonu artırıp, kardiyovasküler uyumu sağlar, şişmanlık riskini azaltır, daha mutlu ve stressiz bireyler yaratır.
Doğru kilo kaybı yağ kaybıdır; bunun için vücudun "çalışan işçileri" olan kas kitlesini artırmalı metabolik faaliyeti yükselterek yağ yakımını hızlandırmalısınız. Bunun en temel yolu da diyet programları için her zaman söylediğimiz "kişiye özel" ilkesinin spor programları için de uygulanmasından geçmektedir. Kendi vücudunuza, yaşam şartlarınıza ve isteğinize uygun bir spor seçip o sporu yapmayı sürdürmelisiniz.

Kısırlığa yol açabilir!
Son çalışmalar kadınların son yıllarda uyguladıkları ağır diyet ve sporla bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdiklerini, bunun da kısırlığa giden sonuçlara neden olabileceğini, hamile kalmakta zorlanabileceklerini göstermiştir.
Dikkat edilmesi gereken en kritik nokta, harcanan eforun şiddeti, yani yoğunluğudur. Spor hekimi efor testiyle egzersiz nabzını belirleyebilir. Eforunuzun yoğunluğu, egzersiz yaparken ıslık çalmanızın veya yanınızdakilerle konuşmanızın mümkün olacağı bir şiddette olmalıdır. Ayrıca, egzersiz yoğunluğu çok hafif de olmamalı, ter atılmalıdır.

Nasıl ve ne kadar?
Uzmanlar kilo kontrolü için haftada en az 2, kilo kaybı içinde haftada en az 4 kez spor yapmayı öneriyor. Spor öncesi ne çok aç, ne de tok olmalısınız. Sıvı alımını takip etmelisiniz.

Egzersiz konusunda kendinizi test edin

1) Haftada kaç kez spor yapıyorsunuz?
a) Hiç
b) Haftada 1 veya 2 kez
c) Haftada 3-4 kez
d) Haftada 5 veya daha fazla

2) Bir günde spor yapmak amacıyla ortalama kaç dakika hareket ediyorsunuz...
a) 10 dakikadan az
b) 10-20 dakika
c) 20-30 dakika
d) 30 dakika veya daha fazla

3) Spor yaparken ya da ağır bir aktivite sonrasında kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
a) Pek hareketli sayılmam.
b) Nefesim kesilmez, terlemem.
c) Normalden hızlı nefes alırım.
d) Normalden çok daha hızlı nefes alırım, terlerim.

A'lar çoğunluktaysa:
Sağlığınızı ciddi şekilde riske atıyorsunuz. Az hareket bile hareketsizlikten iyidir. Azar azar başlayın, performansınız yükseldikçe yaptığınız aktiviteyi artırın.

B'ler çoğunluktaysa:
Fena değil. Az da olsa hareket ediyorsunuz. Fayda sağlamak için biraz daha aktif olmalısınız. 10 dakikalık aktivitelerle başlayıp, birkaç hafta içinde bunu günlük 30 dakikaya, daha sonra da 60 dakikaya çıkarmak hedefiniz olmalı.

C'ler çoğunluktaysa:
Düzenli egzersizin faydalarını hissediyor olmalısınız. Haftanın çoğu günü yarım saatlik bir aktiviteniz var. Amacınız bunu artırmak her güne yaymak ve aktivite süresince hafif ısınma hissedip hafif şekilde nefes nefese kalmak olmalıdır.

D'ler çoğunluktaysa:
Süpersiniz! Aktivite süresince ciddi ısı artışı hissediyor, nefes nefese kalıyorsunuz. Egzersizin sağlığınız açısından faydalarını görmeye başlamış olmalısınız. Eğer performansınızdan memnunsanız bu seviyede tutmak için çalışın, artırmak niyetindeyseniz bir egzersiz uzmanı eşliğinde çalışın.



 
Sep
06
    
astrolojix.net | 06 Eylül 2008 04:11 | 0 fav | etiket: , , , , ,  
1200 Kalorilik Diyet

Bu diyetle ayda ortalama dört – beş kilo vermeniz mümkün. Tabii diyeti uygularken bol bol su içmeyi ve yürüyüşler yapmayı ihmal etmemeniz gerekiyor. İyi diyetler...

1. gün
Kahvaltı
30 gram beyaz peynir, iki ince dilim light ekmek, bir adet domates ve iki salatalık

Ara öğün
100 gram meyve

Öğle
Bir kase sebze çorba, bir adet ızgara derisiz tavuk budu, iki yemek kaşığı zeytinyağlı ayşe fasulye, bir kase yoğurt ve salata

Ara öğün
100 gram light süt, 100 gram meyve

Akşam
Sekiz yemek kaşığı etli sebze yemeği, iki yemek kaşığı makarna, 100 gram ligh yoğurt ve salata

2. gün

Kahvaltı
Bir bardak portakal suyu, bir adet yağsız tost, bir domates ve üç yeşil biber

Ara öğün
100 gram meyve

Öğle
Bir kase mercimek çorba, 180 gram ızgara köfte, yarım haşlanmış patates, bir tabak az yağlı salata

Ara öğün
Bir su bardağı patlamış tuzsuz mısır

Akşam
Balık serbest, iki kibrit kutusu helva ve salata

3. gün

Kahvaltı
20 gram kaşar peynir, bir dilim light ekmek, bir çay kaşığı reçel

Ara öğün
100 gram meyve

Öğle
Üç kalem pirzola, iki kaşık zeytinyağlı prasa, bir kasa cacık

Ara öğün
150 gram light süt, altı adet fındık veya ceviz

Akşam
Bir karnıyarık (yağsız), iki kaşık bulgur pilavı, 150 gram yoğurt

4. gün

Kahvaltı
İki yumurta ile menemen, bir dilim light ekmek

Ara öğün
150 gram meyve

Öğle
Yedi yemek kaşığı kıymalı, pirinçli ıspanak, iki kibrit kutusu peynirli börek, 100 gram light yoğurt ve salata

Ara öğün
150 gram meyve

Akşam
Karışık ızgara serbest, az yağlı salata

5. gün
Kahvaltı
İki sosis ızgara, bir dilim light ekmek ve salatalık

Ara öğün
150 gram meyve

Öğle
Bir kase domates çorba, 200 gram bonfile ve salata

Ara öğün
İki yemek kaşığı kısır

Akşam
Sekiz yemek kaşığı kıymalı kabak, 200 gram light yoğurt, bir dilim light ekmek ve yağsız salata

6. gün
Kahvaltı
400 gram light süt, iki çorba kaşığı müsli, 100 gram meyve ve salata

Ara öğün
100 gram meyve

Öğle
Bir buçuk porsiyon yağsız tavuk döneri, bir bardak ayran ve salata

Ara öğün
200 gram meyve

Akşam
100 gram beyaz peynir, 400 gram karpuz ve salata

7. gün
Kahvaltı
20 gram sucuk, bir yumurtala sucuklu yumurta, bir dilim light ekmek ve salata

Ara öğün
100 gram meyve

Öğle
Bir tabak yağsız spagetti makarna (sos olarak domates püre kullanılabilir) ve yağsız salata

Ara öğün
150 gram meyve

Akşam
Beş yemek kaşığı etli kuru fasulye, iki yemek kaşığı pilav, 100 gram light yoğurt ve salata

Diyetisyen Aşkın Yüksel


Bu yazı, 'dan alınmıştır.


 
Sep
03
    
astrolojix.net | 03 Eylül 2008 11:27 | 0 fav | etiket: , , ,  

Haşmet Babaoğlu bile çileden çıktı: “İnanmıyorsanız uydurmayın bari”

Oruç diyet değildir!

Gazeteye geldim. İlk iş olarak da elektronik posta kutumu açtım. Bir dolu tanıtım mektubu (mail) vardı..

Hiçbirini açıp okumaya gerek görmedim. Neden mi? Çünkü daha hepsinin konu bölümünde kocaman harflerle: “Bilmem ne otelinde muhteşem iftar sofrası” veya “Damaklarda aylar boyu unutulmayacak iftar lezzetleri bilmem ne lokantasında” gibi laflar vardı… Pes artık! Yani ben pes ediyorum… Zaten anlamayamadım gitti; nasıl oldu da ramazanlarımız iftar sofralarının zenginliğine kilitlendi, nasıl oldu da iftar gösterişçiliği her yanı ve en çok da “mütedeyyin muhafazakârlarımızı” teslim aldı?

Ramazan geldi, hoş geldi… Ama fırsat bu fırsat gazetelerimiz yine orucu bir tür zayıflama diyeti gibi gösteren yazı dizileri yayınlamaya başlarlarsa, buna katlanamayacağımı, isyan edeceğimi bilmenizi isterim.

İnançlısınızdır veya değilsinizdir; oruç tutarsınız veya tutmazsınız. Bunlar başka şeyler. Ama inananların oruç tutmasının, inananlardan oruç tutmalarının beklenmesinin diyetle filan uzaktan yakından ilgisi olamaz.

Kendi rızanız için değil, Allah rızası için tutacaksınız orucu. Ve derin düşünerek, sıradan bir ritüel gibi değil… “Oh, tam zamanı, hem sevap olsun hem de sonunda zayıflayayım” türünden pragmatik cinliklerle değil… Kaldı ki, binlerce yıllık insanlık geleneklerine göre hemen bütün inançlarda oruç vardır. Oysa diyet kültürü ve diyet teknikleri modern Batı kültürünün ve beden kavrayışının bir ürünüdür ve endüstriyel bir modadır.

Fakat iki gündür televizyon programlarına bakıyorum. Ramazan yine bireysel açıdan zengin şişmanların diyet; yoksul zayıflamışa beslenme ayı gibi sunuluyor. Olacak şey mi? Peki bize olayın “nefis terbiyesi” ile ilgili yönlerini anlatıp duran büyükanne ve büyükbabalarımızın söyledikleri buhar mı oldu zamanla?

İnancındaki içtenliğinden asla kuşku duyamayacağımız birçok Müslüman da neredeyse böyle kavrıyor. Hatta bazı medyatik hekimlerin söylediklerinin izinden giderek oruçta beden sağlığına ilişkin “hikmet” ler bulma konusu abartıldıkça abartılıyor. Doğrusu toplumbilimcilerin bu tür modern eğip bükmeler hakkında yapacakları araştırmaları ve ulaşacakları sonuçları merak ediyorum.

Ramazan Kuran ayıdır. Kuran’ın iniş ayıdır. Bu anlamda Kuran’ın vahyinin bir “maide” yani “gök sofrası” nın insanların önüne koyulması olduğunu söyleyen ilahiyatçılara kulak vermek gerekir. “Gök sofrası” karşısında “yer sofraları “nı terk etmektir oruç… Hikmeti bedensel olmaktan çok ruhsaldır. “En güzel diyet” yorumları, “muhteşem iftarlar” promosyonları nasıl alıp başını gitmiş, anlayamıyorum ki!



 
Sep
03
    
astrolojix.net | 03 Eylül 2008 11:24 | 0 fav | etiket: , , , , ,  
Pek çok kişi Ramazan'da şişmanladığından yakınıyor. Bilinçsizce yapılan beslenme hataları, gün boyu bir şey yenmemesine rağmen kilo aldırıyor. İftar ve sahur mönülerinde uzmanların önerilerine kulak verirseniz, Ramazan'dan zayıflamış olarak çıkabilirsiniz

Ramazan'da oruç tutarken forma girmek de mümkün. İftarın ardından şişmanlamak istemiyorsanız, Taylan Kümeli'nin hastaları için hazırladığı özel Ramazan diyeti önerilerine kulak verin...

Oruç da bir diyet midir?
Diyeti aç kalmak olarak düşünürseniz, aslında orucun ta kendisidir. Ama ne oruç ne de diyet, aç kalmak değildir. Bir tanesi bedenin terbiyesi ve doğru beslenme alışkanlığını edinmek, diğeri ise ruhun terbiyesi ve bununla açların halinden anlamak. Eğer bu perspektiften bakarsak, sonuçta Ramazan bittiğinde hem doğru beslenmemizden ödün vermemiş oluyoruz hem de dini görevimizi yerine getirmiş oluyoruz.

Oruç tutarken kilo verilebilir mi?
Tabii ki oruç tutarken kilo vermek mümkün. Ama şu çok önemli, hiçbir şekilde orucu kilo vermek amacıyla tutmamak gerekli. Eğer bir diyet programı uyguluyorsanız ve bu diyet programına devam ediyorsanız, Ramazan bunu sekteye uğratıcı bir dönem değildir. Ama oruç tutmak sadece kilo vermek amacı taşırsa, başarılı olunmayabilir. Çünkü bu düşünce beraberinde bir dizi beslenme hatasını da getirebilir.

Neden oruç tutanlar kilo almaya meyilli olurlar?
İftarda çok yiyip yine aynı rutini sahura kadar sürdürenler, Ramazan'dan fazla kilo ile çıkarlar. Hiç yemediği yiyecekleri Ramazan'da yiyenler, şekere düşkün olmadığı halde dönemsel olarak şeker tüketimini artıranlar, yine bir ay sonunda ek kilo elde ederler. Bunların hepsi de direkt olarak Ramazan'da kilo almaya neden oluyor.

Ramazan'da nasıl sağlıklı beslenilir?
Mutlaka sahura kalkılması gerekiyor. Sahur bir kahvaltı öğünü gibi düşünülmeli. Bu öğünde, kahvaltıda yer alan hafif ve gün içinde enerji veren yiyecekler tüketilmeli. Tok tutsun diye, kesinlikle; kızartma, ağır hamur işleri, yüksek kalorili yiyecekler ve yağlı etler tüketilmemeli. İftar ise öğlen yemeği gibi olmalı. Tek bir öğünde bütün gün yenmesi gerekenleri tüketmek yerine, iftar mönüsü ikiye bölünmeli. Mutlaka su ile oruç açılmalı. Ardından, başlangıç için pidenin sekizde biri, yani bir dilim ekmeğe eşdeğer kısmı ile iftariyeliklerden azar azar yenmeli. Devamında, hafif bir çorba ve minik bir salata porsiyonu ile öğün tamamlanmalı. Kişi, bir davetteyse tüm yiyeceklerden çok az miktarda ve bol bol çiğneyerek yemeli. Ardından, üç hatta üç buçuk saat sonrası sebze yemeği ve yoğurt yenmeli.

Tokluk hissini artıracak gıdalar hangileri?
Yüksek posalı, kepekli gıdalar çok daha fazla tok tutar. Bu nedenle, iftarda ve sahurda kepekli yiyeceklere ağırlık verilebilir. Sıvı oranı yüksek gıdalar da önemlidir. Çorba, sebze ve yoğurt gibi besinler, sağlıklı sandöviçler, Ramazan boyunca tüketilebilir.

Oruç tutarken yapılan beslenme hataları neler?
Gün boyu hiçbir şey yemeden, tek bir öğün yemek en büyük hatalardan biri. Gazlı içeceklerle orucu açmak, kızartma ve tatlılara ağırlık vermek, uzun saatler aç kalmanın sanki çok fazla yemek yeme hakkını doğurduğunu düşünmek, bütün gün ne yemeliyim diye plan yapmak ise diğer yanlışlar.

Ramazan'da sizce yasaklı gıdalar var mı?
Kişiyi çok susatacak salamura gıdalar, hamur tatlıları, şarküteri, yağlı etler, çok fazla miktarda kuru yemiş ve ağır meyve şerbetleri önermiyorum. Bazı insanlar iftardan sonra ya da sahurda hiçbir şey içmeyip, şerbet ya da komposto içiyorlar. Bunu asla önermiyorum. Aynı şekilde, Ramazan boyunca gazlı içeceklerden kaçınmak gerekli.

Neden Ramazan'da daha fazla tatlı yemek isteriz?
Eğer yeme sistemini tek bir öğüne düşürürsek, 18.30'a kadar bütün gün aç kalındığında insülin çok fazla salgılanıyor. İnsülinin fazla salınımı şekerin düşmesine neden oluyor. Şeker düşüklüğü ise ister istemez şeker yemeye itiyor. Bu nedenle aç kalınan süreyi en aza indirmek; sahura kalkıp, sahurla iftar arasındaki süreyi azaltmak gerekli.

İftar sonrası yeme krizine karşı ne yapılabilir?
Kişi yeme krizine girerse, hemen bir bardak su içmeli. Hızlı yenen yemek var olan mide hastalığının artmasına, yoksa da başlamasına yol açar. İftar yemeğini yavaş yemek de doymayı sağlar.


 
Sep
03
    
Beslenme tipi ile saatlerinin değişmesi ve hareketin azalması nedeniyle Ramazan ayında kilo almak kaçınılmaz hale geliyor. Ancak uzmanların önerdiği dengeli beslenme yöntemiyle şişmanlamak bir yana, kilo bile verilebiliyor.
 
 
Ramazan ayının gelişiyle birlikte oruç tutanların günlük beslenme şekli birdenbire değişiverir. Genelde 3 öğünden ibaret olan günlük beslenme 2 öğüne düşerken özellikle kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işleri, tatlı ve börek tüketimi artar. Buna karşılık meyve, sebze ve beyaz et tüketimi azalır. Oysa ki ister 3 öğün, isterseniz 2 öğün yiyin; günlük almanız gereken karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral oranları hep aynı olmalıdır.
Dengeli beslenerek 'Ramazan ayında hiç diyet olur mu?' diyenlere yanıtımız: Evet. Bir günde almanız gereken besin değerlerini iftar ve sahura akıllı bir şekilde bölüştürerek sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bunun için Ramazan'da sıkça yapılan beslenme hatalarından kaçınmalısınız. Bahar Tıp Merkezi Uzman Doktoru M. Ali Çelebi, beslenme hatalarını şöyle sıralıyor: 'İftarda boş mideye birden yüklenip hızlı ve çok yemek midede ağırlık, yanma, bulantı, gaz ve kabızlık gibi sorunlara yol açıyor; yemek esnasında su içmek sindirimi güçleştiriyor. İftarda ağır yemekler yiyip sahura kalmamak mideyi zorluyor.'
Az ama sık yemeği ve iftar ile sahur öğünlerini 3-4 öğüne paylaştırmayı öneren John F. Kennedy Hastanesi Diyetisyeni Selçuk Yurttaş ise oruç tutarken kilo almamak için öncelikle dengeli beslenmenin ve besin değeri yüksek olan kaliteli besinlerin önemine değiniyor. Yurttaş'a göre oruca 1 bardak su ve iftariyeliklerle başladıktan sonra bir kâse çorba içip ara verilmeli; daha sonra hafif bir sebze yemeği, ızgara et, yoğurt ve salata ile devam edilip sahura kadar bol su içilmeli ve meyve yenmeli. Diyetisyen Banu Kazanç ise sahur öğününde reçel, bal, domates, peynir ve 2-3 dilim ekmek yemeyi öneriyor. Veya az yağlı börek, pilav ya da makarna ile hoşaf veya taze meyve suyunun ideal bir sahur yemeği olduğunu belirtiyor. Susuzluğu giderici özelliğinden dolayı sahuru çayla tamamlamak gerektiğinin altını çiziyor.


Ramazan'da nelere dikkat etmelisiniz?

Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.

* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.

* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.

* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.

* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.

* Ramazan'da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.

* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.

* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.

* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.

* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.

* Ramazan'da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.

Oruç ne zaman sakıncalı?

Uzun bir açlıktan sonra ağır yemek, kalbin yükünü artırabilir. Dolayısıyla kalp krizi, yüksek tansiyon, beyin kanaması ve felç gibi hastalıklar artabilir. Mide ülseri vakalarında ülseri azdırabilir. İnsülin iğnesi kullanan, hamile olan, kan şekeri normalin altına düşen ve 65 yaş üzerinde olan, düzenli ilaç kullanmayıp diyetini uygulamayan şeker hastaları oruç tutamaz. Kan şekeri 140'ın altında olan ve insülin iğnesi kullanmayan ikinci tip şeker hastaları oruç tutabilirler. Oruç tutmak kişiyi manevi açıdan rahatlattığı için stresten uzak tutuyor. Bu durumdan en çok asabi şekeri ve tansiyonu olanlar yararlanırlar. Oruç tutan şeker hastası sahura mutlaka kalkmalı. Ramazan'da kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşer, ancak ikinci haftadan sonra kan şekeri 40 ile 80 puan arasında yükselir. İftarda tıka basa yemek yemek, pankreasın yorulmasına ve kan şekerinin artmasına neden olur. Diyabet ve tansiyon hastaları, ateşli hastalıkları olanlar, sık ilaç alımının gerektiği durumlarda, akıl hastaları, verem ve kanser hastaları oruç tutmamalıdırlar.

Ramazan için diyet önerileri
Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay'ın Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri

* 3 kibrit kutusu kadar peynir, 5-6 zeytin, bol salata, 4 dilim ekmek, bol salata. Veya:
* 1 kibrit kutusu kadar peynir, 1 yumurta, 5-6 zeytin, söğüş salata, 4 dilim ekmek.
Veya:
* 7-8 çorba kaşığı makarna, 1 porsiyon beyaz veya kırmızı et, komposto. Veya:
* 3 yumurtalı menemen, 4 dilim ekmek, çay ya da kahve.

İftar önerileri

* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et (tavuk ya da balık), 1 porsiyon sebze yemeği, yarım su bardağı yoğurt, salata, 2-3 dilim ekmek.
Veya:
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et, 1 porsiyon sebze yemeği, salata, yarım su bardağı yoğurt, 5-6 çorba kaşığı pilav veya makarna, 1 kâse komposto.

Diyetisyen Aşkın Yüksel'in Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri

* 2 yumurtalı menemen, çay, 2 dilim kepek ekmeği, 1 meyve.
* 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir, 5-6 zeytin, 2 dilim kepek ekmeği, 1-2 mevsim meyvesi.
Veya:
* 1 kâse yoğurt, 2 dilim tepsi böreği (4-5 kibrit kutusu kadar), 1-2 mevsim meyvesi. Tatlandırıcı ile hazırlanmış kuru kayısı veya erik kompostosu.

Sahur önerileri

Çalışanlar için:
* Hurma, zeytin veya su ile orucu açın. 1 kâse sebze veya mercimek çorbası, 1-2 dilim kepek ekmeği, 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir.
* Yağsız peynirli tost, söğüş salata, 1 elma veya mandalina.
Evde oruç açanlar için:
* 1 porsiyon ızgara balık, 4-5 çorba kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği , 2 dilim kepek ekmeği
Saat 21:00'de: 2-3 meyve, Komposto, Hafif sütlü bir tatlı

 



 
Aug
31
    
astrolojix.net | 31 Ağustos 2008 13:20 | 0 fav | etiket: , ,  
Diyeti bozanların çoğu, o diyete bitmiş gözüyle bakar. Oysa her şeyin başladığı nokta orası. Asıl beceri devam etmekte.Diyet yaparken, verdiğiniz her kilo size nasıl motivasyon sağlıyorsa, diyet listeniz dışındaki bir şeylerden atıştırıp diyeti bozmanız da o kadar cesaretinizi kırar. Diyet yapan hemen herkesin yaşadığı bir durumdur bu. Sonucu ise vicdan azabı, suçluluk duygusu ve kendiniz ile iradesizliğinize karşı hissettiğiniz öfkedir. Ve ardından şu düşünce beyninize çöreklenmeye başlar: "Ne yararı var ki?"

Tüm bunlar tanıdık geldi mi?
Diyeti bozmaktan kaynaklanan, kendinize yönelttiğiniz eleştirel duyguları daha da genişletip anlatmak mümkün, ama sanırım neden bahsettiğimi hepimiz biliyoruz. Sorunun anahtarı ise gene sizde, düşünme biçiminizi değiştirebilmenizde.

Diyet yapmaya bir oyun gibi bakabiliriz. Bazıları oyunu kazanç ve yenilgileriyle kabul ederken, bazıları için kaybetmek dayanılmazdır. Kaybedince de surat asıp bir kenara çekilip oyunu bırakırlar. Oysa kilo verme oyununda durum biraz daha farklıdır. Bir diyet programı uygularken, diyet listenizin dışına çıkıp, yememeniz gereken şeyleri yemek, mutlak bir son değildir ve kaybetmeyi getirmez. Ama tabii eğer hatanızı fark ettiğiniz yerde durmayı bilirseniz.

İşte size bir örnek: 3 haftadır diyet uyguluyorsunuz ve fevkalade bir başarı göstererek diyet listenizi harfiyen uyguladınız. Kendinizle gurur duyuyorsunuz ve harika hissediyorsunuz. Daha sonra arkadaşınızın doğum günü partisine gidiyorsunuz ve bir bardak şarap içiyorsunuz. Daha ne olduğunun farkına bile varamadan, yanınıza birisi gelip kanape tabağını burnunuzun dibine sokuyor ve o lezzetli şeylerden mutlaka denemeniz gerektiğini 100 kere tekrar ettikten sonra, kanapeleri ağzınıza tıkmaya başlıyor. Böylece daha 'Mutlu yıllar sana' diye şarkıyı söylemeye başlayamadan, kendinizi 4000 kaloriyi mideye indirmiş bir halde buluyorsunuz. 3 haftadır göz ucuyla bile bakmadığınız tatlılar, tuzlular ve pastalar sindirim sisteminizde eğlenceli ve mutlu bir yolculuğa çoktan çıkmış bulunuyorlar.

Bu esnada çoğumuz bu durumun nerede sonlanacağını düşünür. Aslında bu, tam da her şeyin başladığı noktadır. Öncelikle elde tutulur gerçekleri bir gözden geçirelim: Diyetiniz gerçekten de çok büyük bir yara mı aldı? Pek sayılmaz. Belki yarım ya da bir kilo aldınız. Ama bu, şimdiye kadarki başarınızın yanında fazla bir şey sayılmaz. Kaldı ki, yarım ya da bir kilo vermek sizin için problem değil. Daha kendiniz fark bile edemeden verirsiniz o yarım kiloyu.

Eee o zaman sorun ne?
Sorun ne yaptığımız değil, ona yüklediğimiz anlam. Onca çaba harcadıktan sonra, böyle bir kaçamak yaptığımız için kendimize o kadar kızıyoruz ki, kafamızın içinde düşünceler yıldırım hızıyla akıp gitmeye başlıyor. "İradesiz!" diyoruz kendimize. "Asla başaramayacaksın, hep ama hep şişko kalacaksın." Bunları düşündükçe daha da negatif oluyoruz, daha da aşağılıyoruz kendimizi. Buna çözüm olarak da diyete son vermeyi buluyoruz.

Oysa kaldığımız yerden devam edebilsek. Yapmamanız gereken bir şey yaptınız. Olsun. Tüm hayatınızı çöpe atıyor musunuz? Atmadığınıza göre, diyetinizi niçin bırakasınız ki? Unutmayın, oyunu kazanmanın yolu devam etmekten geçer, bırakırsanız tüm kazanma şansınızı boşa harcamış olursunuz.