Dengeli beslenerek 'Ramazan ayında hiç diyet olur mu?' diyenlere yanıtımız: Evet. Bir günde almanız gereken besin değerlerini iftar ve sahura akıllı bir şekilde bölüştürerek sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bunun için Ramazan'da sıkça yapılan beslenme hatalarından kaçınmalısınız. Bahar Tıp Merkezi Uzman Doktoru M. Ali Çelebi, beslenme hatalarını şöyle sıralıyor: 'İftarda boş mideye birden yüklenip hızlı ve çok yemek midede ağırlık, yanma, bulantı, gaz ve kabızlık gibi sorunlara yol açıyor; yemek esnasında su içmek sindirimi güçleştiriyor. İftarda ağır yemekler yiyip sahura kalmamak mideyi zorluyor.' Az ama sık yemeği ve iftar ile sahur öğünlerini 3-4 öğüne paylaştırmayı öneren John F. Kennedy Hastanesi Diyetisyeni Selçuk Yurttaş ise oruç tutarken kilo almamak için öncelikle dengeli beslenmenin ve besin değeri yüksek olan kaliteli besinlerin önemine değiniyor. Yurttaş'a göre oruca 1 bardak su ve iftariyeliklerle başladıktan sonra bir kâse çorba içip ara verilmeli; daha sonra hafif bir sebze yemeği, ızgara et, yoğurt ve salata ile devam edilip sahura kadar bol su içilmeli ve meyve yenmeli. Diyetisyen Banu Kazanç ise sahur öğününde reçel, bal, domates, peynir ve 2-3 dilim ekmek yemeyi öneriyor. Veya az yağlı börek, pilav ya da makarna ile hoşaf veya taze meyve suyunun ideal bir sahur yemeği olduğunu belirtiyor. Susuzluğu giderici özelliğinden dolayı sahuru çayla tamamlamak gerektiğinin altını çiziyor.
Ramazan'da nelere dikkat etmelisiniz?
Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.
Oruç ne zaman sakıncalı?
Uzun bir açlıktan sonra ağır yemek, kalbin yükünü artırabilir. Dolayısıyla kalp krizi, yüksek tansiyon, beyin kanaması ve felç gibi hastalıklar artabilir. Mide ülseri vakalarında ülseri azdırabilir. İnsülin iğnesi kullanan, hamile olan, kan şekeri normalin altına düşen ve 65 yaş üzerinde olan, düzenli ilaç kullanmayıp diyetini uygulamayan şeker hastaları oruç tutamaz. Kan şekeri 140'ın altında olan ve insülin iğnesi kullanmayan ikinci tip şeker hastaları oruç tutabilirler. Oruç tutmak kişiyi manevi açıdan rahatlattığı için stresten uzak tutuyor. Bu durumdan en çok asabi şekeri ve tansiyonu olanlar yararlanırlar. Oruç tutan şeker hastası sahura mutlaka kalkmalı. Ramazan'da kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşer, ancak ikinci haftadan sonra kan şekeri 40 ile 80 puan arasında yükselir. İftarda tıka basa yemek yemek, pankreasın yorulmasına ve kan şekerinin artmasına neden olur. Diyabet ve tansiyon hastaları, ateşli hastalıkları olanlar, sık ilaç alımının gerektiği durumlarda, akıl hastaları, verem ve kanser hastaları oruç tutmamalıdırlar.
Ramazan için diyet önerileri
Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay'ın Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri
* 3 kibrit kutusu kadar peynir, 5-6 zeytin, bol salata, 4 dilim ekmek, bol salata. Veya:
İftar önerileri
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et (tavuk ya da balık), 1 porsiyon sebze yemeği, yarım su bardağı yoğurt, salata, 2-3 dilim ekmek.
Diyetisyen Aşkın Yüksel'in Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri
* 2 yumurtalı menemen, çay, 2 dilim kepek ekmeği, 1 meyve.
Sahur önerileri
Çalışanlar için:
|
Müthiş Alternatif Zayıflama Teknikleri !
Hiç
aç kalmadan, hatta kendinizi gün boyu küçük bir kuzu yemiş gibi
hissederek kilo vermek istersiniz öyle değil mi? O halde dünyada
popüleritesi giderek artan, ilaçsız, üstelik hiçbir yan etkisi olmayan
alternatif zayıflama yöntemleriyle tanışmanın tam sırası!
Yaz kapıya dayandı ama siz hala istediğiniz kiloya
inemediniz öyle değil mi? Kabul edin, şimdiye dek boğuştuğunuz ölümcül
diyetler bile bu kadar kısa bir sürede sizi eski kilonuza kavuşturmaya
yetmeyecek. Yani önünüzde iki seçenek var: Ya tatili unutup evinizin
sote ama güneş alan bir yerinde güneşlen- meyi tercih edeceksiniz, ya
da sıkı ama etkili bir diyet programı uygulayacaksınız. Tamam kabul,
ikisi de kulağa hiç ama hiç hoş gelmiyor. Hele diyet deyince tüyleriniz
diken diken oluyor. Neyse, allahtan “alternatif tıp” çılar bizler gibi
hem yiyip hem de zayıflamak isteyenleri de düşünmüş de birkaç zayıflama
metodu geliştirip, biz kadınların bu elzem sorununu kökünden halletmeyi
başarmış. İşte bu yöntemlerden bazıları:
Bilinen
en eski tedavi yöntemlerinden olan akupunktur Çin’de tam 5000 yıldır
uygulanmasına rağmen zayıflama yöntemi olarak benimsenmesi
20yy.rastlıyor. Ülkemizde bu yöntemle kilo verdiren birçok hekim var.
Bunlardan biri de 1994 yılından bu yana Kudekas isimli akupunktur
yöntemini uygulayan iç hastalıkları uzmanı Dr. Gürkan Kubilay.
İnsanların kilo almalarının en büyük nedenini aldıkları kaloriyle
harcadıkları kalori arasında denge kuramamasına bağlayan Kubilay, “Eğer
ortalama bir yeme düzeni yoksa, arada sırada yapılan katı rejimlerin
kişiyi kandırmaktan öteye gidemediğini, bir süre sonra da metebolizma
iyice yavaşladığından az yense bile kilo verilemiyeceğini söylüyor ve
ekliyor: “Biz sistemimizle sadece kilo verdirmeyi değil, aynı zamanda
doğru beslenme alışkanlığının sağlanmasını amaçlıyoruz.”
Nasıl uygulanıyor?
Akupunturun kilo kaybetmedeki en önemli amacı kendi başına yapıldığında zor olan bir şeyi kolay hale getirmek. İşte
bu aşamada stres, halsizlik, yorgunluk gibi rejimin getirdiği zorluklar
ortadan kalkıyor. Böylece vücutta açlığa kolayca tahammül etme sistemi
kuruluyor. Bu etki de mide noktası olarak bilinen kulağa takılan
manyetik iğnelerle sağlanıyor. Bu iğneler sayesinde zaman zaman açlık
duyulsa da çok az yenerek açlık hissi tamamen bastırılabiliyor.
Yeliz P. (34) Mimar
“Kendimi
bildim bileli kiloluydum. Birçok defa diyet yaptım ancak, her seferinde
diyeti bırakır bırakmaz kilolarımı geri alıyordum. Hem de fazlasıyla!
Bu da kendimi çok çaresiz hissetmeme neden oluyordu. Sonra bir gün, bir
arkadaşım sayesinde akupunkturla tanıştım. İğneler kulağıma takıldıktan
iki gün sonra az yemek yememe rağmen, sanki tıka basa doymuş gibi
kalkıyordum sofradan. Tedavim tam iki ay sürdü. Arada bir kaçamaklar
yapmama rağmen iki ayda tam 10 kg verdim. Şimdi çok mutluyum.”
Son
yılların gözde zayıflama yöntemlerinden biri de Ayuveda. 5000 yıllık
doğal sağlık sistemi Ayuveda’nın temel tedavisi olan Panca-Karma
yöntemi ise damak tadından ödün vermek istemeyenlerin imdadına
yetişiyor.
Panca-Karma
sisteminin uygulanışı diğer alternatif zayıflama yöntemlerine göre
biraz daha mistik. Yağla yapılan masajlar, buhar banyoları ve bitkisel
terapiler tedavinin ana başılıklarını oluşturuyor.
Hastalar
tedaviye önce beş gün kadar evde kendilerini hazırlayarak başlıyorlar.
Daha sonraysa iki haftalık özel kür uygulanıyor. Günde üç saat yapılan
buhar tedavileri, özel yağlarla yapılan masaj, vücuda uygulanan yağ
akımları gibi tekniklerle toksinler, sindirim kanallarında toplanıyor
ve dışarı atılıyor. Bu teknikler aynı zamanda kişinin vücut tipine
uygun diyetlerle de destekleniyor. Her öğünde en fazla iki avuç yemeğin
verildiği diyetler Ayuverda’nın üç beden tipi olan Kapha, Vata ve
Pitta’ya göre düzenleniyor.
Buna
göre Kapha beden tipine sahip olanlar, şişmanlığa en eğilimli grup
kabul edilirken Vatta tipi mensupları ince yapılı olmalarıyla
tanınıyor. Pitta tipi ise balık etli ve açlığa tahammülü zayıf kişiler
olarak biliniyor.
Yılmaz G. (42) Hekim
“Aslında
şişmanlığımı fazla dert ettiğimi söyleyemem. Ama yaşımın ilerlemesi ve
bir takım sağlık problemleriyle karşılaşmamdan ötürü geç de olsa
zayıflamaya karar verdim. Altertatif tıpla
eskiden beri ilgili olduğumdan Panca-Karma yöntemiyle zayıflamak bana
çok cazip geldi. Tipik bir Vatta mensubu olduğumdan kendime uygun bir
diyet seçtim ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte üç ayda tam 12 kg
verdim.”
“Bu
da nereden çıktı” demeyin. Eski çağlardan bu yana en etkili tedavi
yöntemlerinden biri olan hipnoz, son yıllarda fazla kilolarından
kurtulmak isteyenler için de kullanılıyor. Zira uzmanlar zayıflamanın
da kilo almanın da beyinde başlayıp beyinde bittiği görüşündeler. Yani
onlara göre asıl doyması gereken yerimiz midemiz değil beynimiz!
Bir
kişinin hipnozla kilo kaybetmesinin en önemli şartı, zayıflamayı
gerçekten istemesi ve hipnoza tepki vermesi. Aksi takdirde bu yöntem
başarılı olamıyor. Bu gerçekleşktikten sonra verilmek istenen kiloya
bağlı olarak tedavinin süresi belirlenerek seanslara başlanıyor.
Hasta seans süresince üç
aşamadan geçiyor. İlk bölüm “gevşeme”, ikincisi “telkin” ve üçüncüsü
ise “bilinçaltının etkilenmesi”. Tedavinin özü işte bu üçüncü aşamada
gizli. Bilinçaltı etkilenerek organizmanın kilo almaya neden olan
besinlere tepki vermesi sağlanıyor. Örneğin seans sonrasında çikolata
gibi yüksek kalorili yiyecekler yenildiğinde mide bulantısı başlıyor ve doğal olarak hasta bu yiyecekleri yiyemiyor.
Tedavi verilmek istenen kiloya ve metobolizmasına bağlı olarak 2-5 ay arasında değişiyor.
“İnanamadım ama oldu”
Zeynep(21), Öğrenci
“Hipnozla
zayıflama tedavime başlayana kadar sayısız diyet denedim. Önce herşey
iyi gidiyor, istediğim kiloya iniyorum. Ama sonra verdiğim kiloları
aynen geri alıyordum. Diyet boyunca çektiğim sıkıntılar da cabası! Hipnoz
tedavisi sırasında ise bunların hiçbirini yaşamadım. Çünkü ben istesem
de beynim abur cubur yememe müsaade etmiyordu. Sonunda başardım ve bir
ayda 6 kilo verdim.”
Akupunktur
“Diyet boyunca hiç açlık hissetmedim”
Ayuveda
Nasıl uygulanıyor?
“Doğru beslenmeyi öğrendim”
Hipnoz
Nasıl uygulanıyor?

