Etken
maddesi Uzakdoğu'da yüzyıllardır özellikle
yemeklerde zindelik amaçlı olarak işlenen
"Yunnan Yosunu" olan Lida, şu an
Uzakdoğu ve Amerika'da zayıflama preparatları
arasında en çok satan bitkisel besin takviyelerinden
biridir.
Son zamanlarda epeyce popüler olmaya başlayan, Tarım Bakanlığı
tarafından onaylanmış bu ürün hakkında sizlerle düşüncelerimi paylaşmak
istiyorum bu ayki yazıda. Yazıyı yazmaya başlamadan önce özellikle Türk
Internet sitelerinde ürün hakkında yapılan yorumlara göz attım. Sanırım
bu sitelerin %90'nin dan fazlasının ürünü ithal eden distribütör firma
ile ortaklık anlaşması var.
Herkes o kadar güzel övgülerle bahsediyor ki, onlara göre binlerce
yıldan beri bilinen bu mucize yosun bir anda çağın hastalığına deva
oldu. Üzgünüm ki, bu sitelerden bir tanesi bile bu yosunun, besinlerle
alınan enerji miktarının, metabolizma ve fiziksel aktivite ile
tüketilen enerji miktarına nasıl etki ettiğinden bahsetmiyor. Ve yine
konuyla alakalı bilimsel yorumlar "oldukça güvenli bir ürün",
"kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır", "inanılmaz
kuvvetli bir etkiye sahiptir" 'lerin önüne geçemiyor. Birde sürekli ve
düzenli olarak kullanılması gerektiğinin altı özellikle çiziliyor.
Lida'nin içeriğine kısaca baktığımzda şunları görüyoruz:
Burada önemle vurgulanması gereken bir konu da şu; Benim yukarıda
yazdığım ürün içeriği Lida'nın "Lida DaiDaihua" denen farklı bir türü.
Şayet Türkiye'de tartışılan ve satışa sunulan türden bahsediyorsak 1a
yerine 1b'yi listeye dahil etmeniz gerekiyor. Çünkü 1a "Lida Yunnan"
'in listesinde değilde "Lida DaiDaihua" 'nın listesinde. Yani yemek
tarifi gibi.
Doğal olmayan yollardan zayıflamanın birçok kimyasal yolu var.
Bunlardan en önemlisi "Sibutramine" ile geliştirilmiş daha çok
Pediatrik hasta sınıfı dediğimiz çocuk obezlere uzman kontrolünde
uygulanan tedavi şekli.
"Sibutramine"
(*** Sibutramine, serotonin norepinefrin ve dopamin'den oluşan bir
kombinsyondur. Yukarıda bahsi geçen bitkilerden Guarana olarak bilinen
"Paullinia Cupana" seratonin içerir.)
Şimdi şu soruyu sormak istiyorum. Uzman endoskopistler denetiminde
tamamen tıbbi şartlar altında yapılan ve obezite tedavilerinde
kullanılan kimyasal maddeler, nasıl oluyorda bu ne olduğu belirsiz
yosun hapları içine sokularak insanlara pazarlanmaya çalışılıyor?
Kilo kaybına sebep olan etkinin Lida değil de "Sibutramine" olduğunu sanırım söylememe gerek yok.
Sonuç olarak, eğer fazla kilolarınız olduğunu düşünüyorsanız öncelikle
günlük rutin'de ne türden aktifiteler yaptığınızı bir düşünün. Günde
kaç kilometre araba kullanıyorum ya da kaç basamak merdiven çıkıyorum?
Kaç dakika/saat yürüyorum ya da kaç saat oturuyorum? Bu soruların
cevapları size büyük ipuçları verecektir. Şayet tedavi konusunda
kararlıysanız ve kilo kaybetmek istiyorsanız bunu bir uzman kontrolünde
yapmak en sağlıklısı ve mantıklısı olacaktır.
Sınırsız yenecek bir diyet ürünü yok. Şekersiz ya da tatlandırıcılı olan her ürün aynı zamanda kalorisiz de demek değil
Diyet-light ürünler kilo vermek ya da formunu korumak isteyenlerin
hayatında önemli bir yere sahip. Obezitenin tüm dünyada artması ile bu
ürünlerin pazarı da gün geçtikçe büyüyor. Ancak bu ürünlerin ne kadar
doğru tüketildiği tartışılıyor. Bisküviden yoğurda, dondurmadan peynire
kadar geniş bir yelpazede bulunan bu ürünleri tüketirken yapılan en
büyük yanlış, sınırsız ya da bol miktarda tüketilebileceğine inanmak.
Ancak "light" yazısını görmeniz sınırsız yemeniz anlamına gelmiyor.
Şekersiz ya da tatlandırıcılı diye gördüğünüz her diyet ürünü de
kalorisiz değil. Diyet ürünlerin az kalorili diye bol bol tüketilmesi
değil kilo vermek, kilo almaya bile yol açıyor.
Beslenme ve diyet uzmanı Ayşegül Bahar Kaymakçı, "Yediğiniz diyet ürün
istediği kadar light olsun kararında tüketilmeli, kalorileri mutlaka
hesaplanmalı. Sınırsız yenecek bir diyet ürünü yok" diyor. Özellikle
süt, yoğurt gibi besinlerin yağı azaltılmış, "light" olanlarını
kolesterolü yüksek kişilere verdiklerini belirtiyor Kaymakçı. Diyet süt
ve yoğurdun yağı azaltılırken protein, kalsiyum ve karbonhidrat
miktarlarının artırıldığını, dolayısıyla kalori olarak light ve normal
süt yoğurt arasında büyük fark olmadığını sözlerine ekliyor: "Günde iki
bardak süt içilip iki kase yoğurt yeniyorsa diyet olanları da aynı
şekilde tüketilmeli. Ama bu light dondurma, bisküvi ve peynirler için
geçerli değil. Örneğin light dondurmada yağ yok ve kalorisi normal
dondurmaya göre çok düşük."
Etiketlerin dilini bilin
Diyabetik
Şeker yerine tatlandırıcıyla hazırlanmış ürünlerdir. Ürünün yağ ve
kalorisinde azalma olmayabilir. Ancak diyabetik ürünlerde kalorisi
olmayan tatlandırıcılar (sakkarin, aspartam, asesülfam-K)
kullanılabileceği gibi kalorili olan tatlandırıcılar (dekstroz, maltoz,
mısır şurubu, fruktoz) da kullanılabilir. Bu nedenle etiket iyi
okunmalı.
Light
Normal üründen üçte bir oranında daha az kalorili ya da yüzde 50 daha
az yağlı besinler. Az kalorili ya da az yağlı ürünler yüzde 50 az
sodyum (Na) içeriyorsa bu da light olarak nitelendirilir.
Ekstra light
Üründeki yağın yüzde 1'den daha az olmasıdır.
Diyet
Kalorisi azaltılmıştır.
Azaltılmış etiketli
Yüzde 25 oranında daha az kalori, doymuş yağ, kolesterol veya sodyum içeren ürünlerdir.
"Diyet"le "diyabetik"i karıştırmayın
Şeker hastaları için diyabetik etiketiyle satılan ürünlerde şeker
yerine yapay tatlandırıcılar kullanılır. Bunların yağ miktarları
azaltılmış değildir. Yani bu ürünler light veya düşük kalorili değil,
diyabetik ürünlerdir.
Kaymakçı: "Kalori açısından kepekli ile beyaz ekmek aynı" Diyet bisküviler: Tatlandırıcı içerirler ancak kalorileri
yüksektir. 2 dilim ekmeğin kalorisi 140 kaloridir. 1 paket diyet
bisküvi yemek 2 dilimden daha fazla ekmek tüketmeye denk düşüyor. Bir
paket diyet bisküvi yerine yarım simitle bir parça peynir ya da yağsız
bir tost yenebilir. Grissiniler: 2 grissini 1 dilim ekmeğe eşit. Üstelik
grissini yağ içeriyor. Düşük kalorili diye bir paket grissini yiyip
sonra neden zayıflamadım diye düşünenler var. Light mayonez ve margarinler: Özellikle kalp hastalığı olan kişiler bunları dikkatli tüketmeli. Kepek ekmeği: Kalori olarak kepekli ile beyaz ekmek arasında fark yok. Ancak kepeğin besin değeri daha yüksek. Kolalı içecekler: İçerdikleri kafein nedeniyle sınırsız
tüketilmemeliler. Kafein yağ metabolizmasında olumsuz etki yaratarak
aşırı tüketiminde vücutta yağlanmaya neden oluyor.
Diyet yaşının 12-13'lere düştüğü günümüzde büyüme çağındaki genç nüfus tehdit altında. Ama kilo alırken de bilinçli olmak şart!
TAYLAN KÜMELİ / bir kibrit kutusu lezzet
'Azı karar çoğu zarar' ilkesi beslenmemizde olduğu kadar kilo
kontrolünde de oldukça geçerlidir. Herkesin; yaş, cinsiyet, boy, mevcut
ağırlık, fizyolojik, psikolojik, çevresel, biyokimyasal bulgular gibi
kişisel parametreleri farklı olduğu için olması gereken ağırlıkları da
farklı farklıdır. Bunun için önemli olan kişinin önce beden tipine göre
istenen ağırlığı hedeflemesi ve mutlaka bir uzman kontrolünden geçmesi
elzemdir.
Günümüzde diyete başlama yaşının 12-13'lü yaşlara düştüğünü düşünecek
olursak özellikle büyüme çağında olan genç nüfusun tehlike altında
olduğunu görmekteyiz. Düşük ağırlık yetişkinler için de tehdit
oluştursa da özellikle gelişimini tamamlamamış bireyler için çok daha
kritiktir.
Uluslararası platformda kullanılan beden kitle indeksi denen standarda
göre bu değer 18'in altına indiğinde özellikle çocuklar ve büyüme
çağındaki gençler için tehlike çanları çalmaya başlar. Yetersiz ve
dengesiz beslenme hem fizyolojik hem de psikolojik pek çok sağlık
sorunu doğurabilir.
İstatistikler gösteriyor ki, genç kızların,
Büyük bir kısmı kilolarından hoşnut değilken, üçte biri kendini 'fazla yağlı' görüyor.
Yarıdan fazlası kilo vermek, kalanı da mevcut kilolarını korumak istiyor.
Normal kiloda olan her 4 kızdan 1'i hâlâ kilo vermeye çalışıyor.
Erkek çocukların ise yüzde 15'i kendisini fazla kilolu görüyor.
Peki ne yapmalı?
Öncelikle kilo durumunuzu doğru bir şekilde saptamanız gerekir, bunun
için birçok web sayfasındaki hesaplama araçlarından
yararlanabilirsiniz. Bu hesaba göre zayıf olduğunuz saptandıysa ve
hekim tarafından başka bir rahatsızlığınız olmadığı söylendiyse, burada
yazılanlar sizin içindir
Bol miktarda kızartma, hamur işi gibi bol kalorili şeyleri gün boyu
yiyerek sağlıklı bir şekilde kilo alamazsınız. Tüm temel besin
maddelerinden yeterli ve dengeli düzeyde almanız gerekir.
Sebze ve meyvelerden her gün 5 porsiyon yememiz gerekir. Bunlar doğal olmalıdır, yani dondurulmuş veya konserve olmamalıdır.
Süt ve süt ürünleri, özellikle kalsiyum, protein ve vitamin açısından
son derece zengin besinlerdir; sütle aldığınız kalori miktarını
artırabilirsiniz.
En önemlisi de; öğün atlamayın, yerken zevk almaya çalışın ve DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN.
Kilo almak için ipuçları
1. Yiyeceklerinizi seçerken bol kalorili olmalarına dikkat edin.
2. Günde 4-6 öğün yemek yiyin.
3. Bol karbonhidrat ve protein alın.
4. Su için. Su besinlerin kullanılabilmesi için temel bir besin
maddesidir ve kilo kazanmak istiyorsanız bol miktarda içmelisiniz.
5. Geceleri yatmadan 2-3 saat önce yemek yiyin. Böylece kaloriniz az harcanacaktır.
6. Yo-Yo diyeti uygulayın. 4 gün boyunca yüksek kalorili bir diyet
yapın, sonra 3 gün süresince daha çok kalori içeren yiyecekler yiyin.
7. Biraz daha fazla sodyum alın. Bu vücudunuzun suyu tutmasını sağlayacaktır.
8. Kırmızı et diğer etlere göre daha fazla kilo almanıza neden olur. Ancak arada başka protein kaynakları da tüketin.
9. Protein ve aminoasit içeren içecekler için.
10. Yiyin ve istirahat edin.
Pestil
Dut pekmezi, süt, bal, ceviz, fındık ve undan oluşan, protein,
karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral maddelerini önemli ölçüde içeren
bir gıda maddesidir. Özellikle A ve B vitaminleri ve demir yönünden
zengindir. Pestilin 100 gramında 293 kcal bulunur. Vücut doku ve
hücrelerinin yenilenmesinde, su dengesinin korunmasında, hormon, enzim
üretiminde, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye
sahiptir. Ayrıca iyi bir enerji kaynağıdır.
Soğuk günleri geride bıraktık ve nihayet yaza girdik. Malum yaza
girerken herkesin en büyük derdi kiloları oluyor. Giyilecek
kıyafetlerin içine girememe gibi bir problem ortaya çıkıyor. Bu hafta
sizlerle geçen gün okuduğum bir diyeti paylaşmak istiyorum.
diyet, diyet çeşitleri, diyet yemekler, diyetler, zayıflama,
güzellik, makyaj, zayıflamak, cilt bakımı, bakım, kalori, kilo verme,
kilo vermek, kadın, saç bakımı, bakım, vitamin, vitaminler, bakım
ürünleri
Bir kere diyete başladığınızda unutmamamız gereken en önemli şey asla
ama asla öğün atlamamanız. Yemeklerinizi küçük lokmalar halinde alın
ama hızlı yemeyin. Günde en az 3 ile 18 bardak su için ve fazla hareket
etmeye çalışın. Hareket etmek derken, zamanım yok, işlerim çok yoğun,
spor yapamıyorum diye bahaneler uydurmayın. Gerçekten bu denli yoğun
bir çalışma sisteminiz olabilir, ama evde, işyerinde asansör yerine
merdivenleri bile kullanmanız bir harekettir.
Gelelim Taylight diyetine ;
Sabah : 1 dilim kepek ekmeği,
1 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz veya diğer peynir çeşitleri…
1 domates,
1 salatalık ve sivri biber.
Sınırsız çay, kahve ama tatlandırıcı ile…
Bir de marketlerde kolaylıkla temin edebileceğiniz bitkisel
çaylardan 1′er poşet fincana koyup sabah ve akşam yemeklerinden sonra 2
kez içebilirsiniz. Yalnız bağırsak sorununuz varsa asla kullanmayın.
Arada grisini ya da 1 dilim kepekli ekmeği yiyebilirsiniz.
Arada 1 adet kepekli grisini ve kibrit kutusu büyüklüğünde peynir ve domates yiyebilirsiniz.
Akşam : Yarım marulu, şu seçeneklerden biri ile karıştırıp tüketebilirsiniz…
100 gram ızgara ya da haşlanmış tavuk veya köfte, biftek, tavuk şiş, mantar.
İki saat sonra ise ;
1 adet orta boy elma ve istediğiniz kadar limonata içebilirsiniz.
Ama bu limonatayı 3 adet limonu sıkıp, 2 adet limon kabuğu rendeleyip,
2 tane de nane yaprağı koyup öyle hazırlarsanız iyi olur.
Diyet yaparken dikkat etmeniz gereken bazı hususları tekrar
hatırlatmak istiyorum. Öğünlerinizi aynı saatlerde yemeye özen
gösterin. Akşamları 19:00 den sonra yemek yememeye dikkat edin. Eğer
mümkünse bol bol yürüyüş yapın. Bol bol su tüketin. Bitkisel çaylar
için. Toksinleri daha kolay vücudunuzdan atarsınız.
Bu hafta da benden bu kadar. Önümüzdeki hafta tekrar buluşmak üzere… Sevgi ve sağlıkla kalın
Hedef: Haftada ortalama 2 kilo.
Günlük kalori: 1000 Kcal
Uzun
sürede dengeli bir şekilde kilo verebileceğiniz bir diyet. Bu diyeti
istediğiniz kiloya ulaşana kadar 7 günlük periyotlar halinde
uygulayabilirsiniz.
%54,5 Karbonhidrat, %15 Protein, %29,5 Yağ.
BU DİYETİN GÜNLÜK MENÜLERİ
1. GÜN
Sabah : Çay veya kahve (şekersiz), 1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı), salatalık , domates, 1 ince dilim ekmek (kepekli)
Kuşluk : 4 adet diyet bisküvi
Öğle : 60 g kırmızı et (ızgara veya haşlanmış), 1 küçük kutu ayran, salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek (kepekli)
İkindi : 4 adet diyet bisküvi
Akşam : 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1/2 kase yoğurt (kaymaksız), salata (yağsız), 4 yemek kaşığı pirinç pilavı
Gece : 2 porsiyon meyve
2. GÜN
Sabah : Çay veya kahve (şekersiz), 1 kibrit kutusu dil peyniri, salatalık , domates, 1 ince dilim ekmek (kepekli)
Kuşluk : 2 adet grisini
Öğle : 60 g tavuk (ızgara veya haşlanmış), 1 küçük kutu ayran, salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek (kepekli)
İkindi : 1 çay bardağı süt
Akşam : 1 kepçe çorba, 8 yemek kaşığı sebze yemeği, ½ kase yoğurt (kaymaksız), salata (yağsız), 2 ince dilim ekmek (kepekli)
Gece : 2 porsiyon meyve
3. GÜN
Sabah : Çay veya kahve (şekersiz), 1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı), salatalık , domates, 1 ince dilim ekmek (kepekli)
Kuşluk : 1 porsiyon meyve
Öğle : 1 kepçe çorba, 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1/2 kase yoğurt (kaymaksız), salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek(kepekli)
İkindi : 4 adet diyet bisküvi
Akşam
: 60 g kırmızı et (ızgara veya haşlanmış), 1 küçük boy haşlanmış
patates, 1 küçük kutu ayran, salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek
(kepekli)
Gece : 1 porsiyon meyve, 1 çay bardağı süt
4. GÜN
Sabah
: Çay veya kahve (şekersiz), 1 kibrit kutusu dil peynir, 1 kibrit
kutusu beyaz peynir (az yağlı), salatalık , domates, 1 ince dilim ekmek
(kepekli)
Kuşluk : 2 adet grisini
Öğle : 1 kepçe çorba, 60 g tavuk (ızgara veya haşlanmış), 1 küçük kutu ayran, salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek (kepekli)
İkindi : 2 adet grisini
Akşam : 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1/2 kase yoğurt (kaymaksız), salata (yağsız), 4 yemek kaşığı erişte veya kuskus
Gece : 2 porsiyon meyve
5. GÜN
Sabah : Çay veya kahve (şekersiz), 1/2 kibrit kutusu kaşar peynir, salatalık , domates, 1 ince dilim ekmek (kepekli)
Kuşluk : 2 adet grisini
Öğle : 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1 kase yoğurt(kaymaksız), salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek (kepekli)
İkindi : 2 adet grisini, 1 küçük kutu ayran
Akşam : 60 g balık (ızgara veya buğulama), salata (yağsız), 2 ince dilim ekmek (kepekli)
Gece : 2 porsiyon meyve
6. GÜN
Sabah
: Çay veya kahve (şekersiz), 1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı), 1
kibrit kutusu dil peyniri, salatalık , domates 2 ince dilim ekmek
(kepekli)
Öğle : 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1 küçük kutu ayran, salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek (kepekli)
İkindi : 4 adet diyet bisküvi
Akşam : 60 g tavuk(ızgara veya haşlama), 1 küçük kutu ayran, salata (yağsız), 4 yemek kaşığı makarna
Gece : 3 porsiyon meyve
7. GÜN
Sabah
: Çay veya kahve (şekersiz), 1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı), 1
adet haşlanmış yumurta, 2-3 adet zeytin, salatalık , domates, 2 ince
dilim ekmek (kepekli)
Öğle : 1 kepçe çorba, 8 yemek kaşığı sebze yemeği, 1 kase yoğurt(kaymaksız), salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek (kepekli)
Akşam : 1 kepçe çorba, 100 gr. balık (ızgara veya buğulama), salata (yağsız), 1 ince dilim ekmek (kepekli)
Gece : 2 porsiyon meyve
Kilo vermek için tek önemli yol, yaktığınızdan daha az kalori
almanızdır. Bunu yapmaktansa söylemek daha kolaydır, değil mi? Bu
işlemi aldığınız her kaloriyi sayarak uygulayabilirsiniz.
Düşük- Şekerli Alış Veriş Listesi
Diyetinizi sevin ve ona uygun olan ürünler seçin! Aldığınız yiyecekleri nasıl kullanacağınızı ve nerede saklayacağınızı bilin.
Amerikalıların şekerle arası iyidir. Bu, en büyük suç mudur?
Alkolsüz içeceklerde bulunan şeker gün içinde aldığımız şeker
miktarının üçte biridir. Ayrıca, çay şekeri, bal, şekerler, reçeller ve
jöleler, kurabiyeler, kekler ve meyveli içecekler, bizim
vazgeçemediğimiz şeker alışkanlığımızdır.
Şeker miktarından neden endişe duyulmalıdır?
İki nedeni vardır: Kalori fazlalığı, vitamin ve mineral eksikliğidir.
Sabah atıştırmalarında, taze meyve yerine kurabiye yemek, gereksiz
kalori almamıza neden olur ve biraz fiber veya C vitamini sağlar.
Şekersiz tatlandırıcılı yiyecekler size uygun mu? Kesinlikle hayır.
Arzu ettiğiniz şekerli yiyecekleri yemeyi sürdürün. Çoğu şekerli
yiyecekde yüksek karbonhidrat vardır ayrıca sağlıklı vitamin ve mineral
oranı düşüktür.
Şekerlerle ilgili dikkat edilmesi gerekenler:
1. Soda, diyet soda ve bütün tatlandırılmış içecekler, tatlandırılmış buzlu çay gibi.
2. Kurabiye, şeker, reçel, jöle ve pasta.
3. Şekerin bulunduğu ilk üç bileşenden biri sabah kahvaltısındaki mısır
gevreğidir. Bal, früktoz, yüksek früktoz içeren şuruplar gibi yapay
şekerlerle kendinizi kandırmayın.
4. Dondurma ve dondurulmuş tatlılar.
5. Nefes açıcı naneli pastil ve sakız. Sürekli olarak ağzınıza tatlı
bir şeyler atma ihtiyacı hissederseniz bunu alışkanlık haline
getirmişsiniz demektir
Neleri yemelisiniz:
1. Meyve doğal şeker içermesine rağmen hastalıklarla mücadele eden
fiber, vitamin, mineral, yararlı bitki kimyasallar ile doludur.
2. Meyve kendi suyu içerisinde konserve edilir. Kendi suyu içerisinde
konserve edilmesi şeker eklenmemesi anlamına gelir.-ve böylelikle
meyvenin o muhteşem gerçek tadını hala alabilirsiniz. Armut ve şeftali
konservesinden sıkıldıysanız, mango, ananas veya guava konservesini
deneyin.
3. Kümes hayvanları, deniz mamulleri ve yağsız kırmızı et gibi protein
kaynaklarını yiyebilirsiniz. Genellikle aç olduğumuz zaman vücudumuz
şeker alma ihtiyacı hisseder. Her öğünde protein alma, şeker alma
istediğimizden uzaklaşmamıza yardımcı olabilir.
4. Bütün tahıl ekmekleri ve tahıl ürünleri. En sağlıklı ve memnun edici
seçenek için ilk bileşendeki “bütün” kelimesine dikkat edin.
5. Taze, donmuş ve konserve edilmiş sebzeler. Çok fazla çeşitlilik ve sayısız öğün opsiyonu sunar.
6. Salata sosu, özellikle taze sebze salatalarına tat ve lezzet katmak için sıvı yağ ile yapılmalıdır.
7. Yağsız süt. Bir bardak sütten keyif almak için bir kurabiyeye gerek
yoktur ve kemikleriniz bol miktarda kalsiyum depolayacağı için size
minnettar olacaktır. Unutulmaması gerekenler:
1. Su! İçme suyundan ve maden suyundan keyif alın.
2. Karıştırma yöntemi. Kurutulmuş meyveleri bir avuç dolusu alarak
çeşitli fındık ve tohumlarla birlikte karıştırarak kendinize sağlıklı
bir atıştırma öğünü oluşturabilirsiniz. Avuç dolusu bu doğal tatlıyı
yemekten hoşlanacaksınız. Porsiyon miktarına dikkat edin sadece bir
avuç yiyin.
3. Sade yoğurt. Sabah kahvaltısı ve iyi bir atıştırma için taze meyve
dilimlerini, bir avuç bütün yulaf ezmesi veya şeker oranı düşük mısır
gevreği ile karıştırın.
4. Dondurulmuş meyveler. Muhteşem bir tat yaratmak için sade yoğurt ile
dondurulmuş meyveyi karıştırın, sabah kahvaltılarından bu dondurulmuş
meyveler ile hazırlanmış sıcak mısır gevreğinden büyük keyif alırsınız.
Donmuş meyveleri satın alabilirsiniz veya kendiniz evde yapabilirsiniz.
Muzlar ve üzümlerde özellikle iyi bir şekilde dondurulabilir.
5. Fındık ve yağlı tohumlar ( bir avuç dolusundan daha az bir porsiyon
), taze sebzelerle birlikte tüketilebilinir. Bu hoş tatlar, sağlıklı
yağ kaynaklarını içermekle birlikye açlığınızı bastırırlar.
6. Öğütülmemiş kahvaltılık yiyecekler, sabah kahvenizin yanında
öğütülmemiş küçük bir pide yerseniz buradaki şeker dişlerinizin
arasında kalır ve böylelikle şeker tadını hale ağzınızda hissederseniz.
Yağ oranı düşük krem peyniri ve yarım öğütülmüş ekmekle tost yapmayı de
Yürüyüşle kilo verilir mi? Haftada sadece bir kez spor yapmak yeterli mi? Spor selülite iyi gelir mi? Hepsinin cevabı burda!
1. Esneme hareketi sırasında sallanılmaz!
Yanlış: Son yapılan araştırmalara göre esneme sırasında sallanmak
zararlı değil. Çünkü küçük küçük yaylanma hareketleri bağdokulardaki
kan akışının azalmamasını sağlıyor. Ki bu düz bir esnemeyle çok mümkün
olabilir. Düzgün bir kanlanma kasların yumuşamasına da yardımcı olur ve
dinlenmeyi sağlar. Ancak esnemenin bitiminde yapılan mini hareketler
çok milimetrik çalışmalardır. Görünür biçimde sallanan birisi bu konuda
abartıyor anlamına gelir!
2. Yürüyüşle kilo verilir
Doğru: Egzersizi unutan bir vücut yağ yakmayı da unutmuş demektir!
Basen ve üst bacak bölgesinden zayıflamak istiyorsanız, bu bölgeyi
mutlaka çalıştırmalısınız. Bunun için uygun adımla, çok hızlı
yapılmayan yürüyüş idealdir. Yağ yakımını harekete geçirmek için
haftada 2 veya 3 kez olmak üzere en az 20-40 dakika süren bir yürüyüş
yapılmalıdır. Ancak bu tempoda yağ yakımını sağlamak için bu
yürüyüşlere aralıksz en az 3 ay devam etmelisiniz.
3. Haftada bir spor çok az
Hiç yapmamaktan iyidir!: Eğer zamanınız yoksa kendinizi iyi
hissetmek için spora da az vakit ayırmanız doğal. Spor sırasında kalp
ve kan dolaşımı harekete geçer, kaslar çalışır ve kalori yakılır. Bu
yüzden hiç yapmamaktansa haftada bir gün bile spor yapıyor olmak
faydalı. Ayrıca gündelik hayatınız icindeki bazı rutin eylemlerinizi
küçük çalışmalara çevirebilirsiniz. Mesela asansöre çıkmak yerine
merdiven çıkın veya bazı mesafelerde eğer mümkünse arabaya binmek
yerine bisiklete binmeyi tercih edin.
4. Aletli çalışırken öncesinde esnemek şart!
Hayır!: Çünkü büyük gerilmeler sonucunda kaslar gücünü kaybediyor.
Bu yüzden de pek çok aletle çalışırken harcayarak enerjiden olursunuz.
İyisi mi başlamadan önce sadece 10 dakika bisiklet çevirin yeter!
5. Isınmak şart!
Duruma göre değişir!: Isınma hareketleri sırasında kaslar oksijene
ihtiyaç duyar ve buna göre de yeni egzersize hazırlanır. Bu durumu
hazırlamak için yüzücüler, serbest bisikletçiler 20 dakikalık bir yavaş
başlangıç yaparlar. Ancak bazı sporlar vardır ki yüksek enerjiyle
başlamak gerekir ve bunlarda sakatlanmaları önlemek için özel bir
ısınma programı uygulamak önemlidir. Örneğin voleybol, tenis, kayak
gibi sporlarda, başlamadan önce ısınmak çok önemlidir.
6. Spor, selülite iyi gelir
Bazen: Fitness uzmanlarına göre bu yalnızca doğru hareketi
yaptığınız zaman işe yarar! Koşu, ip atlamak, aerobik gibi çok sert
sporlar bağ dokusunda hep aynı harekete sebep olur ve dolayısıyla
selüliti güçlendirebilir. Ancak bunların aksine yürümek, bisiklete
binmek gibi sporlar selülite iyi geliyor. Özellikle su jimnastiği
selülite birebir. Çünkü suyun içindeki hareketler masaj etkisi yapıyor.
Kış aylarının kâbusu gripten A ve C vitaminli diyetle korunmak
mümkün. Vitamin kaybını önlemek için sebzeleri kapta yıkamak ve meyveyi
hemen tüketmek gerek.Dondurucu soğuklarda kış hastalıklarına, özellikle
gribe yakalanma riski daha da artıyor. Diyetisyen Aşkın Yükselde
enfeksiyon hastalıklarından korunmanın en önemli yolunun vücut
direncini artırmaktan geçtiğini anımsatarak, “Vücut direncini artırmak
için yeterli ve dengeli beslenmek şart” diyor. Yüksel, kışın özellikle A ve C vitamini ihtiyacımızın daha da arttığına işaret ediyor.
Tahta kaşık kullanınYÜKSEL, C vitamininin hazırlama ve pişirme
aşamalarında çok kolay yok olduğunu vurgulayarak, bu kaybı minimuma
indirmek için şu önerileri verdi: “Sebze ve meyvelerin taze ve sulu
olmasına dikkat edin. Yemekleri pişirirken tahta kaşık kullanın.
Salataları yemek piştikten sonra hazırlayın ve hemen servis yapın.
Limonu tüketileceği zaman kesip hemen kullanın. Sebzeleri geniş bir
kapta yıkayın. Patatesi kabuklarıyla haşlayın.”
Gripten korunma diyeti
Kahvaltı
1 bardak havuç suyu
1 kibrit kutusu peynir
1,5 dilim ekmek
Domates, yeşil biber
Saat 10.00
3 mandalina
Öğle
140 gram dana rosto
3 kaşık püre
4 kaşık bezelye, havuç
1 dilim kepek ekmeği
Salata
Saat 16.00
3 kestane
Akşam
Yağsız domates çorbası
5 ızgara köfte
4 kaşık zeytinyağlı pırasa
1 dilim ekmek
Salata
Gece
1 elma
2. GÜN
Kahvaltı
Ballı süt
1,5 dilim kepek ekmeği
Domates ve salata
Saat 10.00
Limonlu şekersiz çay
3 - 4 diyet bisküvi
Öğle
Mantar çorbası
Kıymalı ve pirinçli semizotu
Bir kase cacık
Salata
Saat 16.00
Şekersiz kuru kayısı kompostosu
2 diyet galeta
Akşam
Mercimek çorbası
2 yumurtalı menemen
1 dilim kepek ekmeği
Salata
Gece
Şekersiz kuşburnu çayı
3 - 4 adet kepekli bisküvi
Light peynir
3. GÜN
Kahvaltı
Limonlu şekersiz ıhlamur
2 ızgara sosis
1 dilim
kepek ekmeği
Domates
Salatalık
Saat 10.00
2 havuç
Öğle
3 yağsız biber dolması
3 küçük parça ıspanaklı börek
Light yoğurt
Salata
Saat 16.00
1 greyfurt
1 havuç
Akşam
Ezogelin çorba
1 tavuk göğsü
4 yemek kaşığı içli pilav
Salata
Gece
2 armut
Hamile kalmayı planlıyorsanız ve fazla kilonuz varsa, kendiniz ve
bebeğinizin sağlığı için dengeli beslenerek, yavaş kilo vermelisiniz.
Çünkü hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı kesinlikle önerilmiyor
Hem bebeğiniz hem de sizin için yeterli ve dengeli beslenmek
hamilelik boyunca tek hedefiniz olmalı. Eğer planlı bir gebelik ise ve
fazla kilonuz varsa kendiniz ve bebeğiniz için depolarınızı dolu
tutacak şekilde yavaş kilo verip dengeli beslenme prensipleri
çerçevesinde kendinizi tabii ki daha uygun ağırlıkla hamileliğe
hazırlayabilir-siniz. Ancak hamilelik öncesi hızlı kilo kaybı besin
öğeleri açısından yetersiz bir diyet kesinlikle önerilmez.
Et, süt,
meyve, sebze, tahıl ve ekmek besin gruplarından yeterli ve dengeli
tüketmeniz, hamilelik döneminde artan besin öğesi gereksiniminizi
karşılamanın en kolay ve zahmetsiz yoludur. Bebeğinizin gelişimini
sağlayabilmek için günlük almanız gereken enerji miktarına 300
kalorilik bir enerji ilavesi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.
Böylelikle gereksinimlerinizi karşılamış ve sağlıklı olan düzeyde,
vücut ağırlığındaki artışı sağlamış olursunuz.
Hamilelik öncesi diyet yanlış mı?
Hamilelik döneminin anne ve bebek açısından sağlıklı geçmesi,
yeterli ve dengeli beslenme ile ilişkilidir. Bu dönemde anne hem kendi
ihtiyaçlarını hem de bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Bu
nedenle eğer anne adayı kilolu ise gebelik öncesi yetersiz ve dengesiz
diyet uygulamalarıyla depolarının boşalmasına neden olabilir. Bu
dönemde anne adayı için program, beslenme biliminin ilkelerine uygun
olarak bir diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır. Kilolu olarak
gebeliğe başlanması anne adayında gestasyonel diyabet riskini
doğurabilir. Bu duruma bağlı olarak kan basıncında artış ve 4,5 kg
üstünde doğum gelişebilmektedir. Aynı zamanda zor ya da maalesef ölü
doğum gelişmesi de söz konusudur.
Kilolu hamile kalan anne adayları diyet yapabilir mi?
Gebeliğe fazla kilo ile başlandıysa, ilk üç ay alınan kaloriyi çok
fazla artırmaya gerek yoktur. İlk üç ay kilo almamak sorun yaratmaz.
Ancak ağırlık kaybına neden olabilecek davranışlarda bulunmak veya
ağırlık kazanımını katı bir şekilde sınırlandırmak da gebelik dönemi
için uygun bir davranış değildir.
Anne diyet yaparsa bebek de zayıflar mı?
Uygun ağırlık kazanımı bebeğin doğum ağırlığını etkileyecektir. Eğer
vücut ağırlığındaki artışı uygun olmayan şekilde sınırlandırırsanız,
bebeğinizin düşük doğum ağırlığı ile doğmasına, yeterli olarak
gelişimini tamamlayama-masına sebep olabilirsiniz. Bebeğin 2,8 kilodan
düşük ağırlıkta doğması, daha fazla ağırlıkta doğan bebeklere göre,
hastalıklar açısından zayıf olmasına yol açmaktadır.
Hamilelikte diyet yapılır mı?
Bebek, anne rahminde annenin yedikleriyle beslenir, büyür ve
gelişir. Gebelik süresince sağlıklı bir bebeğin gelişimini sağlamak
için çoğu besin öğesinin gereksinimi artmaktadır. Bu nedenle
hamilelikte beslenme çok büyük önem taşımaktadır. Anne adayı bu dönemde
diyet yapmaktan kaçınmalı. Onun yerine yeterli ve dengeli beslenerek,
planlı hareket ederek, fiziksel aktivitesini uygun düzeyde tutarak hem
bebeğinin gelişimine katkıda bulunur, hem de sağlıklı ve rahat bir
hamilelik geçirir. Gebelik döneminde 9 -12 kg ağırlık kazanımı
normaldir, ancak gebeliğe fazla kilo ile başladıysanız 7 - 8 kg ile
gebeliği tamamlamak da mümkün olabilir. Eğer ikiz bebek bekliyor-sanız
ortalama 17 - 22 kg ağırlık kazanımı normaldir.
HAMİLELİK DÖNEMİ İÇİN ÖNEMLİ BESİN ÖĞELERİ
Protein
Proteinler bebeğin büyüme ve gelişmesinin sağlanması için de
gereklidir. Hamileler için günlük alınması önerilen protein miktarı 60
- 70 gramdır. Eğer günde 3-4 porsiyon protein içeren süt, yoğurt,
peynir ve de 120-150 gram kırmızı et, tavuk veya balık tüketiyorsanız,
bu ihtiyacınızı karşılıyorsunuz demektir. Bebeğin beyin gelişimi için
haftada iki kez balık tüketin.
Demir
Demir; yumurta, et ve türevleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru
baklagiller ve kuru meyvelerde bulunur. Gebelikteki demir ihtiyacını
yeterli miktarda sağlamak zordur. Çünkü etkin bir şekilde emilimi
sağlanamaz. Bu nedenle demirden zengin bir diyete ek olarak,
hekiminizin verdiği demir takviyesini kullanmanız gerekir. Bu
takviyelerin en iyi şekilde emilimini sağlamak içinse, yemeklerle
birlikte değil, aç karnına veya meyve suyu ile alınması önerilmektedir.
Kalsiyum
Gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun
yeterli miktarda alınması, bebeğin iskelet yapısını geliştirdiği gibi,
annenin de kemik kütlesini korumasına yardımcı olur. Süt, yoğurt,
peynir, pekmez, fındık, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler
zengin kalsiyum kaynağıdır.
Çinko
Bebeğinizin hücre büyümesinde ve beyin gelişiminde
çinkonun önemli bir rolü vardır. Kırmızı et, deniz ürünleri, süt,
yoğurt ve türevleri, yumurta ve yağlı tohumların tüketilmesi, çinko
alımı için gerekli besinlerdir. Fazla miktarda alınan demir çinkonun
emilimini engelleyebildiğinden, uzmanınızın önerdiği dozda demir
takviyesi kullanmanız gerekir.
Folik asit
Folik asit kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzeler,
karnabahar, et, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve tahıllar olarak
sıralanabilir. Folik asidin yetersiz alımı ile düşük doğum ağırlıklı
bebekler, nöral tüp defektleri ve annede magaloblastik anemi
oluşabilir. Folik asit kaynağı olan besinlerin tüketiminde pişirme
yöntemlerine dikkat edilmelidir. Gebelikte folik asit ihtiyacı belirgin
şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Anne adaylarının gebe
kalmadan en az bir ay önce folik asit kullanımına başlaması
önerilmektedir.
B12 Vitamini
Gebelik sırasında DNA sentezinin yapılabilmesi için
B 12 vitaminine ihtiyaç vardır. Bu vitamin süt, yoğurt, yumurta, peynir
ve et gibi hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Hatalı hazırlama ve
pişirme yöntemleri, B12 vitamininin vücutta kullanılmasını engeller.