| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar
 
Aug
31
    
astrolojix.net | 31 Ağustos 2008 13:22 | 0 fav | etiket: , ,  

Olgunluk çağına gelen kadın kilo almaya başlamışsa, bunun sağlık açısından tehlike oluşturacağını düşünmek yanlıştır. Ama önlem almamakta bir o kadar yanlıştır. Şişmanlık tehlikeli boyutlara ulaşmadan önlenebilir. Ancak bu konuda aceleci olunmamalı.Menopoz öncesinde başlayan şişmanlama, hormon dengesinin yeniden kurulmasıyla sona erebilir. Şişmanlık tehlikeli boyutlara ulaşmadan önlenebilir. İşte ipin ucu kaçmadan uygulamanız tavsiye edilen 5 öneri.

Menopozda özellikle bel bölgesindeki kalınlaşma tehlike işaretidir. Karındaki yağ hücreleri metabolik bakımdan daha faaldirler ve kalçalardaki yağ hücrelerinden daha tehlikelidirler. Bu bölgelerdeki yağ hücreleri, ensüline karşı direnç oluştururlar. Bu da kandaki şekerin temizlenmesi için çok daha fazla ensülin üretimini zorunlu hale getirir.

Stresin metabolizma üzerindeki etkisi asla hafife alınmamalı. Özellikle menopoz döneminde kadının strese girmesi, kilo almasını hızlandırıyor. Menopoz döneminde kadının hayatında yeni stres kaynaklarının ortaya çıkması kilolarının da artmasında etkin bir rol oynuyor. Sakın stresin sizi zayıflatacağını düşünmeyin. Menopozda stres kilo aldırır.

Eğer olgunluk çağına gelinceye kadar vücut egzersizi yapmadıysanız, artık geç kaldığınıza kendinizi inandırmayın. Tam aksine, bugünden tezi yok, egzersizlere başlamalısınız. Kaslarınız ensülin alıcılarıyla yüklüdür. Ne kadar çok kas kütleniz olursa, egzersizler sayesinde düzenli bir şekilde ısı açığa çıkarırsınız ve karbonhidratlarla yağları yakmanız kolaylaşır. Kalbinizi ve kemiklerinizi de korursunuz. Menopoz döneminde düzenli vücut egzersizi yapmak çok önemlidir.

Kadınların yüzde yirmi beşi, menopoz dönemine yaklaşırken tiroit bezleriyle sorun yaşarlar. Tiroit bezlerinin az çalışması, metabolizma hızını azaltır. Yorgunluk, kilo almak, el ve ayakların soğuk olması, saçların seyrelmesi ve kabız gibi belirtiler tiroit problemlerinin habercisidir. Tiroit ölçümü yaptırıp tiroit hormonlarınızın ne durumda olduğunu öğrenmenizde büyük yarar var.

Menopoz dönemi başlayan kadınların hepsi vücutlarındaki östrojen fazlasını yok edebilmek uğruna bir beslenme programı, vitamin ve mineral takviyesi ve egzersiz programı uygulamalıdır. Şeker ve nişasta ağırlıklı besinlerden uzak durulmalı, posalı besin maddeleri tercih edilmeli. Bu arada fast- food türü yiyecekleri beslenme listenizden hemen çıkarmalısınız.



 
Aug
31
    
astrolojix.net | 31 Ağustos 2008 13:20 | 0 fav | etiket: , ,  
Diyeti bozanların çoğu, o diyete bitmiş gözüyle bakar. Oysa her şeyin başladığı nokta orası. Asıl beceri devam etmekte.Diyet yaparken, verdiğiniz her kilo size nasıl motivasyon sağlıyorsa, diyet listeniz dışındaki bir şeylerden atıştırıp diyeti bozmanız da o kadar cesaretinizi kırar. Diyet yapan hemen herkesin yaşadığı bir durumdur bu. Sonucu ise vicdan azabı, suçluluk duygusu ve kendiniz ile iradesizliğinize karşı hissettiğiniz öfkedir. Ve ardından şu düşünce beyninize çöreklenmeye başlar: "Ne yararı var ki?"

Tüm bunlar tanıdık geldi mi?
Diyeti bozmaktan kaynaklanan, kendinize yönelttiğiniz eleştirel duyguları daha da genişletip anlatmak mümkün, ama sanırım neden bahsettiğimi hepimiz biliyoruz. Sorunun anahtarı ise gene sizde, düşünme biçiminizi değiştirebilmenizde.

Diyet yapmaya bir oyun gibi bakabiliriz. Bazıları oyunu kazanç ve yenilgileriyle kabul ederken, bazıları için kaybetmek dayanılmazdır. Kaybedince de surat asıp bir kenara çekilip oyunu bırakırlar. Oysa kilo verme oyununda durum biraz daha farklıdır. Bir diyet programı uygularken, diyet listenizin dışına çıkıp, yememeniz gereken şeyleri yemek, mutlak bir son değildir ve kaybetmeyi getirmez. Ama tabii eğer hatanızı fark ettiğiniz yerde durmayı bilirseniz.

İşte size bir örnek: 3 haftadır diyet uyguluyorsunuz ve fevkalade bir başarı göstererek diyet listenizi harfiyen uyguladınız. Kendinizle gurur duyuyorsunuz ve harika hissediyorsunuz. Daha sonra arkadaşınızın doğum günü partisine gidiyorsunuz ve bir bardak şarap içiyorsunuz. Daha ne olduğunun farkına bile varamadan, yanınıza birisi gelip kanape tabağını burnunuzun dibine sokuyor ve o lezzetli şeylerden mutlaka denemeniz gerektiğini 100 kere tekrar ettikten sonra, kanapeleri ağzınıza tıkmaya başlıyor. Böylece daha 'Mutlu yıllar sana' diye şarkıyı söylemeye başlayamadan, kendinizi 4000 kaloriyi mideye indirmiş bir halde buluyorsunuz. 3 haftadır göz ucuyla bile bakmadığınız tatlılar, tuzlular ve pastalar sindirim sisteminizde eğlenceli ve mutlu bir yolculuğa çoktan çıkmış bulunuyorlar.

Bu esnada çoğumuz bu durumun nerede sonlanacağını düşünür. Aslında bu, tam da her şeyin başladığı noktadır. Öncelikle elde tutulur gerçekleri bir gözden geçirelim: Diyetiniz gerçekten de çok büyük bir yara mı aldı? Pek sayılmaz. Belki yarım ya da bir kilo aldınız. Ama bu, şimdiye kadarki başarınızın yanında fazla bir şey sayılmaz. Kaldı ki, yarım ya da bir kilo vermek sizin için problem değil. Daha kendiniz fark bile edemeden verirsiniz o yarım kiloyu.

Eee o zaman sorun ne?
Sorun ne yaptığımız değil, ona yüklediğimiz anlam. Onca çaba harcadıktan sonra, böyle bir kaçamak yaptığımız için kendimize o kadar kızıyoruz ki, kafamızın içinde düşünceler yıldırım hızıyla akıp gitmeye başlıyor. "İradesiz!" diyoruz kendimize. "Asla başaramayacaksın, hep ama hep şişko kalacaksın." Bunları düşündükçe daha da negatif oluyoruz, daha da aşağılıyoruz kendimizi. Buna çözüm olarak da diyete son vermeyi buluyoruz.

Oysa kaldığımız yerden devam edebilsek. Yapmamanız gereken bir şey yaptınız. Olsun. Tüm hayatınızı çöpe atıyor musunuz? Atmadığınıza göre, diyetinizi niçin bırakasınız ki? Unutmayın, oyunu kazanmanın yolu devam etmekten geçer, bırakırsanız tüm kazanma şansınızı boşa harcamış olursunuz.
 
 


 
Aug
31
    
astrolojix.net | 31 Ağustos 2008 10:58 | 0 fav | etiket:  
Sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz. Nasıl mı?

Özel yiyecekler almadan, pahalı diyet kulüplerine katılmadan sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz.



1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için.

2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur.

3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.

4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun.

5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu.

6- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.

7- Öğün aralarında yeme istedi doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor.

8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.

9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.

10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.

11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.

12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin.

13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.

14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar.

15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.

16- Ev işi yaparak da kalori yamanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.

17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.

18- Sık ama az yiyin.

19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.

20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.



 
Aug
29
    
astrolojix.net | 29 Ağustos 2008 08:11 | 0 fav | etiket: , ,  

Sevgili lida kullanıcıları;
Lida hakkında uzun zamandır araştırma yapmaktayım bu sadece google’ dan girip bulduğum her bilgiyi bir araya getirmekten ibaret değildir her konuda olduğu gibi bu konuda da bilgi kirliliği var. Çok fazla yanlış bilgi de var “seninkilerin doğru olduğu ne malum” derseniz; haklısınız ben hep bunu diyerek araştırdım sizlerde bunu yapabilirsiniz.
Ama sanırım imkânlarım biraz daha fazla,(şanslıyım). Bildiklerimi belli bir sıra halinde buradan yazmak istedim zaten mr. Lida ile bu yönde bir konuşmamız olmuştu.

Öncelikle lidanın içeriğindeki bitkiler hakkında yanlış olanı düzeltmek isterim. İnternetteki bitkiler (gurana kereviz filan gibi tamamen tercüme hatası hele üç yapraklı yunnan yosunu beni hep güldürmüştür…) lida kesin olarak bir yosun bitkisi filan değildir içeriğinde yosunla ilgili hiçbir bitki de yoktur.
Lida üç bitkiden oluşur (çiçek, meyve ve kök)
Lidanın kutusunun üzerine dikkatla bakarsanız “daidai hua” yazdığını görebilirsiniz.
dai; sarı demek daidai ise altın gibi yada biraz daha zorlarsak sapsarı bile denebilir.... japonca da ise tai tai diye söyleniyor... yani bu da portakal demek bizim turunçgillerin turuncu renkten gelmesi gibi.... ayrıca "hua" da çiçek demek.... yani portakal çiçeği dersek hiç yanlış olmaz... kapsüllerin paketlendiği aluminyum folyoya dikkatle bakarsanız çiçek desenini görebilirsiniz.... Ama bu portakal bizimkiler gibi değil yenilemeyecek kadar ekşi çok iri ve en az 25--30 çekirdeği olan bir portakal kabukları 1cm kalınlığında... bu meyve binlerce yıldır çinde zayıflama ilacı olarak kullanılmış... tabi lida da meyvesi değil çiçeği var (öyle umuyoruz).
Bu çiçeğin ekstresi kullanılmış, çiçekteki maddelere gelince tabiî ki bir bitki içerisinde yüzlerce kimyasal madde bulunur. (bu arada her şey kimyasal maddedir. Bir şeyin %100 saf bitkisel olması onu zararsız yada zararlı yapmaz %100 kimyasal olmasıda öyle. Zaten saçma bir laftır bu sadece satış numarasıdır).
Evet çiçeğin kimyasal içeriğine gelelim bir sürü madde olmasına rağmen aktif olanları daha doğrusu biyolojik ve farmakolojik olarak aktif olanları önemlidir bizim için… meraklısına tüm listeyi verebilirim…

Çiçeğin % 4.5 kadarı naringin denen bir madde, %7 kadarı neo hesperidin, %0.5 kadarıda hesperidin maddelerinden oluşuyor içtiğimiz lidada bunlar var…
Naringin: (sanırım bizim narenciye kelimesi buradan geliyor ya da bizden oraya gitmiş). Bu madde bütün turunç gillerde bulunmakta. Greyfutun acı tadını veren madde bu,bizim yediğimiz portakalın meyvesinde çok çok az var kabuğunda bulunuyor daha çok. Bazılarının meyvesinde çok (greyfut gibi), bazılarının çiçeğinde bazılarının kabuğunda… çoğu yan etki dediğimiz, gözlemlerin sorumlusu bu madde…
Bu madde aslında çok faydalı ve bununla ilgili çok fazla bilimsel yayın yapılmış. Birkaç örnek vereyim, en önemli özelliği antikanserojen bir madde ,kanser önleyici diyebiliriz bu alanda bir sürü yayın var.(meraklısına verebilirim tabi ki yada bulabilirsiniz)., antioksidan bir madde gene kanserli hücre oluşumuna karşı bir özellik, yine bu maddenin serum yağ düzeyini düşürücü etkisiyle ilgili birkaç yayın var.
Bütün bunlar güzel olanlar kanser önleyici ,yağ düşürücü ve burada sayamadığım çok fazla şey.
Ama! Bu madde karaciğerde bulunan sitokromP450enzimleri dediğimizCYP3A4 VE CYP1A2 enzimlerini inhibe eder. Yani bu enzimlerin çalışmasını, bir takım kimyasalları parçalamasını engeller.
Bunun anlamı; bu enzimler devredışı kalınca lida ile ( fazla greyfut suyu ile aynı şey) alınan bir ilaç karaciğerde parçalanmayacak demektir dolayısı ile aldığımız ilaçın dozu karaciğerde parçalanmadığı için aşırı yükselecektir. Hangi ilaçların bu enzimle parçalandığı ise çok uzun bir liste. Önemli olabilecek bir kaçını yazayım; Tansiyon ilaçları, (içeriğindeki madde isimleridir ilacın ticari ismi değil) midazolam, cyclosporin, lovastatin, simvastatin ve bence en önemlisi kafein, nikotin… örneğin antihistaminikler (alerji ilaçları). Bu maddelerle birlikte lida yı kullanırsanız bu maddelerin yan etkilerini görürsünüz. Örneğin çay kahve ile alırsanız aşırı kahve içmiş gibi kalp çarpıntısı yapar bu lidanın değil kafeinin etkisidir sigara da aynı şekilde fazla sigara içmiş gibi olursunuz başınız döner vs.
Tabi burada şunu söylemeden geçemeyeceğim karaciğerdeki bu enzimler sadece şirketlerin yaptığı ilaçları parçalasın diye orada bulunmuyor, sonuçta bu enzimler yediğimiz gıdalardaki bizim bilmediğimiz sonsuza kadarda bilemeyeceğimiz sayısız maddeyi de parçalıyorlar. Bu durumda bazı kişiler için alerjik durumlar ortaya çıkabilmekte… ( daha iyi anlaşılması için bir örnek vereyim örneğin, her zaman yediğimiz bir şeyde bulunan bir madde olsun ve bu maddenin miktarı da bize hiçbir kötü etki yapmasın. bu madde de bahsettiğimiz enzimler tarafından parçalanıyor olsun; ömür boyu bu böyle zararsız giderken bu enzim devre dışı kaldığında o maddeye karşı bir alerji belirtisi görebilirsiniz.). bu anlatılanlar sizi fazla korkutmasın bunlar çok çok nadir görülen şeylerdir ama oluyor işte. Sonuçta hiç kimse lidayı size zorla içirmiyor bu tür bir şey gördüğünüzde içmeyi bırakırsınız ve bütün etkiler 2 hafta içinde azalarak geçer.



 
Aug
29
    
Kullanıcı sorusu =
"sibutramin"in belli bir ölçüde olması gerektiğini aksi takdirde "serotonin" maddesinin geri alım inhibitörü olduğunu öğrendim.
"serotonin" eksilmesi durumunda hangi hastalıkların çıkabileceğini internetten araştırdım.Bunlar başta psikolojik rahatsızlar olmak üzere bir çok kalp,mide,böbrek,karaciğer rahatsızlıkları.
Pek açık ve net bir sorunun cevabını istiyorum.Lida'nın içinde "sibutramin" oranı ne kadar?Olması gerekenden ne kadar fazla?
Ne kadar fazla diye soruyorum çünkü biliyorum ki fazla.Burda günlüklerde de baktım.Çoğu insanda sinir,stres,kaygı gibi durumlara sebep olmuş..
Ben yarın hastaneye gidicem."serotonin" azalması olup olmadığını öğrenicem.
Lida'yı 3 gün önce bıraktım.Dayanılmaz omuz ve bel ağrısı,baş dönmesi,mide bulantısı gibi yan etkiler yaşadım.Tüm bu belirtileri araştırdığımda "fibromiyalji" hastalığı dikkatimi çekti..Ve işin en ilginç yani "fibromiyalji" hastalığının sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte bu hastalığı yaşayan insanlarda "serotonin" azalması saptanmış..
Diğer bir korktuğum hastalıkta "panik atak".Bu hastalığın belirtileri de gene çok ilginç Lida kullanan kişilerin zaman zaman yaşadığı problemlere çok benziyor.
Sorumu tekrar yineliyorum.Lida'nın içinde "sibutramin" ne kadar var?Bu oran olması gerekenden ne kadar fazla?Lida'yı bıraktığımız anda bir ilaç tedavisi görmeden salgılanan "serotonin" tekrar normal seviyesine ulaşabilir mi??


Kimyagerin cevabı =

seretonin geri alım inhibitoru olan bir madde seretonin azalması yapmaz tam aksine serotonin artışı yapar çoğu antidepresanlarda bu mekanizma ile çalışır. dolayısı ile bulduğunuz hastalık yanlış ayrıca bu tür az bilgi ile bulduğunuz her hastalığı kendinize yakıştırabilirsiniz ilk yıllarını okuyan tıp öğrencilerinin başına hep gelir bu tip şeyler. Asıl önemli olan sizin kilonuz ve sanırım 60- 65 civarı sizin bu ilaçtan uzak durmanız gerekiyor ilk baştan beri bunu hep yazacağım galiba.... sorun içeriği değil kilonuz... omuz ağrılarınızın sebebide kilonuz. lidanın içeriğinde size enerji verecek maddeler var şişmanlığın sebeplerinden birisi hareketsizlik bunun için konmuş daha doğrusu içeriğindeki bitkiden geliyor (madem meraklısınız oktapamin diye bakın) ama miktar gene fazla kilolular için. seretoniniz hiç az değil merak etmeyin... soruların ve sorulabilecek soruların hepsine cevap olacak uzun bir yazı hazırlıyorum merak etmeyin...

Kullanıcı sorusu =

65 KİLO ALTI KULLANMASIN DİYORSUNUZ. KİLO BOYLA ORANTILI BİRŞEY SONUÇTA 1.75 BİRİ İÇİN 65 İDEAL OLABİLİR AMA 1.50 BOYU OLAN İÇİN TABİKİ FAZLA! BOY VE KİLO ORANTISINA GÖRE KULLANILMASI GEREKMEZMİ? BİZ ÖYLE KULLANDIK.CEVAPLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Kiyagerin cevabı =
evet dediğiniz doğru ama bu konu epeyce karışık. ben henüz bu kilolarda kişinin şişmam olup olmadığını saptayabilecek bir indekse rastlamadım...ne sizin dediğiniz ne benimki tam doğru sadece benim dediğim şey; yani 65 kilonun altı kesin bir sınır (yani yan etki görünmemesi büyük bir şans) ama dediğiniz gibi uzun boylu birisinde kilo 70 bile olsa yan etkiler olacak yine. ASIL OLAN İSE LİDANIN YANETKİLERİ KİLO İLE BİRLİKTE YAĞ ORANIYLADA ÇOK İLGİLİ. sportif bir vücut olsun yada örneğin erkeklerde 75, 80 de bile çok yan etki görülebilir. Bana göre bahsettiğimiz kiloların altında kişiler için hiç uygun değil.malesef kapsulun dozu yüksek, daha öncede dediğim gibi bu kapsül kilosu fazla olanlar için üretilmiş. ben kilosu 60,65 arası kullanıp ta yan etki görmeyen hiç kimseye rastlamadım başta olmasa bile mutlaka sonradan ortaya çıkıyor( bir hafta içinde). kilosu boyuna uygun olan ve 80 kilo bile olsa genede yan etkisini görebilir. kısacası yağınız bol olacak...


 



 
Aug
29
    

Kulanıcı sorusu=

Sandaloz sakızı diye birşey duydum peki bunun hk. bilgi verebilirmisiniz? birde kilosu az olanlar botanic i kullanabilirmi? teşekkürler
Kimyagerin cevabı =
Ben sadece lida ile ilgili soruları cevaplamayı düşünüyorum. ama mademki ilk soru bu.... sandaloz sakızı hakkında internetteki bilgilerden fazla bir bilgim yok... sizde netten aratıp öğrenebilirsiniz. diğer zayıflama ürünü için şunu söyleyim; bu tür zayıflama ürünleri gerçekten kilolu kişiler düşünülerek üretiliyorlar. içeriğindeki kimyasallar az kilolu kişilerde bir sürü istenmeyen yan etkiler yapar. bir ilacın saf bitkisel olması onu masum yapmaz, kimyasal olmasıda masum yada iyi yapmaz. Bu sadece satma numarasıdır o kadar.
kimyager=
merhaba arkadaşlar....lida ile ilgili belkide ilk söylenecek şey; Lida (yani daidai hua) kesinlikle bir yosun kapsülü değildir. hele hele üç yapraklı yunnan yosunu hiç değildir. Bunu diyenlerin bu kapsülün içeriği hakkında en ufak bilgileri olamaz. önce içindeki bitkilerden birisinden bahsedeyim:
bir kere kapsulun ismine bakın ne yazıyor "dai dai hua" hiç kimsenin aklına gelmiyormu bu ne demek acaba diye....
dai; sarı demek daidai ise altın gibi yada biraz daha zorlarsak sapsarı bile denebilir.... japonca da ise tai tai diye söyleniyor... yani bu da portakal demek bizim turunçgillerin turuncu renkten gelmesi gibi.... ayrıca "hua" da çiçek demek.... yani portakal çiçeği dersek hiç yanlış olmaz... kapsüllerin paketlendiği aluminyum folyoya dikkatle bakarsanız çiçek desenini görebilirsiniz.... Ama bu portakal bizimkiler gibi değil yenilemeyecek kadar ekşi çok iri ve en az 25--30 çekirdeği olan bir portakal kabukları 1cm kalınlığında... bu meyve binlerce yıldır çinde zayıflama ilacı olarak kullanılmış... tabi lida da meyvesi değil çiçeği var (öyle umuyoruz) (etkilerine bakarsak var olduğunu söyleyebiliriz)
bu arada bitkinin latince ismi; citrus aurantium... meraklılar arayıp baksınlar. çiçeğinin içeriğindeki kimyasalları ve etkilerini daha sonra yazacağım sizlere. (zamanım oldukca). (başka ilaçla almayın,,, zayıflar kullanmasın,,, kullananlar su içsin)
Kullanıcı sorusu =
 
Ben bej renkli lida kullanıyorum .Almadan önce doğum kontrol hapı kullandığımı söylemiştim Sorun olmaz denmişti gerçi ben bu ay kullanmadım ama şimdi kafam karıştı .Doğum kontrol hapıyla birliktede Lida Kullanamıyoruz çünkü ben Lida dan çok memnunum .Bu Konuya açıklık getirirseniz sevinirim .Şimdiden sağolun ....
Kimyagerin cevabı =lida içeriğinde çok faydalı antikanserojen, antioksidan bir madde var (kanser önleyici) portakal çiçeğinden geliyor kan yağ düzeyinide düşüren bir madde...

ama bu madde aynı zamanda kullandığımız ilaçların bir çoğunu parçalamaya yarayan bir enzimide etkiliyor ve ilaçların parçalanması (metebolize olması) engelleniyor ve kan düzeyinin aşırı yükselmesine neden oluyor. bu durumda sizin ilacın vucuttaki parçalanma mekanizmasını bilmiyoruz en iyisi ben devre dışı kalan enzimleri yazayım (karaciğerde bulunan sitokrom P450 enzimleri ki bunlarda CYP3A4 ve CYP1A2 dir ) biz hangi ilaç bu enzimlerle parçalanıyor bilmediğimiz için hiç bir ilaçla kullanılmaz diyoruz. sizin kullandığınız ilacın vücuttaki metebolize oluş mekanizması eczacılardan yada bir doktordan sorulabilir. eğer bu enzimle bir ilgisi yoksa tabiki kullanılabilir.
Kullanıcı sorusu=
selam . öncelikle bu konudaki hassasiyeti için mr . lidaya ve bizleri aydınlattığı için kimyagere çok teşekkür ederim.ben yaklaşık 15 gün düzenli kulannım sonucu 3 kilo verdim ve yan etkilerinden dolayı kendimi canlı cenaze gibi hissettiğim için mr. lidanın da tavsiyesiyle ara verdim tekrar başladım gün aşırı 2 tane daha içebildim. şimdi ise atarax,dramamine vasosercFort ilaçlarını kullanıyorum. sürekli başım dönüyor elim ayağım titriyor ve zaman zaman baş ağrısı çekiyorum. su içmeye ve sağlıklı beslenmeme çok dikkat ediyorum . daha önce lida sayesinde 20 kilo vermiş bi arkadaşın sinir sistemi altüst olmuş durumda tedavi görüyor. sinir sistemine bu derece zarar vermesinin nedenini merak ediyorum.şimdiden çok teşekkürler takipçinizim.
Kimyagerin cevabı =sanırım burada sürekli aynı tavsiyeler tekrar edilecek.
lida şişmanlar için üretilmiş bir ilaçtır. kilonuz az sa yan etkiler çok olacaktır. ve diğer ilaçlarla kullanmayın. aslında şu an aldığınız ilaçların yan etkilerinden de bir kitap yazılabilir. 20 kilo veren arkadaş kaç kiloya gelmiş acaba.. kilonuz azaldıkça yan etkiler çoğalacak. önceki arkadaşa verdiğim cevabı tekrar ediyorum lida içeriğinde çok faydalı bir madde var ama ilaçların vücutta parçalanmasını sağlayan bir enzimi engelliyor... bu enzim sadece ilaçların yıkımında görevli değil... kafein nikotin de bu enzim tarafından parçalanıyor. eğer çay içiyorsanız yada kahve yada sigara, bunlardan gelen cafein ve nikotin parçalanamadığı için kandaki düzeyi çok yükselecektir. çarpıntılar el ayak titremesi hepsi birbirine karışır... zaten lida içeriğinde sizi enerjik yapacak maddelerde var hepsi üstüste gelince anlattığınız etkiler olur bunun üzerine birde kilonuz düşükse dahada kötü olur... sizler için geniş bir yazı hazırlıyorum hem bu maddelerin isimleri hem etkileri açısından... lida doğru kullanımda çok iyi sonuç alacağınız bir ilaçtır... hem uygun kişi hem doğru kullanım...


 
Aug
29
    
merhaba herkese;
öncelikle bana burayı ayırdığı için
mr.Lidaya teşekkür ediyorum .
kendisini lida kullanıcıları için paraladığı içinde teşekkür ediyorum. çünkü günümüzde sıradan satıcıların hemen hepsi satıp arkasına bakmadan gidiyor.
o da öyle yapabilirdi bir aktar gibi davranabilirdi, ama yapmamış zaten benim burada yazmama ikna oluşumda sırf onun bu huyunu görmemin büyük rolü var. Diğer bir neden de lida hakkında internette dolaşan belkide çok büyük bir yüzdesi yanlış olan bilgiler hakkında kullanıcıları aydınlatmak istedim. içerikle ilgili çok söylenecek şey var, bitkiler maddeler filan.... bu konuda bana hiç bir sansür uygulamayacağınıda söyledi, ne deyim artık güvendiğiniz kadar varmış...
bana çok soru geleceğini ve işimin çok zor olacağı uyarısınıda yaptı....
sorularınızı yanıtlamaya çalışırım tabi ama bence sadece zaman ayırıp yazdıklarımı okumanız yeterli olacak...( bu arada kimyagerim.. bunu niye yazdım bazen etiket aranıyor inanmak için, en önemli etiketim meraklıyım diyelim olsun...)

nerden başlayacağımı bilmiyorum ama... ilk olarak içeriğini filan boşverin en acil ve en önemli kısımı söyleyim....

bir kere lidayı kesinlikle başka bir ilaçla birlikte kullanmayın, şimdi tek tek ilaçları saymak anlamsız olacak ama antidepresan, antihistaminik(alerji ilaçları), tansiyon düşürücüler gibi,..... tekrar yazayım HİÇ BİR ilaçla....

ikinci en önemli olan "benim bir iki kilo vermem lazım" diyenler, (bayanda)kilosu 65 in (erkekte)75 in altında olanlar lidadan uzak dursunlar. çünkü bu ürün şişmanlar için üretilmiştir. bunun şakası yok arkadaşlar... bu tür kişilere dozu yüksek gelir ve bir sürü yan etkiyle boğuşursunuz. (çin linin umurunda değil bunlar). zayıflarken kilonuz bu kilolara yaklaştığındada çok dikkat etmelisiniz...( günde bir kapsül çok gelir(gelebilir demiyorum))

üçüncü olarak su meselesi 1.5 - 2 litreden az su içiyorsanız olmaz içemiyecekseniz lidayı geri verin yada bırakın (kilonuz ne olursa olsun)...

bu arada çay kahve ve alkolden uzak durun. kalp çarpıntısının nedeni gurana bitkisi değil (içinde gurana bitkisi yok çünkü). içtiğiniz çay ve kahvenin lida ile birlikte yaptığı etkidir. içmediğiniz halde gene de çarpıntı varsa bu önemli değil (ama tabiki kalp damar probleminiz yoksa)...

lida kesinlikle sağlam insanlar için üretilmiş bir zayıflama kapsülüdür.
acil olanlar şimdilik bu kadardı..
görüşmek üzere...


 
Aug
29
    
astrolojix.net | 29 Ağustos 2008 07:47 | 0 fav | etiket: , ,  

İlk Defa Bu Kadar Umutluyum

selam arkadaşlar.
lida zayıflama haplarını 10 gündür kullanıyorum ve şu ana kadar 4 kilo verdim bile. normalde kilo vermem zor çünkü tiroidlerim az çalışıyo. ilk defa bu kadar hızlı kilo veriyorum. sporla da destekliyorum sürekli hareket halindeyim gün içerisinde. sabahları ve akşamları yürüyüş yapıyorum 1-2 saat. gün içerisinde vakit bulunca spor salonuna gidip aletlerle çalışıyorum. hiç bu kadar çabuk kilo vermemiştim. normalde çok kilolu biri diilim. ideal kilomdan 9 kilo fazlayım ama bu kadar çabuk kilo vereceğimi hiç tahmin etmemiştim. umarım bu şekilde devam eder ve bir an önce kilolarımdan kurtulurum. yıllardır üstümde ağırlık gibi taşıyorum ama artık lida sayesinde hepsinden kurtulucam. en iyi dietisyenlerin bile verdiremediği kilolarımı lida ile vereceğime inanıyorum.
umarım herkes kilolarından kurtulur sonuçta bu bi sağlık meselesi. herkese kilo verme çabasında başarılar arkadaşlar.

24 Günde 9 Kilo Verdim

 Valla ne diycemi bilmiyorum,başlamadan önce bütün ilgili siteleri inceledim.Komşumuz 1 ayda 8 kilo vermişti…
5 yıldır doktorumun verdiği bütün ilaçları kullandım kilo veriyordum ama iştahım hala kabarıktı,o ilaçlarla tabi 1 ayda anca 3 kilo veriyordum,buda iyi kötü değil tabiki ama gün ,içinde daima aç geziyordum.
Lida yı kullandığım 3. günden itibaren tokluk hissini yaşamaya başladım.1 etiform paketini bitirdiğim anda sanki 1 paket makarna yemiş kadar oluyorum.

Lidanın 1.kutusunun bitmesine 6 gün var ve ben 24.gün yani bugün tartıldım ve 9 kilo vermiş olduğumu gördüm,ayrıyetten vücut kitle endeksimde ki yağ oranımda da azalmalar var,yani su değil yağ kaybı yaşanmış…
şunuda belirtmek istiyorum ilk zamanlar baş dönmem oluyordu,hatta idrarımdan yağ atıldığını farkettim,inanın günümüzde aspirinin bile yan etkileri varken yok
ağız kuruluğu yapıyor,yok tansiyonum düştü saçmalıklarını bırakın….alın vitamininizi bol su için bakın nasıl zayıflanıyor…

sevgiler!!!



 
Aug
28
    
astrolojix.net | 28 Ağustos 2008 07:01 | 0 fav | etiket: , ,  
Sağlıklı doğumun ardından her annenin, hamilelik döneminde alınan 10-12 kiloyu vermek için gayret sarf ettiğini belirten Uzman Dr. Erdoğan Yürük, diyete en az 3 hafta sonra başlanmasını tavsiye ederek, "Emziren anne en az günlük 2 bin kalori almalı, proteinlere önem vermeli, günde 2.5-3 litre sıvı tüketmeli, limonata, papatya ve ıhlamur çayı içmeli" dedi.

Zayıflama Merkezi Uzmanı Dr. Erdoğan Yürük, hamilelik döneminde alınan kiloların doğumdan sonra verilmek istendiğini kaydederek, "Amaç, ne şekilde olursa olsun kilo vermek değildir; sağlıklı beslenerek kilo vermektir. Kilo vermek için yapılan sağlıksız diyetlerde bazı temel gıdalar az veya hiç alınmamakta, bunu sonunda anne sütü azalmakta veya kalitesi bozulmakta ve neticede annede ve bebekte sağlık problemleri oluşmaktadır" dedi. Bebeklerin beslenmesinde anne sütünün en önemli besin kaynağı olduğunun unutulmamasını isteyen Yürük, "Anne sütü bebeğin beslenmesi, gelişmesi ve büyümesi için en önemli gıda olduğu gibi anne ile bebek arsında psikolojik bağ oluşmasını da sağlıyor. Bu nedenle annenin beslenirken özellikle sütünün yeterli miktarda olmasına özellikle dikkat etmesinde sonsuz fayda var" uyarısında bulundu. Emzirme süresince sütün ayda 2 kilodan fazla verilmemesini öneren Yürük şunları söyledi:

"Beslenmede proteinlere özellikle yer vermeli. Hayvansal proteinin yanında bitkisel protein (fasulye-nohut-soya) alınmalıdır. Balık haftada 1-2 öğünde yer almalı. Vitamin ve mineral yönünden zenginliği tartışmasız olan meyve ve sebzeler asla ihmal edilmemelidir. Bu dönemde sigara ve alkolün yasak olduğu da akıllardan çıkarılmamalı. Kilo vermede diyetin değişmez yardımcısı olan hareket de ideal kilolarınıza gelmenizde size yardımcı olur. Kilo verme ve tokluk meydana gelmesi konusunda akupunktur uygulamalarını da tercih edilebilir. Emziren annenin günlük kalorisi 600-750 kalori fazlalık içerir. Bu yüzden de günlük alınacak kalorinin en az 2 bin-2 bin 200 olmasına dikkat etmelidir. Diyette unutulmaması gereken diğer konu bol miktarda sıvı alınmasıdır. Sıvı alınması yaklaşık 2.5-3 litre civarında olmalı, suyun yanında az şekerli limonata, papatya çayı, ıhlamur gibi sıvılar da tüketmelidir."

Bir haftalık diyet programı

Dr. Yürük emziren anneler için 1 haftalık diyet programını ise şöyle açıkladı:

1. Gün

Sabah:

  • Bir Bardak Şekersiz Süt,
  • Bir Yumurta,
  • Bir Kibrit Kutusu Kadar Beyaz Peynir,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği

Arada Acıkırsanız Bir Elma.

Öğle:

  • Bir Porsiyon Yağ Konmadan Yapılan Etli Türlü,
  • Bir Ufak Tabak Makarna (Yağ Koymadan Haşlanacak)
  • Bir Kase Yoğurt,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği.

Akşam Üstü Bir Dilim Kepek Ekmeği ile Bir Dilim Beyaz Peynir.

Akşam:

  • Bir Kase Domates Çorbası,
  • Bir Balık Izgara,
  • Bol Salata,
  • Serbest Meyve.

2. Gün

Sabah :

  • Bir Bardak Şekersiz Süt,
  • Bir Yumurta,
  • Bir Kaşık Bal,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Bir Domates-

Arada Bir Muz.

Öğle:

  • Bir Tabak Etli Taze Fasulye (Yağ Konmayacak),
  • Bir Porsiyon Yağsız Yapılmış Pilav,
  • Bir Kase Komposto (Sakarin İle Tatlandırın),
  • Bir Dilim Ekmek.
     

Akşam:

  • Bir Kase Tarhana Çorba,
  • 5-6 Adet Izgara Köfte,
  • Bir Tabak Püre,
  • Bir Kase Yoğurt,
  • Bir Tabak Kayısı.

Yatmadan Önce Bir Bardak Şekersiz Süt.

3.Gün

Sabah:

  • Bir Bardak Taze Portakal Suyu,
  • Bir Dilim Beyaz Peynir,
  • Bir Yumurta,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği.

Öğle:

  • Bir Tabak Taze Etli Bezelye,
  • Bir Kase Cacık,
  • Bir Ufak Dilim Börek,
  • Bir Kase Komposto (Sakkarin İle Tatlandırın),
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği.
     

Akşam:

  • Bir Kase Yayla Çorbası,
  • Bir Tavuk But Haşlama,
  • İki Havuç,
  • Bir Domates,
  • Bir Salatalık ve Birkaç Yaprak Maruldan Oluşan Salata Tabağı,

Yatmadan Önce Bir Muz.

4.Gün

Sabah:

  • Bir Yumurta,
  • Bir Dilim Beyaz Peynir,
  • Bir Domatez,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Birkaç Bardak Çay.

Öğle:

  • Bir Porsiyon Barbunya Pilaki,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Bol Salata,
  • Bir Ufak Kase Kaymağı Alınmış Yoğurt,

Akşamüstü Bir Muz.

Akşam:

  • Bir Porsiyon Bonfile,
  • Bir Patates Haşlama,
  • Bir Tabak Taze Fasulye,
  • Bir Kase Cacık,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Bir Domates.

Yatmadan Önce Bir Bardak Şekersiz Süt.

5.Gün

Sabah:

  • Bir Bardak Şekersiz Süt,
  • Bir Yumurta,
  • Bir Dilim Beyaz Peynir,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Birkaç Bardak Şekersiz Çay.
     

Öğle:

  • 6 Adet Yağsız Kıyma ve Az Ekmekle Yapılmış Izgara Köfte,
  • Bir Ufak Kase Kaymağı Alınmış Yoğurt,
  • Bir Tabak Süt ile Yapılmış Püre,
  • Bir Portakal.

Akşamüstü Bir Muz.

Akşam:

  • Bir Kase Mercimek Çorbası,
  • Bir Tavuk Göğüs Haşlama,
  • Bir Tabak Taze Fasulye,
  • Bir Kase Cacık,
  • Bir Elma veya Portakal.

6.Gün

Sabah:

  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Bir Bardak Süt,
  • 8-9 Adet Siyah Zeytin,
  • Bir Dilim Beyaz Peynir,
  • Birkaç Bardak Şekersiz Çay.
     

Öğle:

  • Bir Tabak Yağsız Et İle Yapılmış Türlü,
  • Bir Kase Cacık,
  • Bir Ufak Tabak Yağsız Yapılmış Pilav,
  • İki Portakal.

Akşamüstü Bir Bardak Ayran.

Akşam:

  • Bir Dilim Kepek Ekmeği Bir Adet Alabalık Haşlama,
  • Bir Domates,
  • İki Havuç,
  • Bir Salatalık,
  • Birkaç Yaprak Maruldan Oluşan Tabak,
  • Bir Ufak Tabak Yağsız Makarna (Üzerine İki Kaşık Yoğurt Koyabilirsiniz),
  • İstediğiniz Meyveden Bir Porsiyon Yiyin.

7.Gün

Sabah:

  • Bir Bardak Şekersiz Süt,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Bir Dilim Beyaz Peynir,
  • Bir Domates,
  • Birkaç Bardak Şekersiz Çay.

Öğle:

  • Bir Tabak Taze Bezelye,
  • Bir Dilim Kepek Ekmeği,
  • Bir Kase Cacık, İki Havuç,
  • İki Domates,
  • Bir Haşlanmış Patates,

Akşamüstü Bir Elma Ve Bir Portakal.

Akşam:

  • Bir Kase Domates Çorbası,
  • Bir Bonfile,
  • Bir Dilim Kepek Ekmek,
  • Bir Patates Püre,
  • Bir Domates,
  • Bir Salatalık,
  • Bir Havuç,
  • Bir Muz.

 



 
Aug
28
    
Deniz Seki'ye 13 kilo verdiren, Pınar Altuğ'a gelin diyeti yaptıran ünlü diyet uzmanı Taylan Kümeli milletvekilleri ve ordu mensuplarını da zayıflatıyor..

* Çok pratik bir kaynatımlık sularınız var sizin. Bize birkaç tarif verebilir misiniz?
Tabii, 5 bardak suyun içine 3 kayısı, 1 limon, bir avuç içi maydanoz, bir avuç içi kiraz sapı, üç yeşil çay koyup kaynatıyorsunuz. Sabahtan akşama kadar içiyorsunuz. Bu bağırsak problemini çözüyor. İştahı çok açık insanlar da, iki paket vişneyi, 6 bardak su ile kaynatıyorsunuz. Gün boyu içiyorsunuz. Tanelerini de yiyorsunuz.

* Pınar Altuğ'a gelin diyeti hazırladınız. Peki Pınar Hanım'a hamilelik diyeti de hazırladınız mı?
Pınar bir Başak burcu ve inanılmaz disiplinlidir. Ben diyet listesi verince hemen alışveriş listesini oluşturur. Anlarsınız ki, bu diyeti Pınar yapacak! Ama tabii şu gerçek ki, hamilelikte insanlar başka bir boyuta geçiyor. Henüz bir şey yapmadık o yüzden.

* Deniz Seki'ye de 13 kilo verdirdiniz...
Deniz bir kere yaratıcı bir insan. Öyle olduğu için gel gitleri var. Onun ruhsal yapısıyla vücudunun gel gitleri çok paralel. Ama o da söz dinliyor.

DIŞ ETKİLER VAR
* Dünya starları bizim sanatçılarımızdan daha daha fit duruyor. Neden bizimkiler bir zaman sonra kendilerini bırakıyorlar sizce?
Bir bütün içinde maalesef çok fazla dış etken var ülkemizde. Madonna'nın albümünü çıkartırken, 'ne kadar satacak, ne olacak' diye düşündüğünü zannetmiyorum. Bunlar çok etkiliyor.

* Sezen Aksu sizin tavsiyenizle kiraz sapı suyunu kaynatıp içiyormuş...
Evet. Kiraz sapı, avokado yaprağı, mısır püskülü Sezen Aksu'nun içtiği özel bir karışım. Ananas yiyor. Kiraz sapında vücudunuzdan su atacak çok büyük unsurlar var. Sezen Hanım'ın yaptığı en güzel şey kirazları yiyor, kiraz saplarını kaynatırken içine birkaç kiraz daha atıyor ve onu gün boyu içiyor.

* Sezen Aksu, Osman Müftüoğlu'nun denetiminde ama siz de ilgileniyor musunuz hâlâ?
Evet Sezen Hanım, şu anda başka bir tedavi görüyor. Ama onunla ilgili şöyle bir anım var. Beni bir gün birisi aradı. 'İzmirli emekli öğretmenim ben. Evladım, ben böbrek hastasıyım, param da yok. Bana bakar mısın?' dedi. Sesini o kadar çok benzettim ki Sezen Aksu'ya, 'Allah Allah' diyerek telefonu kapattım. Benim karakterimi anlamak için böyle esprili bir şey yapmış meğer.

* Politikacı eşlerini nasıl buluyorsunuz?
Cuma ve cumartesi Ankara'ya gidiyorum zaten onlar benim danışanlarım. Milletvekili ve ordu mensuplarından hastalarım var. Yorum yapamam.

* Milletvekilleri eskiden daha göbekliydi. Sizin eseriniz mi bu fit halleri?
Evet milletvekillerinin göbekleri gitti. Çok söz dinliyorlar! Benim Ankaralı hastalarım hiç beni üzmeden kilo veriyor.


Diyette önemli olanın hastanın motivasyonu olduğuna dikkat çeken Canan Aksoy yıllardır diyetisyen kapılarında kilo vermek için bekleyen Ata Demirer'e tam 22 kilo verdirdi..

* Ata Demirer ile tanışmanız nasıl oldu?
Ata Bey bana bir diyetisyen arkadaştan gelmiş ve belli bir kiloyu vermişti. Ancak diyetinden sıkıldığı ve bazı yiyecekler ona göre fazla kısıtlandığı için diyetisyenini değiştirmek istemiş, bir arkadaşı da beni tavsiye etmiş ona...

* Kaç kiloydu size geldiğinde?
Onu söylemem doğru olmaz ama altı ay içinde 22 kilo verdi.

* Peki nasıl bir hasta Ata Demirer?
Bir asker kadar disiplinli. Bazı sağlık problemleri vardı. Zaten sağlığı için kilo vermesi gerekiyordu. Bunu benimsediği için motivasyonu çok yüksek. Onunla avantajımız şu oldu, birincisi boyu çok uzun. İkincisi obezite çocukluk yıllarına dayanıyor ve en önemlisi erkek. Erkeklerin kadınlara göre metobolizması çok daha hızlı çalışır. Dolayısıyla daha kolay kilo verir.

* Ata Demirer'i bildik bileli aynı kilodaydı ama hep diyetisyene gidiyordu. Son aylarda gözle görülür ölçüde kilo vermiş. Siz bugüne kadar olan diyet programlarından farklı ne yaptınız?
Hayat standartında ufak değişikler yaptık. Örneğin 'Ben zeytinyağı ve zeytin yemek istiyorum' dedi. Diyetinizin yüzde 30'u zaten yağdan gelecek. O oran hesaplanarak tabii ki zeytinyağı tüketilir.

* Yani restoranda önümüze gelen zeytinyağını bir dilim ekmekle yersek kilo almayız?
Bir kilo yerseniz evet, alırsınız ama 10 gram zeytinyağı 90 kaloridir. Tam bir çorba kaşığı olarak hesaplayın.

PİZZA YEMEK İSTİYOR

* Başka ne yemek istiyordu Ata Demirer?
Mesela balık ve tam buğday unuyla yapılmış pizza yemek istiyordu. Kışın hamsi ve ıspanakla yazın da somon ve enginarla yapılan bu pizza, yanında salata ve ayranla birlikte haftada bir gün rahatlıkla yenebilir. Öğün aralarını iyi hesapladık. Bunun dışında zaman zaman alkol almak istiyordu Demirer. Bunu da dozunda tüketebileceğini söyledim. Ertesi gün rutin egzersizini biraz artırıyor o kadar. Normalde yarım saat yürüyorsa alkol alınca ertesi gün bir saat yürüyor.

* 22 kiloyu na kadar zamanda verdi peki?
Toplam altı ayda. Ata Bey'in çok uzun dönem diyet geçmişi var. Kendi tabiriyle 7-8 tane diyet uygulamış ve bu beslenme geçmişlerinin hepsinden biraz daha kilo alarak çıkmış.

* Bundan sonra hedefiniz ne?
Biz onun 60 kiloluk bir adam olmasını beklemiyoruz. Ata Bey'in kas kemik kitlesi zaten çok yüksek. Belki bir 20 kilo daha verecek ve artık kilo vermeyi bıraktığı noktada durup vücudun bu kilo ile barışık yaşamasını sağlayacağız. Şimdi yaz dolayısıyla biraz daha serbestiz. O teknede yaşıyor ve onun yaşam standardına göre pozisyon aldık. Daha farklı besinler tüketiyor, daha çok egzersiz yapıyor. Eylül gibi yeniden diyete başlayacağız.