| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar
 
Aug
25
    
astrolojix.net | 25 Ağustos 2008 06:45 | 0 fav | etiket: , ,  

Ankara’da yaşayan ve bir ara 130 kiloya kadar çıkan 28 yaşındaki Nursel Tekin, kendi diyet programını uygulayarak 6 ayda 67 kiloya indi.

Azmi sayesinde diğer zayıflamak isteyen kişilere çok büyük örnek olacak olan Nursel hanımın 9 yaşında bir kızı var ve kendisi ev kadını. Hamilelik döneminde kilo almaya başlamış. 130 kiloydu eşinin de askere gitmesiyle strese giren Tekin, 70 kilodan 130 kiloya çıktı. Tedavi olmaya karar veren Tekin, zayıflamak için diyetisyen ve doktorlara başvurmuş. Ancak verilen ilaçlar işe yaramamış.

Nursel hanım nasıl zayıfladığını ise şöyle anlatıyor; yiyeceklerine dikkat etmiş ve yağlı yiyeceklerden uzak durarak aç kalmadan 67 kiloya kadar inmiş. İstediğim her şeyi belli ölçüde yedim. Sabahları beyaz peynir, domates, salatalık, öğlen bazen tavuk, et, sebze gibi yiyecekleri tükettim. Akşamları erken saatlerde istediğimi yedim. Tek dikkat ettiğim şey yağ oranıydı. Bunun yanında her gün 1 saat tempolu yürüyüş yaptım. Özellikle yürüyüşün çok faydası oldu” şeklinde konuştu.



 
Aug
25
    

Londra’daki Kine College Hastanesi Yaslanma Bilimi Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, vücudumuzun bize hayatimizi kurtaracak tam 16 ipucu verdiğini ortaya koydu.

Sağlıklı yaşam konusunda birçok araştırmaya imzasını atan; Londra’daki Kine College Hastanesi Gerontoloji (yaslanma bilimi) Enstitüsü’nde araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Robert Bale, “Sadece parmaklarınızın uzunluğu bile sizin sağlığınız hakkında kayda değer bilgi sahibi olmamızı sağlıyor aslında. Siz de vücudunuzla ilgili önemli detaylara; dikkat ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz ” diyor ve ekliyor: “Vücudunuz; siz fark etmeden sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor.”

Prof. Bale’ye göre, tırnaktan gözlere, doğum kilosundan avuç içine kadar vücuttaki her şey birer gösterge. O halde bir test yaparak ne kadar sağlıklı olduğumuzu anlamak mümkün. Bale’nin ” İste hayatınızı kurtaracak 16 ipucu” dediği test şöyle:

1.Tırnaklar

Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik yâda; morluk görürseniz bu bir kalp hastalığıyla karsı karsıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karsı karsıya olduğunuzu gösterebilir.

2. Nefeslerinizi Sayın

Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek… Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

3. Gözler

Aynada gözlerinizden birine bakın. İris’in etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu aynı şekilde yaklaşan kalp sorunlarının da en büyük habercisi.

4. Avuç içinize bakin

Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğerinizde sorun var demek.

5. Hafıza kontrolü

Bir tepsinin üstüne rastgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakin. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer’le karsılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.

6. Kas kontrolü

Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa, kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor.

7. Görünüş

Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün. Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor.

8. Tiroit misiniz?

Kollarınızı yere paralel olarak tam karsınızda birleye uzanıyormuş gibi uzatın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o zaman tiroit olma riskiniz çok.

9. Düz yürümek

Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi isliyor demektir.

10. Doğum kilonuz

Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karsı karsıya kalabilirsiniz.

11. Beliniz kalın mı?

Vücut sekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde toplanıyorsa, kalp sorunu yasama riskiniz daha fazla.

12. Tuvalet sıklığı

Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Diyabetin en erken alarmlarından biri sık tuvalete gitmektir.

13. Nabız kontrolü

Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yasayacaksınız demektir. Yani nabzınız 70′in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.

14.Dişlerinizi fırçalayın

Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede demektir.

15. Parmak uzunluğu

İşaret ve yüzük parmakları ayni uzunlukta olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha fazla.

16. Ayak Bilekleri

Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer, böbrek sorunlarıyla karsı karsıya kalabilirsiniz.



 
Aug
25
    
astrolojix.net | 25 Ağustos 2008 06:43 | 0 fav | etiket: , , ,  

Birçok yöntem denemenize rağmen yemek yemekten vazgeçemiyor ya da iştahınızla baş edemiyorsanız işte size 5 öneri…

1. Daha Uzun Süre Çiğneyin

Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beyinin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına gelir. Üstelik tat alma duyusu da daha fazla tatmin edilir. Böylece doyduğunuzu anlamazla yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da cabası…

2. Güç Harcayarak Egzersiz

Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut isiniz artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durumda egzersizi takip eden bir kaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda, normal öğün saatinden bir kaç saat önce egzersiz yapmak başlamak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapalı olacaktır. Ama asla öğün atlama hatasına düşmeyin. Hem vücudunuz güçsüz düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.

3. Tat Alma Duyunuzu Tatmin Edin

Yapılan araştırmalara göre değişik tatlarla bu duyuyu tatmin etmek, daha az miktarla yetinebilmemizi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek ise, özellikle de tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın kendini iptal etmesine neden oluyor. Bu yüzden de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Bu durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

4. Atıştırma Krizlerini Engelleyin

Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada birseller atıştırmak isteyebilirsiniz ama sizi doyuracak miktarla çok az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin. Çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve seker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.

5. Daha Fazla Su İçin

Su içmek kendinizi tok hissetmenize yardımcı olduğu için önemli Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi de önler.



 
Aug
25
    
astrolojix.net | 25 Ağustos 2008 06:42 | 0 fav | etiket: , , ,  

Hangi doktora veya beslenme ve kilo yönetimi merkezine giderseniz gidin, üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri dinlersiniz.

Kilo yönetimi uzmanlarının son cümlesi genellikle aynıdır: Daha az yiyin! Bu cümleyi aslında şu şekilde düzeltirseniz doğruya en yakın zayıflama programını bulursunuz: “Ne yiyorsanız yarı yarıya azaltın, ne kadar hareket ediyorsanız iki katını yapın”. Bu cümlenin birinci bölümü işin en zor kısmıdır. Yiyip içtiklerini değiştirmekten, eski alışkanlıklarından kimse kolay kolay vazgeçmez.

Bir süre sonra sıkılır ve diyeti bırakır. Diyet yaparak kilo vermek istiyorsanız bu kararınızın uzun süreli değil kalıcı bir yaşam tarzı değişikliği anlamına geldiğini, düzenli bir kilo kaybını içerdiğini ve belirli bir kiloya ulaştığınızda en az 2-3 yıl bunu korumanız gerektiğini unutmamalısınız. İşte kalıcı bir kilo kaybını başarabilmeniz için işinize yarayacak kolay ve etkili bazı öneriler…

Bunları Unutmayın

1-Düzenli yemek yiyin. Öğün atlamayın. Günlük beslenmenizi 10 birim kabul ederseniz kahvaltı kalorinizi 3, öğle ve akşam yemeği kalorinizi 2’şer birim olarak planlayın. 2-3 saatten fazla aç kalmayın. Kuşluk, ikindi ve yatsıda 1’er birim ara öğün alın: 1200 kalorilik bir zayıflama diyetinde sabah kahvaltısını 300, öğle ve akşam yemeklerini 200’er kalorilik olarak planlayabilir, ara öğünlerde 100 kalorilik besinler tüketebilirsiniz.

2-Diyet süresince belirli bir besin öğesini sınırlayın. Uzun süreli diyetlerde bu sınırlamaları belirli bir dönemde belirli bir besin öğesi (proteini, yağı veya karbonhidratı sınırlayan diyetler) için yapabilirsiniz. Bir süre yağı, karbonhidratları (unlu ve şekerli besinler) ve ya proteinleri (eti, süt ve süt ürünleri) kısıtlayan diyet uygulamanız ciddi bir sağlık sorunu yaratmaz. Bizim önerimiz düşük yağ oranlı (günlük toplam kalorinin en fazla % 15’inin yağlardan alındığı diyetler Pritikin Diyeti ) zayıflama programlarının hem daha başarılı olduğu hem de yaşlanma geciktirici etkisi nedeniyle yararlı bulunduğu yönündedir.

3-Günlük toplam kalori alımınızı 800 kalorinin altında tutmayın. 1000-1200 kalorinin altındaki zayıflama diyetlerini bir tıbbi danışma ve doktor kontrolü almadan uygulamayın.

4-Her gün düzenli egzersiz yapın. Aerobik egzersizleri tercih edin. Egzersiz süresini 35 dakikanın üzerinde tutun. Günde ortalama 45 dakikalık düzenli, tempolu yürüyüş veya yüzme gibi aerobik egzersizler daha iyidir.

5-Düzenli uyuyun. Stresle baş etme tekniklerinden ve yoga, meditasyon gibi yardımcı tıp tekniklerinden faydalanın.

6-İştah kesici ya da sindirim sisteminde yağ bağlayıcı ilaçları doktor kontrolü olmadan kullanmayın. Bitkisel zayıflatıcıların sadece mali durumunuzu zayıflattığını unutmayın. Hiçbir bitkisel zayıflatıcının yararı bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Bitkisel/ doğal olduğu iddia edilen birçok ürünün içeriğini ısrarla sorgulayın. İçeriğinde EFEDRİN, AMFETAMİN, KAFEİN, TİROİD HORMONU ÖZLERİ bulunan ve yasal olmayan kombine bitkisel /doğal ürünleri kullanmayın. Adı ve kimyasal yapısı ihtiva ettiği etken maddelerin belli olmayan, numaralandırılmış (G-3167, G-4640) ürünlerin çoğunda kullanımına izin verilen yasal miktarların üstünde EFEDRİN veya EPHEDRA bitkisi ekstreleri bulunmaktadır.

7-Sizi daha çok yemeye yönelten ortamlardan uzak kalmaya özen gösterin. Dışarıda daha az dışarıda yemek yiyin. Sosyal toplantılarda alkol yerine soda-limon için. Yemek davetlerine veya restoranlara gitmeden evvel evinizde bir şeyler yiyin. Eviniz dışında da hafif, az kalorili besinlere yönelin.

8-En iyi yemek zamanı tokluk zamanıdır. Asla uzun süre aç kalmayın. Uzun açlıklardan sonra sofraya oturmak yerine sık aralarla düşük kalorili sebzeler tüketin.

9-Kiloyu kontrol etmenin en emin yolu her gün tartılmaktır. En iyisi sabahları, aç karnına, tuvaletten çıktıktan sonra ve çırılçıplak tartılmaktır. Her gün tartılarak küçük kilo artışlarına hemen müdahale etme şansınız olur.

10-Diyet yaparken unlu mamullerden, tatlılardan, şekerden ve alkolden uzak durun. Aşırı meyve tüketiminden kaçının. Fazla tuz tüketmeyin. Özellikle kalori değeri yüksek meyvelere dikkat edin. (İncir, üzüm, kiraz, kayısı…) Bol bol su içmeyi unutmayın!

Bu önerileri “Bunları ben zaten biliyorum” diye küçümsemeyin. Bunları kalıcı ve yerleşik tavırlarınız, alışkanlıklarınız yapmaya gayret edin.

Tamamlayıcı tıptan yararlanmakta fayda var

Modern tıbbın temel kusurlarından birisi sadece hastalıklarla ilgilenmesi, hastalıkları sınıflandırılması, sağlıklı olma haline ve sağlığı sınıflandırmaya ilgi duymamasıdır. Modern tıp, sağlık üzerinde çalışmayı önemsememekte sağlıklı olma ve sağlığın gücü üzerinde yoğunlaşmamaktadır. Çalışmalarını, hastalıkları ve hastalık semptomlarını tedavi etmek üzerinde yoğunlaşmıştır.

Modern tıp bilimsel tıptır. Her şeyi kimyasal olarak hesaplamıştır. Pek çok görüşe göre modern tıbbın en önemli gücü olan bu mutlak bilimsel olma kaygısı aynı zamanda en önemli zaaftır. Vücutta ölçülemeyecek pek çok şey mevcuttur. Örneğin beyin fonksiyonlarının pek çoğu ölçülmez. Bu nedenle “iyilik hali”nin veya hastalıklardan iyileşmenin ruhsallığı ile de uğraşmak gerekiyor. Modern tıbbın bu konuda en iyi yardımcısı “geleneksel doğal tıp” olabilir. Modern tıp kendisini bilimsel tıbba alternatif görmeyen “Doğal-tamamlayıcı tıp”dan yararlanabilir.

Yaşlanma hızınızı ölçün

Günde 5-8 bardak su-meyve suyu- bitki çayı içiyor musunuz?

Gece 22:30’dan önce uykuya geçip verimli uyuyor musunuz?

Günlük egzersiz yapıyor musunuz? (dans, koşma)

Sınırsız yemek yeme alışkanlığınızı önleyebildiniz mi?

Duygularınız özgürce dışa vurabiliyor musunuz?

Stres ile mücadeleniz yeterince hızlı mı?

Kendinizi değerli bulup, kendinize iyi bakıyor musunuz?

Diyetiniz dengeli mi? (balık, meyve sebze, tahıl)

Hayvansal yağlar yerine zeytinyağı tercih ediyor musunuz?

Vejeteryan diyet veya 1-5 kere haftada balık yiyor musunuz?

Antioksidan katkılar kullanıyor musunuz?

Solunum egzersizleri tekniklerini kullanıyor musunuz?

Kendinizi beğenmediğinizi ifade etmekten korkmuyorsunuz değil mi?

Kendinize gülebiliyor musunuz?

Düzenli diyet ile temizleme programı (detoks kürleri) uyguluyor musunuz?

Pozitif düşüncede misiniz?

Sağlıklı sosyal ilişkileriniz var mı?

İşinizden keyif alıp, faaliyetler gösteriyor musunuz?

80 yaşın üzerinde sağlıklı yaşayan aile bireyleri var mı?

Huzurlu musunuz?

Cevaplarınızın skorları

Asla: 0

Ender: 1

Seyrek: 2Sık: 3

Alışkanlık: 4

Biyolojik yaşınız için skorları toplayın

0-10 kronolojik yaşınıza 10 yıl ekleyin.

11-20 kronolojik yaşınıza 5 yıl ekleyin.

21-40 kronolojik yaşınıza = biyolojik yaşınız

41-60 kronolojik yaşınızdan 5 yıl çıkarın

61-80 kronolojik yaşınızdan 10 yıl çıkarın.

En büyük beş diyet hatası

Uzun zamandır diyet yapıyorum ve yavaş yavaş motivasyonumun azaldığını hissediyorum. Mevsimsel olabilir mi? Verdiğim kiloları almaktan korkuyorum.

3-) Sosyal aktivitelerde fazla yemek: Yılda bir kaç kez dışarıda yemek yiyiyorsanız, restoranda ne istiyorsanız onu tüketebilirsiniz. Bu o kadar önemli değildir. Fakat gün içerisinde her dört öğününüzün birini dışarıda tüketiyorsanız bu sizin için bir alışkanlığa dönüşmeden dışarıda yemek yemek ile ilgili bir stratejiye ihtiyacınız vardır.

Hemen düzeltelim: Bu aktivitelere katılırken çok olmamaya dikkat edin. Izgara gibi az yağlı pişirilen mönüleri ve içerisinde bulunan malzemeleri ve sosları sorun. Bu sizin besin tüketiminizi kontrol altına alacaktır.

4-) Ufak tefek parçalar sayılmaz

Evi temizlerken 1-2 patates cipsi, yemek pişirirken küçük bir parça kek yemek! Öğünler arasında sürekli bir şeyler atıştırmak, boş kaldığımızda veya bir şeye odaklandığımızda (kitap okumak gibi) bir şeyler yeme alışkanlığı doğurur. Ve bu yüzden bunlar sayılmaz diye düşünürsünüz.

Hemen düzeltelim: Kitap okurken veya televizyon seyrederken bir şeyler atıştırmaktan çok bir şeyler içmeyi deneyin.

5-) Gerçekçi olmayan hedefler

Bazen tartının zorlukla kıpırdadığını düşünerek üzüntü içerisine düşersiniz. Uzun bir süre sonra çok fazla kilo kaybı beklemek insanların yaptığı en büyük hatadır. Devam eden kilo kaybınız haftada 500 gram ile 1 kg arasında olmalıdır. Birçok insan gerçekçi olmayan hedefine ulaşamayınca diyeti bırakır.

Hemen düzeltelim: Hızlı giden hızlı gelir.

Gece yeme sendromu

Gece zor uykuya dalıyorum ve sürekli uyanıyorum. Uyandıkça da buzdolabına saldırıyorum ve ne varsa yiyorum. Sürekli kilo alıyorum. Ne yapmalıyım?

Gece yeme sendromu kalori alımını ciddi derecede artıran ve birçok nedeni olabilen bir yeme bozukluğudur. Hormonal ve psikolojik sorunlar da bu durumun ortaya çıkmasına neden olabilir. Tam olarak nedeni bilinmemektedir.

Eğer:

Günlük besin alımının yüzde 50’sini ve fazlasını akşam yemekten sonra tüketiyorsanız

Sabah aç uyanmıyorsanız

Uyku sorunlarınız var ise

Gece uyandığınızda bir şeyler tüketiyorsanız

Tatlı ihtiyacınız artıyorsa

Bu durum sürekli olmasa da dönem dönem oluyorsa

Çok hızlı ve çok fazla besin tüketebiliyorsanız mutlaka bir doktora başvurmalısınız.

Bu durumda bir dahiliye uzmanı ve psikiyatristten yardım almak şarttır. Bu kontrolden sonra diyetisyen yardımı ile kalori alımını yavaş yavaş, en azından kilo artışını durduracak şekilde ayarlayabilirsiniz. Zayıflama diyetine geçiş yaparken ise mutlaka yavaş ve kalıcı kilo kaybını sağlamak sizin durumunuzda biri için çok önemlidir.

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU



 
Aug
25
    

Kanadalı bilim adamlarının yaptığı araştırmalar, şişmanlığın arkasında yatan gerçeğin genler olabileceğini ortaya koydu.

Melbourne’daki Austin Sağlık Merkezi şefi Jeffery Zajac, “Diyet ve egzersizler birçok obezite hastasında kalıcı kilo vermeyi sağlamıyor. Sadece fast food ürünlerini suçlayamayız. Bizler genetik olarak yemek yeriz ve yediklerimizi depolarız” dedi. Zajac, “Yemek yemekten kaçınmak ve kilo vermek bize zor geliyor” diye konuştu.



 
Aug
25
    
astrolojix.net | 25 Ağustos 2008 06:39 | 0 fav | etiket: , , ,  

Zayıflamaya çalışan ancak bir türlü beceremeyenlere aşağıdaki bitkileri çay gibi demleyip içmeleri öneriliyor.

İştah azaltıcı: Mısır püskülü

Sindirim düzeltici: Karahindiba, aslan dişi, maydanoz, nane

Metabolizma bozukluğu düzeltici: Dereotu, papatya, ıhlamur, sultanotu

İdrar söktürücü: Akağaç yaprağı, kabalak, böğürtlen, ağaç çileği

Rejim Yapmakta Zorlanıyorsanız;

* Her sabah aç karnına bir su bardağı limonlu su ya da greyfurt için.
* İnce kıyılmış biberiyeyi bir litre suda kaynatın. Sabah-akşam birer çay fincanı için.
* Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı marul tohumu atın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
* Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı at kuyruğu atın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
* Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı mısır püskülü atın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
* Bir çay fincanı kaynar suya dövülmüş 1 çay kaşığı ince kıyılmış papatya katın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.
* Bir litre kaynar suya dövülmüş 1 avuç ince kıyılmış aslan dişi katın, kısa bir süre demlenmesi için bekletin ve süzün. Sabah akşam birer çay fincanı için.



 
Aug
25
    
astrolojix.net | 25 Ağustos 2008 06:20 | 0 fav | etiket: , , ,  

Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüsniye Sağlam, zayıflamaya karar verenlerin hasta-hekim-eczacı zincirini kırmaması gerektiğini söyledi.

Güncelleme: 17:01 TSİ 25 Temmuz 2008 Cuma

İZMİR - Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüsniye Sağlam, hastanın varsa kullandığı ilaçları da dikkate alarak hekim kontrolü ve eczacı işbirliğiyle zayıflama reçetesini uygulaması gerektiğini belirtti.

Bitkilerle tedavinin alternatif tedavi olarak algılanmaması gerektiğini vurgulayan Sağlam, bitkinin nereden, ne zaman toplandığının bilinmesi ve uzmanlara danışılmasının önem taşıdığını ifade etti. Sağlam, şöyle dedi:
“Bitkilerle tedavinin kullanılan ilaçlar yanında destekleyici, tamamlayıcı bir yöntem olarak algılanması gerekir. Zayıflama çayları da bitkilerden hazırlanıyor. Piyasada üçlü, beşli karışım denilen bitki çayları var. Bunları zayıflama amacıyla kullanmadan önce mutlaka hekim ile görüşülmeli ve varsa kullanılan ilaçlar anlatılmalı. Zayıflama amacıyla alınan bitkisel karışımlarda ilave edilen aktif bileşikler varsa mutlaka belirtilmesi gerekir. Bunun için eczacı ve hekim birlikte çalışmalı. Her karışım sağlıklı zayıflatır diye düşünmemek lazım. Bitkilerde farklı bileşikler metabolizmayı hızlandırabilir, yağ yakımını veya su atılımını artırabilir.”

Sağlam tansiyon ve mide hastalarının, devamlı ilaç kullanması zorunluluğu bulunan ya da metabolik hastalığı olan kişilerin zayıflamak için kulaktan dolma bilgilerle aktarlardan alışveriş yapmaması gerektiğini ifade eden Sağlam, şöyle devam etti:
“Zayıflamaya çalışırken vücudunuzun doğru işleyen organlarına da zarar verebilirsiniz. Vücudunuzun özelliğini bilmiyorsanız tehlikeli bir durum da oluşabilir. Zayıflayacağım derken hayatınızdan da olabilirsiniz. Zayıflamaya karar verenler hasta-hekim-eczacı zincirini asla unutmamalı ve bu zincir kırılmamalı.”

Bitkilerin ilaç ve gıdalarla etkileşiminin araştırılması ve bilinmesi de önem taşıdığını belirten Sağlam, “Bu amaçla üniversite bünyesinde kurslar düzenledik. Kurslara eczacılar ve hekimler katılıyor. Her konuyu bilimsel değerlendiriyoruz” dedi.

 


 
Aug
18
    
astrolojix.net | 18 Ağustos 2008 17:16 | 0 fav | etiket: ,  
<a href="http://lidaistiyorum.blogspot.com">lidaistiyorum.blogspot.com</a>
<a href="http://lidaistiyorum.blogspot.com">lida</a>


 
Aug
18
    
astrolojix.net | 18 Ağustos 2008 13:13 | 0 fav | etiket: , ,  
Dans salonlarına gitmek şimdilerde spor salonlarına gitmek kadar moda. Terapi almışçasına dinginlik sağlayan, insanı spordaki gibi formda tutan dans, ünlülerin de tercihi.

Şarkıcı İzel

Koşu bandı sıkıcı geliyor

Benim dansla tanışma hikayem okul yıllarına uzanıyor. O dönemde halk oyunları oynuyordum. Halk oyunları hem zevklidir, hem de müthiş bir performans gerektirir. Özellikle düzenli prova yapıyorsanız, tüm kaslarınızın çalıştığını sonuna kadar hissedersiniz.

Zaman içinde halk oyunları hayatımdan çıktı maalesef. Ama vücudumu çalıştıracak hareketli egzersizler yapmam gerektiğinin farkındaydım hep. Kilo almaya müsait bir yapım var. Dönem dönem spor da yapıyorum ama çok sevdiğimi söyleyemem. İstanbul` daki iyi spor salonlarının hepsinde kaydım var ama bir iki sefer uğradıktan sonra devam edemiyorum. Fitness ve koşu bandı bana rutin ve sıkıcı geliyor açıkçası. Onun için benim sporum dans!

Başlangıçta bu işe sahne performansıma katkı sağlasın diye başlamıştım. Modern dansla uğraşıyorum. Hatta epey zorlanmıştım da. İlk önce ünlü bir Amerikalı dans hocasıyla çalıştım. İlk üç ders bir kırılma noktası var. Dışarıdan gözüktüğü kadar kolay olmadığını anlıyor ve vazgeçme aşamasına geliyorsunuz. Ama ilk dersleri atlatınca işin zevkli kısmı ortaya çıkıyor. Şimdi dans etmek benim için bir yaşam biçimi haline geldi. Almanya` dan gelen dansçı arkadaşlarımızla düzenli çalışıyoruz.

Şarkıcı Aşkın Nur Yengi

Tango ruhumu dizginliyor

Bir seneden uzun süredir tangoya tutkuyla bağlıyım. Vücudu ve ruhu güzelleştirmesinin yanı sıra bir felsefesi var bu dansın. Beden aktivitesini yoğunlaştırmak, en az terapiste gitmek kadar faydalı bence. Benim hiperaktif bir yapım var ve ancak bu dans benim ruhumu dizginleyebiliyor.

Her sporu denedim. Aerobik, jogging, step yaptım. Bir süre devam ettikten sonra hevesle gidemedim hiçbirine. Kendimi geliştiremediğim aktiviteler beni köreltiyor. Maceraperest biriyim aynı zamanda. Köprülü Kanyon` da rafting yaptım, 4x75 bayrak yarışı birinciliğim ve motor tutkum var. Ama tenis hariç hiçbiri tango kadar etkilemedi beni.

Aslında dansa küçüklüğümden beri düşkünüm. Bale eğitimim var ki büyüme çağında vücudumu şekillendiren en önemli aktivitedir. Konservatuvarda okurken de Karadeniz folklor ekibinde ekip başı olmuştum. Sonra Sait ve Melis Sökmen` le birlikte jazz dance yaptım. İki sene önce tango derslerine başladım. Hollanda ve Londra` da tango workshop` larına katıldım. Her fırsat bulduğumda soluğu İstanbul ve yurt dışındaki tango etkinliklerinde alıyorum.

Tangoda erkek yönetir, kadın takip eder. Bu benim karakterimi dengeliyor çünkü hayatım boyunca kontrol hep bendeydi ve danstaki bu farklılık beni cezbediyor. Tango öbür danslara benzemez.

Sunucu Gamze Özçelik

Kendimi böyle ifade ediyorum

Hocam Sait Sökmen` den aldığım derslerle başladım dansa. Başlangıçta şovumu renklendirme amacı vardı. Ama şimdi dans etmek öyle bir hal aldı ki, sahneyle ilgili bir iş yapmasam bile devam ederim. Dans etmek bir yetenek, benim içimden gelen bir şey.

Herhangi bir spor yapmaya vaktim yok. Benim için sporun yerine geçiyor. Spor ne fayda sağlıyorsa, dans etmek de benim vücuduma öyle iyi geliyor. Zaten salonda rutin fitness yapmaktansa, dans etmeyi tercih ederim. Müzikli ve ritmik hareketler benim ruhumu harekete geçiriyor, vücudumun düzgün biçim almasına da fayda sağlıyor. Duruşu da estetik hale getiriyor. Profesyonel dansçıların vücutlarının ne kadar formda olduğunu hepimiz biliyoruz.

Bölgesel sıkılaşma için de uygulanabilir. Mesela kalçanızı ve bel bölgenizi çalıştırmak için Latin danslarıyla ilgilenebilirsiniz. Bu işin yaşı da yok. Hayatım setler ve canlı yayınlar arasında mekik dokuyarak geçtiği için sağlıklı bir beslenme düzenim ya da spora ayırabilecek vaktim olmuyor. Ben de evde kendi başıma saatlerce dans ediyorum. Evdeyken fazla ısınma hareketi yapmıyorum. Dans ederken yavaş yavaş başlıyorum, sonra patlıyorum!

Dans hocaları ne diyor?

Dansçı, şarkıcı Yonca Evcimik

Danslarımda yoga figürü kullanırım

Dansa başlarken dikkat edilecek en önemli husus ısınmak! Esneme hareketleri çok önemli. Dans eden insanlarda belli bir süre sonra kaslar sıkılaşmaya ve vücut toparlanmaya başlıyor. Vücut daha güzel bir duruş kazanıyor. Daha sonra da yağ yakmaya başlıyor.

Ben alternatif yöntemlere ve pozitif enerjiye de çok inanıyorum. Zaman zaman danslarımda yoga figürleri de kullanıyorum. Ayrıca dansın ruh sağlığına da çok faydalı olduğunu düşünüyorum.

Fenerbahçe` de açtığımız Dans Okulu` nda dans etmek isteyen her yaştan kişiye yardımcı oluyoruz. Burada klasik baleden modern danslara, pop, Latin ve oryantale kadar her tarz dans dersi veriyoruz. Hangi stil size enerji veriyorsa, vücudunuzun ritmine uyuyorsa onu seçmelisiniz. Zamanla doğaçlamalarla kendi stilinizi bile yaratabilirsiniz. Ben insanları sıkmadan, onları özgür bırakarak öğretme taraftarıyım. Yoksa kişi bunalır ve danstan uzaklaşır.

Koreograf Sait Sökmen

Sakatlanma riski çok az

Dans sporun doruğudur! Spor kasları, kolları, bacakları bölgesel olarak çalıştırıyor ama dans tüm bedeni çalıştırdığı gibi ruha da hitap eder. Yeni başlayanlar için temel öğretilerin iyi bir eğitmen tarafından verilmesi ve ısınma hareketleri yapmak çok önemli.

Salon dansları, folklor gibi performanslar bence gözetim altında uygulanmalı. Bunların hiçbirine vakit ayıramıyorsanız; sabah kalkarsınız, müziği açar, içinizden geldiği gibi dans edersiniz. Dans hem keyifli, hem de en tehlikesiz, sakatlanma riski en az olan spordur.

Vücudu sıkılaştırmada Latin dansları daha etkili. Tango da bir Latin dansı ama ben salsa gibi hızlı danslardan bahsediyorum.

Dansçı Tan Sağtürk

Düzenli dans etmek fitness` tan daha yararlı

İster profesyonel, ister amatör olarak yapılsın, dünyanın en zevkli uğraşı bence. Dans ederken vücuttaki her kas çalışıyor. Dans, eklemleri de çalıştırıyor. Bilinçli çalışılmazsa alışkın olmayan bir vücut için yıpratıcı olabilir.

Düzenli dans etmek, form tutmak için fitness yapmaktan daha verimli bir yöntem. Ama insanlarımız moda ya da trend olduğu için dans etmeye meyilli. Form tutmak için dans edenlere, işlerini ciddiye almak koşulu ile karşı değilim. Ama benim öğrencim çok çalışmak zorunda.



 
Aug
18
    
astrolojix.net | 18 Ağustos 2008 13:10 | 0 fav | etiket: , ,  

Bir yandan yorulmadan egzersiz yapıp, diğer yandan eğlenmek mi istiyorsunuz? İşte ipuçları...

Form tutmak deyince birçok kişinin aklına spor salonları gelir. Ama biz oraya gitmeye ne kadar çok bayıldığınızı (!) biliyoruz. İşte bu yüzden egzersizleri hayatınıza sokmanın başka bir yolunu araştırdık. Günlük ritminiz içinde farkında olmadan egzersiz yapacaksınız. Hem de asgari eforla!
Televizyon kanalını değiştirin

Belki bu hareketle fazla bir şey kazanmayacağınızı düşünüyorsunuz, ama yapılan araştırmalar gösteriyor ki televizyon kumandası kullanmak yerine, koltuğunuzdan kalkıp kanal değiştirirseniz ve bu vesileyle odada 1 dakika boyunca yürürseniz, bir senede 2.2 kilo verme şansınız var. Teknolojinin kolaylıklarından vazgeçmek zor mu? Kumandayı saklayın veya birinden bunu yapmasını isteyin!

Ev işi yapın

Ev işi yapmanın en az bir saat aerobik yapmak kadar faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Silin, süpürün, cam silin. Ne kadar hızlı hareket edersiniz, o kadar kalori yakmış olursunuz. Hâlâ karar veremediyseniz size şunu söyleyelim: Yarım saat elektrik süpürgesiyle kararlı bir şekilde süpürmek 10 dakika jogging yapmak yerine geçebilir!

Reklam molalarını değerlendirin

Uzun ve sık reklam molalarına öfkelenme devri bitti. Hoşlanmıyorsanız, kimse sizi reklam seyretmeye zorlayamaz. Ancak madem ki seyretmiyorsunuz, kendiniz için son derece yararlı bir aktivitede bulunmaya ne dersiniz? Reklamların sıklığını göz önünde bulundurursak, bir akşamda en az 20 kez yerinizden kalkıp oturacaksınız. Buna bir de bacak kaldırma egzersizini eklerseniz, işte sizi televizyon seyrederken mükemmel bir forma kavuşturacak bir egzersiz seti!